Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




SİYASET NEDİR?
Bu topraklarda memleket meselesi her daim her kişinin ilk gündemi olmuştur. Davetlerde, toplantılarda, düğünlerde, cenazelerde, pikniklerde, meydanlarda... Sanat ve spor camiasında hatta alışverişte bile. Memleket meselelerinin çözümü de hep siyasetten geçer insanımız için. Doğru siyaset her sorunun, her sıkıntının, her derdin çözüm kapısıdır! Dolayısıyla siyasetle ilgilenmek hem kutsal bir vazife hem de milli mücadeledir.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 4.12.2019 00:02:49 devamı >
YAPRAKLAR VE İNSANLAR
Her esnafın sabahları işyerini bir açma tarzı vardır. Kimisi otomatik kepengi tek tuşla açarken, kimisi besmele çekerek asma kilitleri tek tek açar. Kimisi aceleyle kaptığı süpürge ile kaldırımı süpürmeye başlarken kimisi de bir elinde sigara diğerinde çay içerek akmakta olan trafiği izler. Biri simitçiyi arar keskin gözlerle diğeri de gazete sayfalarını karıştırır. Bir ben doğru formülü bulamamış gibi aranır dururum. Mağazayı yeni açmış, tam masama geçmiştim ki; birde baktım yan komşum elinde süpürge ile çıkmış kaldırım süpürüyor. Utandım içeride oturmaya, kaptım fırçamı çıktım dışarı. İronik bir dille takıldım yılların esnafı olan komşuma; -Belediye sana en iyi esnaf nişanı takacak sanki. Derdin ne abi sabah sabah kaldırım süpürüyorsun? -Valla ne yapalım, biz bu kaldırımı süpürmezsek belediyenin süpüreceği yok. Ne yapıyorsa o kadar belediye çalışanı? Bir tanesinin uğradığı yok. -Belediye çalışanları meşgul be abi; ihaleler, konserler, siyasi afişler... Hem belediye ne yapsın; şu koca ağacın yaprağı süpürmekle biter mi? Bütün sonbahar boyunca süpürdük, neredeyse kış geldi kar yağacak hala bitmedi yapraklar. -Az kaldı az. Gece dona çeksin hepsi birden dökülür. ... Kaldırım temizleme işimiz bitti. Birer çay alıp dedikoduya başladık. -Az önceki kadını gördün mü? Az öteden gitmedi de "yol benim hakkım" der gibi fırçaya basarak geçti. - Bu millete ne oldu anlamıyorum! Eskiden kolay gelsin, hayırlı işler, bereketli ola diyerek geçerlerdi. Bir kişi bile boş geçmezdi. Şimdi kimsenin selam verdiği yok, bir de üstüne söylenerek geçiyorlar, alacaklı gibiler. Gülüştük.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 30.11.2019 09:58:36 devamı >
BİRGÜN HİKAYE YARIM KALACAK
BİRGÜN HİKAYE YARIM KALACAK Güneş tam tepede iken, şehrin en işlek caddesinin ortasında genç bir adam durdu. Gayet sade giyimliydi; üzerinde uzun, beyaz, ketenden bir gömlek, altında ise açık kahverengi, geniş kesim pantolon, ayağında çarık benzeri bir ayakkabı vardı. Saç, sakal ve bıyıkları siyahtı, çalı gibi de gürdü. Elinde asayı andıran ince uzun bir çubuk tutuyordu. Trafik lambaları yeşil yanmış tüm araçlar hareket etmişti. Cadde de yabancı dışında tek bir kişi bile kalmamıştı. Şehrin kedileri bile, yeşil ışık yandığında azgın düşman gibi üzerlerine gelen araçlardan kaçmayı bilirdi. Ama yabancı yolun ortasında durduğu noktadan bir adım bile oynamamıştı. Birazdan ortaya çıkacak faciayı görmek için insanların bakışları aynı yere kilitlemişti. Kimi gözlerini kısıyor, kimi çığlık atıyor, kimi de parmak ısırıyordu. Araçların en ön safında kocaman bir otobüs vardı. Onu diğer servis araçları, ticari taksiler, özel makam arabaları ve şahıs otoları takip ediyordu. Meczup kılıklı adamın yoldan kaçacağını düşünerek hız kesmeden hareket eden araçlar, yabancının, ince uzun çubuğunu yukarı doğru kaldırarak, kılıç gibi kendilerine doğru hamle yaptığını görünce, frenlere olanca kuvvetleriyle yüklendiler. Tüm araçlar çarpışmaya ramak kala çivilenmiş gibi yerlerine çakılı kalırken, yabancının kirpikleri bile oynamamıştı. Araçlardan öfkeyle dışarı fırlayan insanlar yabancıya hücum edeceklerdi ki; yabancının gür sesi duyuldu;
Yazar : Dilek BUZ   Eklenme Zamanı : 15.11.2019 23:28:23 devamı >
KİTAP KALDI (ŞİİR)
KİTAP KALDI Sayfalara sığdıramadığımız ölümdü. Birer birer gitti sevdiklerimiz, O yeşil tabuttan toprağa. Hani benimsemiştik her birini, Hep destek görüp yaslanmıştık omuzlarına, Kimi zaman dost, kimi zaman akraba… Şimdi dönüp sorguluyorum geçmişi, Gerçek mi, sanal mı her biri? Her bir hayalin gerçek sahibi, Terk etmişti çoktan beni.
Yazar : Necati ÜN   Eklenme Zamanı : 4.11.2019 15:54:57 devamı >
GERİYE KALANLAR
GERİYE KALANLAR Su içene yılan bile dokunmaz demiş atalar Dokunmayan kalmadı bize Bir yudum su içmeye, hayat bulmaya gelmiştik oysa dünyaya Bir rahat bırakmadılar Dişlenmemiş, zehir zerk edilmemiş bir yer kalmadı tenimizde Kanattılar her yanımızı İstediklerini aldılar bizden Esir bedenlerimiz köle oldu onlara Etimizi, emeğimizi, ülkümüzü, ülkemizi ne varsa aldılar Ne istedilerse aldılar yine de yetmedi onlara
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 11.10.2019 23:09:06 devamı >
YETİM
Yaşlı misafirimin gözleri doldu. Kaçamak bakışlarla anlatmaya başladı; -"Ben nimetin kıymetini kadrini bilirim evladım, zira ben yetim büyüdüm. Babam Molla Kamil öldüğünde on yaşında idim. Soğuk bir kış günü idi. Babamın yatağının başında köyümüzün büyükleri toplanmıştı. Birde imam Şefik efendi vardı ve aralıksız Kuran okuyordu. Bir ara babam seslendi; " Şefik efendi, okuduğun son iki sayfa ezberimde var, tekrar oku, takip edeyim" dedi. Şefik efendi okudu babam tekrar etti. Sonra babam herkesle helalleşti, anamı çağırdı, onunla da helalleşti, beni çağırıp alnımdan öptü. Sonra birden uykuya dalar gibi sessizce öldü. Ertesi gün cenaze namazı kılınıp toprağa verilecekti. Odadan herkesi çıkardılar. Ama ne yaptılarsa beni alıkoyamadılar da gizlice babamın odasına girip yatağının altına saklandım. Sabaha kadar babamın soğuk bedeninin yanında uyudum. Babam gömüldü ve ben yapayalnız ortada kaldım. Anam başka kocaya vardı. Babalıkta bize bakmadı ve kapı kenarına koydu.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 6.10.2019 01:06:37 devamı >
HASTA RUHLAR GÜNAH BİRİKTİRİRLER
HASTA RUHLAR GÜNAH BİRİKTİRİRLER Ne büyük bir söz, ne büyük bir hayat öyküsü, ne büyük bir şahitlik... Çokluk kuruntusu, mal ve evlat biriktirme tutkusu, sizi öyle bir oyaladı ki; nihayet kabirlerinizle yüzyüze geldiniz. Tekasür suresi... Ne kadar doğru bir tesbit, ne kadar büyük bir tehdit, ne kadar büyük hayal kırıklığı... Ne olacak insanlığin hali, halimiz? Hasta ruhlu anne babalar elinde büyüyor, hasta ruhlu toplumlarda rol alıyor, hastalıklı hayaller kuruyor ve hasta hasta ölüyoruz. Ne sağlam kafamız oluyor ne de sağlam bedenimiz. Yanlış şeyler öğreniyor, yanlış denklemler ile sağlama yapıyor, yanlış sonuçları doğru gibi okuyoruz. Çarpık ve sapık şeylere inanıyor, çirkin ve aptal olarak yaşıyor, ezik ve etkisiz olarak ölüyoruz. Saçma tarihler yazıyor, gerçek olmayan medeniyetleri sahipleniyor, sürekli çarpıtma ile yol alıyoruz. Ürettiğimiz tek bir şey yok halis olan.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 22.9.2019 22:54:40 devamı >
BURADAN ÇIKIŞ YOK
Bir cenaze haberi geldi. Habere göre, yakın bir arkadaşımızın annesi vefat etmişti. “Allah rahmet eylesin” dedik ve cenaze namazına yetişebilmek için hazırlanıp yola çıktık. Gideceğimiz yerin neresi olduğunu bilmiyordum. Arkadaşlara cenaze evinin neresi olduğunu sordum. Şoförlük yapan arkadaşımız “şehir merkezine yakın bir köy, yarım saate varırız inşallah” dedi. Tamam deyip sükut ettik. Yol boyunca arabanın camından dışarıyı izledim. Yarım saatlik yol denmesine rağmen daha uzun sürdü. Bütün iklim ve arazi değişmişti. Hava soğumuş, dağlar yükselmiş, gökyüzünün rengi bile griye dönmüştü. Sanki ölüm haberi bütün bölgeyi matem ile kaplamış, solgun ve zayıf düşürmüştü. Sonunda köye geldik. Ama köyün orta yerinde olan cenaze evine gitmek hiç kolay olmadı. Köy içindeki yolların tamamında çalışma vardı. Kimi yerde levhalarla, kimi yerde taşlarda yol kapatılarak trafiğe yönlendirme yapılmıştı. Asıl ilgiç olan; köyün yollarına fayans benzeri bir taş döşeniyordu. Yolun bazı kısımları döşenmişti, bazı kısımlarının da altyapısı hazırlanıyordu. Yani yapıştırıcı ve seviye kazandırıcı vazifesi gören, harç dökülüyordu yollara. Lakin katı ve kıvamlı olması gereken harç, sulu yapılıyor, sonra da kurumaya bırakılıyordu. Biz, güç bela eve ulaştık. Her yer çok sessizdi. Bu bir yas sessizliğine benzemiyordu. Ne olduğuna da bir türlü anlam veremiyorduk. Arkadaşımızı bulup başsağlığı diledik, cenaze namazını bir avuç insanla kılıp, mezarlığa gittik. Defin işleminden sonra arkadaşımızı, acılarıyla baş başa bırakarak, alelacele oradan ayrılabilmek için müsaade istedik. Ortamın tuhaflığı tüm arkadaşlarımı germişti. Çok sağlıklı düşünemiyorduk.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 21.9.2019 10:38:11 devamı >
ALLAH İSMİ NE ANLAMA GELİR?
Allah ismi ne anlama gelir? -Üstadım, Allah ismi ne anlama gelir? -Allah kelimesi a-li-ha kökünden türemiştir ve hayret ettiren anlamına gelir. -Gerçekten mi? Bu çok ilginç! Bizim inandığımız, teslim olduğumuz ve adına Allah dediğimiz, herşeyin sahibinin adının anlamı, hayret ettiren anlamına mı geliyor yani? -Evet. -Ama nasıl? Anlatır mısın? Tebessüm etti; -İsmi bile seni hayrete düşürdü, dedi. Allah, olmayacak şeyleri oldurandır, küçücük tohumu kocaman ağaca çevirendir. İstediğinde gökten yağmur ile deniz gibi sular akıtandır. Bir yeri buz, bir yeri çöl diyarı yapandır ve buralara nice cins mahlukat ile hayat verendir. İstediğinde bir yetimi mülk sahibi kılan, muktedir bir kralıda biçare fakir edendir. Hayr bildigimizi şer bilen, şer bildigimizi hayr bilen sadece O’dur. Dilediğinde gökteki aya dünyaya perde kılar, dilediğinde kocaman güneşi ayın ardına saklar. Herşeyi ince ince hesaplar, hiçbir hesabı eksik çıkmaz. Ne kadar maharetli de olsa diller onu kandıramaz, ne kadar zengin olsa da kullar onu kıskandıramaz, ne kadar düşman olsa da onu korkutamaz.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 20.9.2019 22:52:16 devamı >
NECM SURESİ 1-12
NECM SURESİ: 1-12 Mekki Sureler içerisinde yer alan Necm Suresi, İhlâs Suresinden sonra inzal edildiği bildirilmiş olup atmış iki ayettir. Necm suresi öncesi inzal edilen İhlâs suresinde, Tevhidi ilkeyi esas almayan ve “bir tamam olmuş” (Maide-3) İslam dinini kişisel/şeytani görüşlere boğarak, şirk koşan insanlara, kesin bir uyarı olduğu belirtilmişti. Rabbimiz, kendisinin tekliğini/bir olduğunu ve tevhidin esas olduğunu belirtirken, şu ya da bu şekilde şahsına ait sıfatların, her hangi bir kişiye ya da kişilere veya kurumlara verilemeyeceği gibi ayrıca bu sıfatları da Allah’a (cc) ulaşmak için “yaratılanların bir vasıta olarak” (Zuhruf-15) kullanılamayacağı da ifade edilmişti. Bu surenin bu bölümünde ise vahyin Hz. Muhammed nebiye iletilme süreciyle ilgili bilgi verilmektedir. Eşkıyaların, çeşitli hilelerle insanların hayatına Rabliği ve İlahlığı dayatarak onların hayatında söz sahibi olmaları sonucu, koyu karanlık hükümran olmuştur. Koyu karanlığın hüküm sürdüğü ve her türlü kötülüğün vücut bulduğu bir ortama; güvenilirliği tartışılmaz bir kaynaktan (İlahi makamdan) ve güvenilir elçi melek tarafından yıldız, yıldız (necm, necm) azar azar güvenilir/emin peygambere vahyedilmesi ifade edilir. 1-2) Vahyin aşama aşama, yıldız yıldız inişine yemin olsun ki Arkadaşınız ne sapıttı ne de azıttı.
Yazar : A.KERİM ULUDOĞAN   Eklenme Zamanı : 20.8.2019 18:42:26 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003088277

iletişim : editor@kimokur.com