Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Allah islam ümmetine iman, akıl, ahlak, imkan ve sonunda da nice gerçek bayramlar nasip eder inşallah. İyi bayramlar.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




İSA PEYGAMBER
Bugün peygamber kıssalarının sonuncusunu sizinle paylaşıyorum değerli dostlar. Yazdığım kıssa hikayelerinde sadece Kur’an’ı kaynak almaya çalıştım. Yazdıklarımda eksik ve yanlış olan ne varsa bana aittir. En doğrusunu Allah bilir.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 13.8.2020 11:27:04 devamı >
ZEKERİYA VE YAHYA PEYGAMBER
Yüce Allah elçi göndermediği hiçbir kavmi sorumlu tutmayacağını beyan etmişti. Bu yüzden akıl ve vahiyle şereflendirdiği insan neslini elçisiz bırakmıyor; sık sık uyarıcı ve müjdeleyici olarak peygamberler görevlendiriyordu. Tarih boyunca birçok peygamber gelmiş ancak çok az bir kısmını Allah bize haber vermişti. Bu peygamberlerden biri de Zekeriya peygamberdi. Süleyman peygamberden uzunca bir zaman sonra onun yaşadığı topraklarda, Musa peygambere ve ona gönderilen kutsal kitap Tevrat’a inandığını iddia eden İsrailoğullarına gönderilmişti. O zamanlar İsrailoğullarından olan din adamları ellerinden Tevrat isimli kitabı düşürmüyorlardı. Tevratın içinde uzun sahifeler boyunca en ince ayrıntısına kadar anlatılan peygamber hikayeleri ve günlük hayatı şekillendiren helaller haramlar vardı. Ancak ellerinde tuttukları ve adına Tevrat dedikleri bu kitap, Allah’ın Musa peygambere gönderdiği hak kitap değildi. Vahyin gerçek sözlerinizaman içinde kendi sözleriyle değiştirip, kavmiyetçi, çıkarcı, acımasız, toplum içinde belli kesimi yüceltirken diğerlerini acımasızca aşağılayan, ibadet adı altında gereksiz ve asılsız birçok uygulamayı zorunlu kılan bir kitaba dönüştürmüşlerdi.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 12.8.2020 15:42:21 devamı >
YUNUS PEYGAMBER
İnsanlar eski dönemlerde kabile hayatı yaşarken daha çok tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlıyorlar ve doğayla daha çok iç içe oluyorlardı. İnsanlar nüfuslarının artmasıyla beraber büyük şehirler kurmuş; ticaret yaparak ya da silah, alet ve ev eşyası yapan sanatkârlar olarak geçimlerini sağlamaya başlamışlardı. Ticaret yapmak ve sanatkâr olmak yazmayı, not almayı, hesap yapmayı gerektiriyordu. Bu durumda toplumların gelişimini hızlandırıyor; medeniyet kurmanın yolunu açıyordu. Mezopotamya, verimli topraklarıyla insanların yaşamayı en çok tercih ettiği yerlerden biriydi. Bu topraklar Dicle ve Fırat nehirlerinin çevresinde yer alıyordu. Tarih boyunca da birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştı. İbrahim ve sonraki dönem peygamberlerden birçoğu bu topraklarda yaşamıştı. Bu peygamberlerden biri de Yunus peygamberdi. Yunus daha genç yaşlarda iken, Allah ona elçilik görevi vermişti. Halkını tüm peygamberler gibi tek bir Allah’a inanmaya davet ediyordu. Onlardan kabul etmelerini istediği şey çok açık ve anlaşılırdı. Allah, gözle görülmese bile yaratan, rızık veren, hayata kanunlar koyan ve ahirette de bunlardan hesaba çekecek olandı. Halkına sadece bunları anlatıyordu. Rabbinden kendisine öğretilen bilgiler sayesinde onlara nice örnekler veriyor, akıllarını kullanmalarını ve vicdanlarında ki hakkın sesini dinlemelerini istiyordu.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 11.8.2020 11:38:56 devamı >
DAVUT VE SÜLEYMAN PEYGAMBER
Musa peygamberin kavmini terk etmesinden sonra İsrailoğulları kırk yıl boyunca göçebe hayat sürüp rezillik içinde yaşadılar. Musa’dan kalan ilahi sözleri kendi çıkarları doğrultusunda değiştirip aslını bozdular. Sonunda Filistin topraklarına yerleşip orada çoğaldılar. Bölgenin hakimi olan büyük bir Kralın emri altında yaşamlarını sürdürüyorlardı. Calut ismindeki bu kral zalim ve gaddar oluşuyla nam salmıştı. Halkın neredeyse tamamı, kendilerine uygulanan baskıdan bıkmış usanmıştı; içten içe feryat figan ediyorlar ama Calut ve onun acımasız ordusunun korkusundan ötürü ses çıkaramıyorlardı. İnsanların feryadına cevap olarak Allah yine merhamet göstererek onlara kurtarıcı olarak Davut isminde bir kulunu elçi olarak seçti. Ona vahyi ile destek vererek, insanları bir ve hakim olan Allah’a imana davet etmesini istedi. Calut’un zulmünden bıkan ve Davut’un merhametli çağrısına kulak veren insanlar iman etmeye başladılar. Gizli gizli Davut’a gelen Allah’ın sözlerini öğreniyorlar, çocuklarına da öğretiyorlardı. Davut akıllı ve çok becerikli biriydi. Demirciydi. Ateşte ısıttığı demir külçelerini döverek harika işler çıkarırdı. Onun ustalığı ve gayreti kimse de yoktu. İman eden bazılarını yanına alıp onları yetiştirdi. Calut denen zalim krala karşı koymak üzere, günlerce demirden kılıç kalkan ve zırh yaptılar. Özellikle yaptıkları zırh daha önce kimsenin bilmediği bir şeydi. Aklını kullanarak ürettiği bu demirden zırhlar bir insanı kılıç ve oklara karşı adeta yenilmez kılıyordu.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 9.8.2020 09:55:47 devamı >
MUSA VE HARUN PEYGAMBERLER
Yusuf peygamberin Mısır’a melik olmasının üzerinden uzun yıllar geçti. İman ve huzurla büyüyen Mısır ülkesi ve Yakub’un soyu bir süre kardeşçe beraber yaşadılar. Sonra aralarına fitne girdi ve Yusuf’un bıraktığı emanete sahip çıkamayıp birbirine düşman oldular. Nüfusça daha üstün olan ve bölgenin yerleşik halkı olan Mısırlılar yönetimi ele geçirip zalim bir sistem kurdular. Allah’ı unutup yoldan saptılar. En büyük yöneticilerine Firavun dediler. Halkıyla istişare edip, onlar için çalışan, üstünlük taslamayan Meliklerin dönemi bitmiş; zalim ve otoriter Firavunların dönemi başlamıştı. Firavunlar gücü ellerinde toplayıp tek hakim olmak için zalim bir sistem geliştirdi. Yakupoğullarına, İsrailoğulları demeye başladılar. Onları alt tabaka insanlar olarak görüp yerli halktan ayırarak ötekileştirdiler. Sonra da onları en zor işlerde çalıştırmaya başladılar, türlü bahanelerle de cezalandırarak zayıf düşürdüler. Böylece onları emirlerine amade köleler haline getirdiler. Yaptıkları devasa inşaatlarda ve ekin tarlalarında onları zorla çalıştırıyor, hayvan bakıcılığı yaptırıyorlardı. İsrailoğulları tüm bunları yaparken emeklerine karşılık yeterli gıda alamıyor, ücret talep edemiyor, değer görmüyorlardı. Hepsi birden sefalet ve açlık içinde sürünüyor; işkence ve ölümle burun buruna yaşıyorlardı. Huzur ve bereket dolu eski güzel günleri bir hikaye gibi anlatan yaşlılarını dinliyor; bir zamanlar Mısır Melikinin sarayında saygın biri olan atalarından Yusuf’un hikayesine inanamıyorlardı.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 5.8.2020 09:35:22 devamı >
ŞUAYİP PEYGAMBER
İnsanlar yeryüzü serüveni başladığından beri hala kendilerine doğru bir istikamet yakalamış değillerdi. Sürekli imtihan ediliyorlar ve genelde kaybedenlerden oluyorlardı. Çünkü insanlık alemi kendini henüz tam olarak tanıyamamış, olgunluğa erişememişti. Bu nedenle Allah art arda elçiler gönderiyor, insan neslinin hafızasını sürekli olarak canlı tutuyordu. Yine de insanlar sürekli yoldan çıkıp azgınlaşıyor,hak yolundan sapıyor, bir de üstüne düşmanlık ediyorlardı. Böyle devam ederlerse helak edileceklerini söyleyen elçilere kulak veren inanmış az bir topluluğu Allah kurtarırken; geriye kalan inkarcı ve kibirli olanları tamamen yok ediyordu. Aslında tüm bunlar bir bakıma, başarısız insan yaratma denemeleri gibi görünüyordu. Yarat; olmadı, yok et. Yarat, olmadı, yok et. Yarat… Ama aslında gerçek olan tek şey; Allah’ın dinini tamamlıyor oluşuydu. Allah insana hem akıl vermiş hem de dini öğreten elçiler göndermişti. Ancak insan aklının karışabileceği bu yüzden ayrılığa düşebileceği dinin bazı meseleleri vardı. Adına din denilen, Allah’ın insana tayin ettiği yaşama biçiminin bu meselelerine çözüm getirmek elçilere düşüyordu.Dinin, varlık ve yokluk zamanında, bireysel ve toplumsal alanda, ekonomik ve sosyal yaşamda, hukuk ve ceza işlerinde nasıl adaleti ve iyiliği tesis edeceği böylece açıklığa kavuşacaktı. Yüce Allah, dinini tamamlamak üzere, hayatın içinde hangi alanda bozulma ortaya çıkmış ise insanları ondan vazgeçirmek ve onları en iyi, en doğru olana davet etmek için seçtiği elçilerden birisi de Şuayip peygamberdir. Onun görevi Medyen veya Eyke halkı diye de bilinen bir kavmi uyarmaktı. Onlar, adaletten uzak, hile ve kandırmaca dolu, zulüm ve haksız kazanç içeren ve böylece toplumların ekonomik ve sosyal yozlaşmasına sebep olan bir yaşam biçimi geliştirmişlerdi. Bu da yine insanlığın çürümesine sebep oluyor, onları yoldan saptırıyordu. Bir zamanlar Mekke’nin epeyce uzak kuzeyinde yaşamış ve sonra da feci şekilde tarih sahnesinden silinmiş Semud kavminin güneyinde, Kızıldeniz’in doğu sınırında zengin bir bölgede yaşıyordu Şuayip peygamberin kavmi.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 4.8.2020 12:35:45 devamı >
KİRLİ BİLGİ ÇAĞI, HARFLER VE BABAANNEM
Tarih sahnesinde bilgiyle yücelen insanoğlu son zamanlarda bilgiyle kirleniyor. Öyle bir kirlenme ki boğulmak desek daha yerinde olur. Hatta belki de alçalmak… İhanet etmek… Zulmetmek… Sözlerimde ileri gittiğimi düşünmeyin; az bile söyledim. Herkesin her şey hakkında fikri var! Kime ne sorsan mutlaka cevabı hazır. Ekonomi, siyaset, din, gündem, toplumsal gidişat vs. Mesela; Corona’nın ne olduğunu bilir bizim vatandaş ama gerçekte en ufak tıp bilgisi yoktur; İstanbul sözleşmesinin fayda ya da zararlarını çılgınca dile getirirler ama hiçbiri sözleşmenin maddelerini açıp okumamışlardır; hükümeti eleştirir ya da desteklerler ama sadece medyadan gördükleri ile kanaat sahibi olmuşlardır; din hakkında konuşurlar ve dine inanır ya da inkar ederler ama dini kendi kaynağından hiç okumamışlardır; ekonominin gidişatından iddialı biçimde haberdardırlar ama bu bilgi kendi keselerinin dolu ya da boş olmasıyla alakalıdır. Kitaplar, dergiler, filmler, televizyon haberleri ve son dönemde yıldızı parlayan internet öyle bir bilgiye boğuyor ki insanları; gözleri, kulakları ve beyni bilgiye hapsolmuş zombiler çıkıyor ortaya. Ürettiğimiz ya da doğruluğunu test ettiğimiz neredeyse hiçbir bilgi yok hayatımızda. Dolayısıyla yaşadığımız hayat olması gereken hayatımız değil; bize gizli zorbalıkla sahiplendirilmiş asalak bir hayat…
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 3.8.2020 14:56:51 devamı >
EYYUP PEYGAMBER
EYYUP PEYGAMBER İnsanlık aleminin nüfus ve medeniyet bakımından gelişmesi özellikle yazının icadından sonra daha da hız kazanmıştı.Kavimlerdünyanın dört bir yanına dağılmış; böylece yeni şehirler, yeni devletler ortaya çıkmıştı. Beraber yaşamanın faydaları ve zararları aynı oranda artmıştı. Eyyüp peygamber, İbrahim peygamberin kurduğu Mekke şehrinin kuzeyinde bir bölgede yaşıyordu. Kavmini Allah’a imana davet etmiş, tüm yanlış ve sapkın inanışları, zulüm ve haksızlık içeren davranışları yasaklamıştı. Kavminin bir kısmı ona inanıp iman etmişti. Eyyüp peygamber, Allah’a inanan topluluk içinden biriyle evlenip mutlu ve huzurlu bir aile kurmuştu. Zamanla çocukları da olmuş; toplumda saygı duyulan örnek bir aile olmuşlardı. Elçilik vazifesini de hakkıyla yerine getirmeye çalışanEyyüb peygamberin hayatında her şey yolunda imiş. Ve bir gün bu durum ibreti alem için değişecekmiş. Eyyüp peygamberbir gün çok kötü bir sıkıntıya düşmüş. Başına gelen şey onu çok zor duruma düşürmüş. Karşılaştığı zorluğun ne olduğunu kimse bilmiyormuş. Ama görünene bakılırsa çok fena bir hastalığa düçar olmuş. Öyle illet bir hastalıkmış ki Eyyüb peygamberin etrafında kimse kalmamış. Ailesi bile onu terk etmiş. Yalnız başına kalmış, sözünü dinleyen, etrafında bulunan hiç kimse kalmamış. Hayatta kalacak gıdayı bile güçlükle temin edebilir olmuş. Ve bu durum belki de yıllar boyu bu şekilde devam etmiş.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 3.8.2020 08:05:01 devamı >
YAKUP VE YUSUF PEYGAMBER
İbrahim peygamber ve oğlu İsmail büyük gayretler sonucunda çölün ortasında Kabe’nin yapımını bitirdiler. Ve kabenin çevresini mesken tutup yerleştiler. Günlük işlerinden sonra kalan zamanlarını Kabe etrafında geçirmeye başladılar. Namazlarını orada kılmaya başladılar. Önceleri yalnızdılar; kimseler yoktu çevrelerinde. Zamanla çölün ortasında kurulan bu ilginç yapı oradan geçmekte olan ticaret kervanlarının, göç halindeki yolcuların, seyyahların, haydutların oradan geçen kim varsa herkesin ilgisini çekmeye başladı. Merak edip gelenler, İbrahim ve ailesinin ikramlarının yanında hoş sohbetleri ile karşılaşıyordu. Bunlardan bazıları Allah’a iman edip orayı kendisine mesken tutarken; bazıları da İbrahim’in ikramlarından ve güzel sözlerinden etkilenerek memnun kalmış vaziyette yoluna devam ediyordu. İbrahim ve ailesinin yanına yerleşenler zamanla Mekke diye bilinecek şehrin ilk sakinleriydiler. Yaşlanmış İbrahim’den sonra onlara İsmail öncülük edecek; Kabe ve çevresini mamur kılıp, orada çoğalacaklardı. Ancak İshak büyüyüp yetişkin olduğunda, Allah’ın emri ile elçilikle görevlendirilip daha kuzeye, Filistin topraklarına giderek oraya yerleşecekti.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 30.7.2020 09:43:51 devamı >
LUT PEYGAMBER
Allah tarafından kendisine elçilik vazifesi verilen Lut peygamber, İbrahim peygamberin yanından ayrılarak,aldığı vazife gereği başka bir kavme gidip yerleşti. O kavmin içinde uzun yıllar kaldı. Bu dönemde bir kadınla evlendi ve çocukları oldu. Lut peygamber,hayatı boyunca neredeyse tüm zamanını halkının içinde onları uyarmakla geçirdi. Onlara doğru yolu göstermeye çalıyor, yanlış işlerinden vazgeçmeleri için öğütler veriyor, doğru işlerinde yardım ediyordu. Kalan az bir zamanda da genelde çok yorgun düşmüş oluyor; evinin çatısına çıkıp sırtüstü yatarak yıldızları seyrediyordu. Boş bir seyretme değildi bu; geçmişini hatırlıyor, İbrahim’den öğrendiklerini tekrar ediyor, yıllarını geçirdiği kavminin sorunlarını irdeliyordu. Bazı zamanlarda çocukları da onu yalnız bırakmıyor, yanına dizilip babalarını dinliyorlardı. Lakin eşiyle her geçen gün artan anlaşmazlıkları vardı. En başında bu kadar değildi ama zamanla Lut’a sırt çevirmiş; onu dinlemez olmuştu.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 29.7.2020 11:43:55 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003417466

iletişim : editor@kimokur.com