Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
MEAL/YORUM
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Fitne adam öldürmekten kötüdür. Zira bir kişi bir kere ölür; ama fitne binlerce adam öldürür. Son günlerde Halep ve Suriye meselesiyle ilgili gelişmeleri kaygı ile izliyorum. Yalan yanlış eksik ve taraflı haberlere, her zaman olduğu gibi, kapılan milyonlar görüyorum. Acıdan ders almayanlar, acıdan acı üretirler; daha sonra o acı döner dolaşır yine sahibini bulur. Mazlum ve mağdur Halepli kardeşlerimize canı gönülden acıyan ve destek verenler; lütfen yeni bir küresel oyuna alet olmayalım.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




KAYIP ARANIYOR!
Geçenlerde, Konya’nın Karapınar İlçesi’nde besicilik yapan bir abimize eskiden ziraati nasıl yaptıklarını, yerli tohum ve suni gübre kullanıp kullanmadıklarını vb. sordum, buyurdu ki: -Evet, eskiden “yerli tohum” kullanırdık ve her sene harmandan sonra düzenli olarak tohumluk ayırırdık, az olurdu ama öz olurdu bununla birlikte “suni gübrenin” adını bile bilmezdik bu manada hayvanlarımız vesilesiyle elde ettiğimiz “doğal gübre” bize yetiyordu nitekim bu buğdayı kepeğiyle beraber öğütürdük, mayamız da “ekşi maya” idi, bu undan yapılan ekmeklerin kokusu bütün mahalleyi alır, tadına da doyum olmazdı ama şimdi maalesef değil ekmeğin kokusunun bütün mahalleyi alması, neredeyse yapan kişiler bile bundan mahrum, lezzet ve işlevini ise anlatmama bile gerek yok sanırım… -Gıda çeşitliliği bu kadar çok muydu?
Yazar : HASAN BAKIRCI   Eklenme Zamanı : 18.02.2017 09:11:50 devamı >
MÜSLÜMAN İLE MÜMİN ARASINDAKİ FARK NEDİR?
İslamı kabul eden ve ettiğini ifade eden her keze Müslüman denilebilir. Mümin ise İslamı kabul ettiğini söyleyen ve İslam’ın gereklerini Allah’ın öngördüğü şekilde Kur’an dan öğrenip kalben ve ibadeten yerine getiren kişiye denir. Müslüman’ım diyen her kez Müslüman olabilir fakat Allah’ın Kur’an da istek olarak belirtikli yerine getirenler ancak mümin olabilirler. Bu meyanda bütün şartları yerine getiren ve ömür boyu bunlara sadık kalan insanlar ancak mümin olabilir. Yani imana eden kişiye Müslüman denilirken imana eren kişiye ancak mümin denilir. Yani Müslüman dil ile iddia ederken mümin davranışı ile iddia ettiğini ispat eder. Müslüman ile mümin arasındaki fark, bilmek ile ermek arasındaki fark kadardır. O yüzden her mümin Müslüman dır fakat her Müslüman mümin değildir. Tüm bunlardan sonra Kur’an da müminin özelliklerine gelince kısaca şunları sıralayabiliriz. Onlar Allah’ın adı anıldığında kalpleri ürperir. ENFAL SURESİ 2 Bunlar mümin olanlardır ve Kur’an daki vasıflarından birçoğu aşağıdaki ayetlerde mevcuttur. 1 onlar namuslarını ırzlarını korurlar. Furkan 68 2 onlar Allah’a asla şirk koşmazlar. Furkan 68 3 onlar: (her türlü)zinaya asla yaklaşmazlar. Mu’minun 5 4 onlar: namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. Muminun 2,9
Yazar : Necdet DALYAN   Eklenme Zamanı : 15.02.2017 18:33:52 devamı >
RENGARENK
-Memleketten hoş geldin kardeşim Ankara’ya. Hangi rüzgar attı seni buraya? -Hoşbulduk abi, İstanbul’dan Hocam gelecek bugün buraya, soracaklarım var ona. Vakit varken sizi de göreyim istedim. -İyi yapmışsın iyi… Aç mısın tok mu? Susuz musun tatsız mı? Hele de bakim. -Eyvallah. … -Kim gelecek demiştin? -İstanbul’da ikamet eden, ikinci nesil “Ebru Sanatı” üstadı olan, sevgili Hocam …….., kurs vermek üzere Ankara’ya gelecek. -Ebru ile alakan olduğunu biliyordum. Demek ki bildiğimden daha ilgiliymişsin. Öyleyse söyle bakalım; Ebru nedir? Ne işe yarar? Diğer sanatlardan farkı nedir? Fırçayla su üzerine boya çırpmaktan öte özel bir mahareti var mıdır? Boyası… -Boyasından başlayalım abi.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 15.02.2017 13:50:23 devamı >
SENİNLE OLMAK
Seninle olmak, Bir an ile şimdide. Seninle olmak, Başını yastığa koyabildiğin bir günde… Seninle olmak, Günleri eklemek birbirine, Bir dizi oluşturan ömürde, Seninle olmak, Mezarın başında neslin beklediğinde… Seninle olmak, Madde de maddeyi incelediğimde, Ve her bir şifrenin, Tamamının sen olduğunu gördüğümde…
Yazar : Necati ÜN   Eklenme Zamanı : 15.02.2017 13:48:43 devamı >
VAZGEÇMEK… NE KADAR ZOR, NE KADAR KOLAY… NE KADAR SÜFLİ, NE KADAR YÜCE…
Vazgeçmek… Ne kadar zor, ne kadar kolay… Ne kadar süfli, ne kadar yüce… İşe geliyordum bu sabah, arabamın içinde. Radyo ile oynamaya başladım; iyi bir türkü bulurum ümidiyle. Belki bir “Mihriban” çalar, belki de “Öldürme Beni”… Ancak bir şiirle karşılaştım. Şehitten, şahadetten bahsediyordu. Tüğlerim diken diken oldu. Bıraktım frekansla oynamayı. Şiiri dinlemeyi de bıraktım. Hayale dalıp gittim. Kayboldum dünya aleminden, uçuşa geçtim arabanın içinden. Uzaklaştım oradan. Arabayı kullanan beden bana aitti belki ama uçan ruh da benimdi. Kuru bir slogan ya da ideolojilerin kıskacında kalan şahadetle ilgilenmiyorum. Benim bildiğim şahadet çok başka. Çok yüce… Çok değerli… Çok saf… O’na ancak vazgeçerek ulaşabilirsin.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 09.02.2017 15:49:54 devamı >
RÜYA
Yüzüne konan küçük bir bûseyle uyandı. “Günaydın” dedi karşısındaki güzel ve tatlı kız. Neye uğradığını şaşırmıştı. Etrafına bakındı; bir anlam veremiyordu. Tanıdık geliyordu baktığı yerler ama farklıydı gördükleri. Gözü takvime ilişti; 12 Aralık 2010 Pazar yazıyordu. Ne olmuştu?. Yataktan kalkıp pencereye yöneldi. Dışarı baktı; hafif bir yağmur yağıyordu. Komşularını gördü. Arabası aşağıda garajda duruyordu. Hanımı o sırada kahvaltı hazırlıyordu. Hâlâ kendine gelememişken bir-anda; kendisinin malûlen emekli olmasına neden olan Romatoid Artrit hastalığının yol açtığı diz şişliği ve kemik bozukluğunun vermiş olduğu ağrı kendine gelmesini sağladı.
Yazar : HARUN GÖRMÜŞ   Eklenme Zamanı : 06.02.2017 10:42:26 devamı >
MODERN İNSANIN HAYATA İZDÜŞÜMÜ-3
Rönesans’tan sonraki modern dönem boyunca süregelen iki temel inanıştan ilki bireysel rekabete verilen değerdir. Buna göre kişinin kendi ekonomik çıkarları ve zengin olmak için ne kadar çok mücadele verirse içinde yaşadığı toplumun maddi gelişimine de o denli katkıda bulunduğuna inanılıyordu. Bize yanımızdaki kişinin önüne geçmeye çabalamak öğretildi, ancak günümüzde başarı daha ziyade iş arkadaşlarımızla uyumlu çalışmayı öğrenme becerimize bağlı. Kısacası, bireyin toplumsal refaha da eşit düzeye önem vermeden yalnızca kendi çıkarları için çabalamasının artık topluma faydası olmuyor. Hatta sizin başarısızlığınız beni merdivende bir üst basamağa çıkaracağından en az kendi başarım kadar önem taşır ve böylesi bir bireysel rekabetçilik ortamı birçok psikolojik soruna yol açar. İnsanları komşularının potansiyel düşmanı haline getirir, kişiler arası düşmanlık ve öfkeye neden olur ve endişemizi yoğunlaştırırken bizi birbirimizden daha da uzaklaştırır. Oysa İslam “İ’sar” diye bir kavramla bizi ilişkiler hususunda uyarır. (59/9) Rekabetçi anlayışı kardeşi için “...kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler” ayetiyle sonlandırıp daha hayırlı olana yönlendirmiştir.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 03.02.2017 09:58:48 devamı >
ÇAY, BEBEK, ÖLÜM
Evdeyim. Bir elimde çay bardağı, diğerinde kitap var. Koltuğa oturmuş Yaşar Kemalin “Bebek” isimli öyküsünü okuyorum. Yoksulluk sebebiyle doğum yaptıktan sonra ölen gencecik bir kadından geriye kalan, yirmi günlük bahtsız bir bebek ve her anlamda naçar kalmış babanın acıklı öyküsü. Açlıktan sesi sinek vızıltısı gibi çıkan bebeğin, babasının sırtındaki bohçada yaptığı seyahat… Yoksulluğun, sefaletin çirkinleştirdiği insanlar… Vicdanın kabul etmeyeceği acı gerçekler… Kitabı okumuyor da yaşıyor gibiyim. Uçup gidiyorum Adana’nın ovalarına. Sıcak içimi yakıyor. Tozlu yolda yürüyen çaresiz babayı ve bebeği görüyorum. Ruh gibi yaklaşıyorum yanlarına. Bebek, babasının sırtındaki filede. incecik kolları filenin kenarlarına yapışmış. Gözleri fersiz. Yine de beni fark ediyor.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 30.01.2017 11:24:04 devamı >
BİZİM MÜNAFIKLAR
Her ölene Allah’tan rahmet dilemek günümüz müslamanlarının çıkmazlarından biridir. İslamın hayata dair her zaman ve her şey için kuralları vardır. Yaşanacak olan hayatın her alanı ile ilgili sınırları ve kuralları vardır. Bazı insanlar vardır müslümandır. Bazı insanlar vardır, kendisini müslaman zannetmektedir,bu gibi insanlar, islamı bilmediğinden dolayı kendisini her daim müslüman sanmakta ama sınırlarının dışına çıkmaktadırlar ve dolayısıyla müslümanlıktan çıktığının farkına dahi varamamaktadırlar. Bazı insanlar vardır kafirdir, yani Allah’ın bir takım ayetlerini kabul etmezler, Allah’ın hayata dair emrettiği bir takım ayetleri içlerine sindiremez ve o ayetleri yaşamamak için direnirler veya direk olarak kabul etmediklerini beyan ederler, bu yüzden bunlara kafir denir, var olan bir gerçeğin üstünü örtmesinden, yok saymasından dolayı. Bunlardan ayrı bir de müşrikler vardır ki, bunlar Allah ile birlikte ilahlar edinirler, şu anki tarikatlarda olduğu gibi,bunlar şehylerini araya koymadan Allah’a kulluk etmezler. Bir de toplumumuz içinde çokca bulunan münafıklar vardır. Münafık kavramının bir çok açıklaması, kelime anlamı vardır ve hatta bir çok kişinin açıklaması ise yelpazenin ne kadar geniş olduğunu göstermektedir.
Yazar : OKTAY ÜNAL   Eklenme Zamanı : 28.01.2017 18:31:01 devamı >
MODERN İNSANIN HAYATA İZDÜŞÜMÜ-2
1- Ün arayışı Ün arayışı; statü endişesi, prestij duygusu ve kendini ispat çabasıdır. Doymaz bilmez bir özelliktir. Bir şey olmaktan ziyade bir şeymiş gibi görünmek isterler. Ün arayışı ideal özü güncelleştirme ihtiyacından doğar. Dağa tırmanmak yerine zirvede olmak ister. Ün arayışında birey kendine ideal benlik yaratır. Çünkü kendi varoluşundan memnun değildir. İçine dönüp bakmamış kendini tanımamıştır. İdeal benlik (olmak istediği kişi) kesintisiz bir ilgi ister. Gerçeği sürekli yorumlayarak çarpıtması gerekir. Mesela düşünceli ve merhametli olma ideal ve niyetini gerçeğe dönüştürmek için hayal gücüne ihtiyaç duyar. İdeal özü yaratmak kendi özünü inkara dayalı olduğu için gerçeği çarpıtıp hayal gücünü, vehmi, kuruntuyu onun yerine koyar. Sürekli maskelerle yaşar.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 27.01.2017 17:55:01 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
ŞEHİT MURTAZA MUTAHHARİ
devamı >
::Bir Ayet
Fitne adam öldürmekten beterdir. Bakara/191

::Hikmetli Bir Söz
İnsan, nefsini terbiye etmeyip de akıl ve izandan yoksun kalırsa, tenkit edenlerin uyarılarından bir şey anlamaz! (Adiy b. Zeyd’in ahlak ve bilgeliğe dair)

::Ne Okuyalım
Mıchael Ende tarafından yazılan "MOMO" isimli çocuk romanı hem çocuklara hem de yetişkinlere tavsiye edilir.



Ziyaret Edilme Sayısı : 002075598

iletişim : editor@kimokur.com