Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
MEAL/YORUM
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Fitne adam öldürmekten kötüdür. Zira bir kişi bir kere ölür; ama fitne binlerce adam öldürür. Son günlerde Halep ve Suriye meselesiyle ilgili gelişmeleri kaygı ile izliyorum. Yalan yanlış eksik ve taraflı haberlere, her zaman olduğu gibi, kapılan milyonlar görüyorum. Acıdan ders almayanlar, acıdan acı üretirler; daha sonra o acı döner dolaşır yine sahibini bulur. Mazlum ve mağdur Halepli kardeşlerimize canı gönülden acıyan ve destek verenler; lütfen yeni bir küresel oyuna alet olmayalım.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




KALK
Şafağın kızıllığı düşmeden buluta; Aç gözlerini yavaşça kalk ayağa. Çiseler düşerken uykusunda toprağa; Kalk ayağa kıyam dur Allah’a. Bebeler kaçıncı uykuya dalmışken, Eğil rükû et Allaha. Güneş rengini sunmamışken doğaya, Başını koy secde et Allaha!
Yazar : Necati ÜN   Eklenme Zamanı : 13.01.2017 18:10:39 devamı >
DÜŞÜNMEYİ BİLMEK VE ÖĞRENMEK
Kolonyalist küstahlık, Avrupa dışı toplumlara, özellikle de İslam dünyası toplumlarına, her konuda, model/tercih/yöntem/davranış önerme-dayatma, bu toplumlara hangi konularda neler yapmaları, nasıl yapmaları gerektiği konusunda dersler verme, uyarılarda bulunma hakkına sahip olduğu iddiasını, görülmemiş/benzersiz bir siyasal ahlaksızlık şeklinde sürdürüyor. Sözünü ettiğimiz önermeler/dersler/uyarılar, seküler Avrupa değerleri temelinde, kültürel-ideolojik haçlı seferleri temelinde yapılıyor. Rönesans, modernleşme, aydınlanma gibi, büyük ölçekli fikirler ve değişim, ortaya çıktıları dönemlerde ve takip eden tarihsel dönemler boyunca, özellikle İslam toplumlarında, İslami dünya görüşü temelinde; güçlü, tutarlı, bütünlüklü, derinlikli tartışmalara, soruşturmalara, hesaplaşmalara, eleştirel değerlendirmelere tabi tutulmadıkları için kabul gördü, referans kaynağı haline geldi. Bu süreçler, akımlar, hareketler; referans kaynağı haline gelince-getirilince; İslam, referans kaynağı, meşruiyet kaynağı olmaktan çıkarıldı. İslamın, burada sözünü ettiğimiz bütün süreçlerle uzlaşması, bu süreçlerin öngördüğü doğrultuda konumlandırılması istendi.
Yazar : ATASOY MÜFTÜOĞLU   Eklenme Zamanı : 12.01.2017 13:08:32 devamı >
ANLAYABİLEYİM HÜZNÜNÜ
Sen ey çocuk yüreğimi hedef al! Anlayabileyim hüznünü her an!
Yazar : Mustafa İNAN   Eklenme Zamanı : 10.01.2017 11:53:15 devamı >
VAZGEÇMEK
Seküler-modern zamanlarda müslümanların büyük çoğunluğu da dâhil, insanlar vazgeçemeyecekleri alışkanlıklar edindiler-ediniyorlar. Bu alışkanlıkların çoğu gereksiz ve zararlı olmasına ve insanlar bunu çok net görmelerine rağmen bu alışkanlıklarından ve hayat-tarzından vazgeç(e)miyorlar ve hattâ vazgeçmeyi düşünmüyorlar bile. Zâten modernizm, bu alışkanlıkların kötü sonuçlarını örtmek için insanlara, bu zararları -görece- örtecek başka alışkanlıklar kazandırıyor ki artık o yeni alışkanlıklardan da vazgeçmek mümkün olmuyor. Gayr-ı İslâm’i bâtıl yollar, insanları sûni alışkanlıklara müptelâ ediyor ve vazgeçemeyecekleri şeylere kilitliyor ve mahkûm ediyor. Artık insanlar vazgeçemeyecekleri şeylere sâhip olmak için yarışa giriyor ve bu yarışta öne geçmek için her türlü gayreti sarf ediyorlar. Her-türlü alışkanlık, her-türlü vazgeçemeyişleri de berâberinde getirir. Bu nedenle Peygamberimiz sık-sık; “Allah’ım alıştırma!” diye duâ ederdi.
Yazar : HARUN GÖRMÜŞ   Eklenme Zamanı : 08.01.2017 16:22:35 devamı >
BİR ASKERİN ANISI-2
Sıradan Bir Günün Öğrettikleri O gün herkes için sıradan bir gündü. Herkes için sırada bir gün demek; elbette askerler içinde geçerliydi. Ancak bir askerin sıradan geçen herhangi bir günü, başkaları için hayatları boyunca göremeyecekleri şeylerle dolu olabilirdi. Mevsim kış; her taraf karla kaplıydı. Gökyüzü açıktı; güneş ışıklarını cömertçe saçıyordu etrafa; ama sanki bu ışıklar, kıştan besleniyormuş gibi soğuk soğuk yüzümüze vuruyordu. Yine de sıradan bir gündü işte. Asker olmak, sürekli hazır olmayı gerektirir. Fiziken, ruhen, silah ve teçhizatla hazır olmak… Çünkü en büyük yarış genelde düşmanla değil; zamanladır. Zamanı kaçıran ya da onu iyi kullanamayan kaybeder. Onun için, hazırdık her zaman. Gelen emir anonsu ile harekete geçtik. Bizi almaya gelen helikoptere kendimizi attık. Helikopter uçuşa geçmeden kısa bir brifing aldık. Brifingin içi hedef emir ve motivasyonla doluydu. Sonra helikopter havalandı. Yukarıdan her taraf uçsuz bucaksız bembeyaz kar deryası gibi gözüküyordu. Çok rahatlatıcıydı.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 05.01.2017 13:56:14 devamı >
GÜNAH
Günah Gönlüm eder her dâim bir ahh!, Her yanım çirkef, her yanım günah, Sarmış her yanı kin ve düşmanlık, bir de silah, Bu kan ve gözyaşı içinde nasıl olur felah. Bir-yan küfür içinde her sözleri inat, Öbür-yan üretir hep bid’at üstüne bid’at, Bırak da bu öfkeyi herkese bir gül at, Bir zikir çek, hemen ardın da salât.
Yazar : HARUN GÖRMÜŞ   Eklenme Zamanı : 05.01.2017 13:46:56 devamı >
ŞÖHRET VE BEN (ÖYKÜ)
Ben ve Şöhret Belki de bıktınız rüyalarımı dinlemekten; ama sabredin, dinleyin. Böylece beni tanırsınız; dahası kendinizi ve herkesi... Bu gece rüyamda, batmakta olan güneşi arkama alıp, bineceğim otobüsün saatini beklemeye başlamıştım. Bir yanımı da duvara yasladım. Her yer insan kaynıyordu. Ben de onları izliyordum; çocukları, kızları, adamları, seyyar satıcıları, trafik polisini, güvercinleri... Bir anda şok edici bir şeyle karşılaştım. Yanında bir kaç yardımcısı bulunan bir fotoğrafçı beni kadrajına sığdırmaya çalışıyordu. Şaşırdım, evet başkasını değil; beni... Acaba dalgın ve sakin halimde sanatsal değer taşıyan bir şey mi yakalamıştı. Çok mu fotojeniktim? Bir yakışıklı, bir yiğit, bir karizma... Çaktırmadan poz vermeye başladım. Bir sağa bir sola dönüyor, elimi bir boşa salıyor bir belime koyuyordum.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 31.12.2016 12:48:59 devamı >
MODERN İNSANIN HAYATA İZDÜŞÜMÜ-1
Evet, bugün konumuz modern insan. Konunun işleniş sırasını paylaşacak olursak; öncelikle modern insana giriş mahiyetinde birkaç kelam edeceğiz, devamında modern insanda gelişen duygular ele alınacak, sonra modern insanın hastalıkları, modern insanın putları, hastalığımızın kökenleri, özgürlük ve içsel güç, yapılması gerekenler ve değerlendirme bölümlerinden oluşan bir sunum olacaktır. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki burada anlatacağım modern insanı bu ortamın dışında aramayalım. Sözümüz her daim meclisten içeridir. Anlatacağım şeyleri lütfen kafanızda tartın ve ne kadar modern insanız varın siz karar verin. Bugün modern insan hastadır, tedaviye ihtiyacı vardır. Lakin hasta olduğunu kabul etmemektedir. Aksine onu uyaran kimselerin hasta olduğunu ifadelendirmektedir. Doğrudur da onu uyaran kimselerin de modern insan hastalığına yakalanmış olması muhtemeldir.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 29.12.2016 15:29:26 devamı >
GİDİŞİM
Bana içinizde sakladığınız pişmanlıklarınızı verin. Yıkık dökük, paramparça yaşanmışlıklarınızı, Ardında gözleriniz kalmasın, Bakmasın o dev ekran sinemaya. Bana ruhunuzda ısmarladıklarınızı verin. Küçük, komik belki de, ama hırçınca. Karanlık gecenin kör ışıklarında, Bana tüm ikramınızı verin, fütursuzca. Bana özlediklerinizi verin. Bir annenin yitik evladını, Yaşını almış yaşamın derin kırışıklıklarını, Bana gençliğimi verin, Yeni başlayan heyecanımı.
Yazar : NECATİ ÜN   Eklenme Zamanı : 29.12.2016 15:19:37 devamı >
AHLAKIN KAYNAĞI
“Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dîne, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiç-bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler” (Rûm 30). Arapça bir kelime olan “ahlâk”; “güzel huy, yaradılışa-tabiata göre davranmak (halâk)” anlamındadır. Ahlâk çoğunlukla “Etik” ile karıştırılıyor ve insan-merkezli düşünülüyor. Ahlâkın kaynağının “insan” olduğu zannediliyor. “Etik”in kaynağı insandır ama “Ahlâk”ın kaynağı “insan-üstü” olandır; Allah’tır. Çünkü ahlâk, “halâk” kökünden olarak “yaratılışla ilgili olan, yaratıcının istediği gibi olan” anlamındadır. Bu nedenle “yaratan” kim ise, ahlâkı veren de odur. Yaratmayı Allah yaptığına göre, yaratılışla ilgili” demek olan ahlâk da Allah’tandır, Allah’tan neş’et eder, Allah’tan kaynaklanır. İnsan, ya îmânından dolayı ahlâkı kullanır yada nefsinden dolayı kullanmaz ve ahlâka göre değil de nefsine yâni “etik” olana göre hareket eder. Bir de ne ahlâka ne de etiğe uygun davranmayanlar vardır ki; Allah muhâfaza.. İnsanın doğuştan getirdiği şeye “ahlâk”, sonradan kazandıklarına “etik” denir. Etik “bâzen doğru”dur. Çünkü mutlak olmayan insanın sentezlerinden doğmuştur. Fakat ahlâk, mutlak doğrudur. Zîrâ “Mutlak Olan”dan gelmiştir. Etik, “ilâhi-merkezli olmayan, insan-merkezli olan” demektir. Töreye göre, yasaya göre, kurallara göre olmak, bunlara uygun yaşamak anlamında.
Yazar : HARUN GÖRMÜŞ   Eklenme Zamanı : 27.12.2016 19:41:09 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
ŞEHİT MURTAZA MUTAHHARİ
devamı >
::Bir Ayet
Fitne adam öldürmekten beterdir. Bakara/191

::Hikmetli Bir Söz
İnsan, nefsini terbiye etmeyip de akıl ve izandan yoksun kalırsa, tenkit edenlerin uyarılarından bir şey anlamaz! (Adiy b. Zeyd’in ahlak ve bilgeliğe dair)

::Ne Okuyalım
Mıchael Ende tarafından yazılan "MOMO" isimli çocuk romanı hem çocuklara hem de yetişkinlere tavsiye edilir.



Ziyaret Edilme Sayısı : 002038715

iletişim : editor@kimokur.com