Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Sayın kimokur.com okurları; mevcut yazarlarımız bir süredir yazı gönderemiyorlar. Alıntı yazı/makale bulmakta/seçmekte zorlandığımız için önemli gördüğünüz, "okunmalı" dediğiniz yazı ve makaleleri bizimle paylaşmanızı rica ediyoruz. Vereceğiniz destekten ötürü şimdiden teşekkür ederiz. EDİTÖR

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




ATASOY AĞABEY’İN DİRİ DİRİ 5 VAKTİ!
Gön: Selim adlı üyemiz

Eskişehir’de bir "Büyük Doğu" yolcusu Atasoy Müftüoğlu Ağabeye hayatının 5 vaktini sorduk. Harika şeyler söyledi.11 Ocak 2010 Pazartesi 12:19 Atasoy Müftüoğlu… Yeryüzü coğrafyasının büyük üstadı. “Firak”la başlayan yolculuğuna daha nice eserler ekleyerek yürüyen Büyük Doğu yolcusu. Eskişehir’de yaşıyor ama yüreği ve aklı bir bakmışsınız Somali’de, bir bakmışsınız Çeçenistan’da Keşmir’de, Kudüs’te, Kandahar’da, Halep’te, Moro’da, Lion’da, Heidelberg’de, Pekin’de yürüyüşüne devam ediyor. Soluğu hiç kesilmeyen bir atlıdır O; “Önden Giden Atlılar”ın en en soylu olanlarından… Kendisiyle ufak fakat minvali kainatı ve içimize doğru giden yolları kapsayan bir söyleşi gerçekleştirdik. 1- Atasoy Müftüoğlu güne nasıl başlıyor? Her sabah yeni başlangıçlara, yeni ufuklara, yeni dostluklara uyanırım Her sabah; hiç aksatmadan, sabah namazından yarım saat önce hayata uyanırım. Bu saatler benim için son derece heyecanlı saatlerdir. Yeni bir sabaha sağlık ve esenlik içerisinde uyanmak; yeni başlangıçlara, yeni ufuklara, yeni ilişkilere, yeni çalışmalara, yeni dostluklara uyanmaktır. Sabah namazından sonra kitaplığımda eski kitapları karıştırmak, eski kitaplardan kimi bölümler okumak bana büyük bir haz verir. Bu saatler benim için şiirsel saatlerdir, şiirsel vakitlerdir. Bu vakitler içsel ve içten inşalar için insana büyük imkanlar kazandırır. Her sabah evden mümkün olan en erken saatte ayrılırım. Yeni ve güzel haberler alırım umuduyla neredeyse koşarak büroya giderim. Eskişehir’de hayatım evim ile bürom arasında geçiyor. Evden büro’ya yürüyerek gidip geliyorum. Eskişehir’de her yere yürüyerek gider gelirim. Ev ile büro arası 40 dakika sürüyor. Büro’ya gelirken günlük gazeteleri alır, gazetelerde yalnızca kimi köşe yazılarını okurum. Güncelliğe boğulup kalmaktan korkarım. Sabahleyin genellikle Eskişehir dışından misafirlerim olur. Ziyaretçilerim daha çok gençler, öğrencilerdir. Gençlerle iç içe olmak hayatın dinamiği olmalı Gençlerle protokolsüz ilişkilerimiz var. Büro’ya gelmek için randevuya ihtiyaç yok. Eskişehir’de bulunduğum günlerde bütün saatlerde büromuz ziyaretçilere açık. Bu öğretim yılında, geçen yıl başlattığımız bir programı sürdürüyoruz. Programımızın adı: “Yeni başlayanlar için yeni bir çerçeve” adını taşıyor. Bu yeni çerçeve, Muhammed Esed’in Kur’an Mesajı (İşaret Yayınları), Mevlana Mevdudi’nin Tercümanül- Kur’an’ı (İnkılab Yayınları), İsmail Raci Faruki’nin Tevhid’i (İnsan Yayınları) yine İsmail Raci Faruki’nin İslam Kültür Atlası (İnkılab Yayınları) gibi kitaplardan oluşuyor. Gençler’in; bu kitapları özümseyerek, bir ahlaka/bilince/tavra/tarza dönüştürerek, bu kitaplardaki çerçeveleri yaşanılır kılıncaya kadar okumalarını istiyoruz. Bu kitaplar hakkında kendileriyle konuşuyoruz. Bu öğretim yılında 100 civarında arkadaşımıza bu kitapları kazandırdık. Bu programın dışında son birkaç yıldır sürdürdüğümüz tarih felsefesi okumalarını bu yıl da sürdürmeyi planlıyoruz. Günümüz dünyasını yakından izlemeye çalışıyoruz. Entelektüel dünyanın nabzını tutalım istiyoruz. Gençlerin kültürel yerelliklerle, dinî yerelliklerle kendilerini sınırlandırmamaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu çalışmalarla gençlerin entelektüel düzeylerini yükseltmeyi amaçlıyoruz. 2- Öğle aralığında Atasoy Müftüoğlu hangi kapıları aralıyor? Misafirlerime imkanım ölçüsünde kitaplar armağan ediyorum Öğle saatlerini de büroda geçiriyorum, öğle namazını büroda kılıyorum. Hangi saatte olursa olsun misafirlerimize, özellikle de Eskişehir dışından gelen misafirlerimize taze simit ve çay ikram ediyorum. Her misafirin bir elma istihkakı da var. Kitap konusunda, okuma konusunda hassasiyetlerini bildiğim ya da öğrendiğim arkadaşlara imkanım ölçüsünde kitaplar armağan ediyorum. Şimdiye kadar evimize ya da büroya gelen misafirlere kitaplığımın neredeyse yarısını armağan ettiğimi söyleyebilirim. Kuşkusuz ben de armağan kitaplar alıyorum, bekliyorum. Yazı çalışmalarımı büroda sürdürüyorum. Yazılarımı ziyaretçilerin bulunmadığı saatlerde yazmaya çalışıyorum. Benden yazı talep eden herkese olumlu yanıt vermeye çalışıyorum. Şimdiye kadar kendi arzumla her hangi bir yerde yazı yazmadım. Birbirinin devamı sayılabilecek yazılar ve kitaplar yazıyorum. Profesyonel değilim, usta değilim, iddialı değilim. Bir sorumluluğu yerine getirmek üzere yazıyorum. Kendime özgü bir tarzım var. Her konuda yazabilecek bir yeteneğim yok. Verimli bir sohbet yazmağa değer noktalara götürür Pek çok yazı bürodaki sohbetler sırasında kendiliğinden biçimlenir. Ayrıntılara yer vermeyen özet yazılar, özet kitaplar yazdım, yazıyorum. Yazarken teknik bir hazırlık yapmam. Genellikle öğle saatlerinde postacı gelir, kargocu gelir. Postadan mektuplar çıkar, kargodan dergiler ve kitaplar çıkar. Gelen mektupları aynı gün yanıtlamaya çalışırım. Her gün mutlaka birkaç mektup yazarım. Mektup günümüz insanının gündeminden çıkıyor artık. Dolayısıyle mektup yazanlar da azalıyor. Mektuplaşma birebir yakınlaşmanın yöntemi Gençlerle mektuplar aracılığıyla konuşuyoruz, görüş alışverişinde bulunuyoruz. Kimi zaman tartışıyoruz. Dostluklar ve dayanışmalar tükeniyor. Eski arkadaşlarımızla ilişkilerimiz protokol ilişkilerine dönüşüyor. Kimi arkadaşlarımız politikacı oldular, kimi arkadaşlarımız iş adamı oldular, kimi arkadaşlarımız bürokrat oldular, kimi arkadaşlarımız farklı cemaat tercihleri yaptılar. Kimi arkadaşlarımız kendi adlarıyla anılan cemaatler kurdular. Kendi gündemleriyle, yöntemleriyle, çevreleriyle, ilişki biçimleriyle, konumlarıyla büyülenen arkadaşlarımız, kendi dünyalarına kapandılar ve bizimle ilişkilerini kestiler. Bu nedenle ben şimdi kiminle sorumluluk alışverişi yapabileceğimi, kiminle hangi konuları paylaşabileceğimi, kiminle hangi tarzda/bağlamda konuşabileceğimi kestiremiyorum. Kimi eski arkadaşlarıma ofislerindeki sekreterya duvarları sebebiyle ulaşmayı başaramıyorum. 3- Atasoy Müftüoğlu ikindi vakti dünyanın neresindedir? Medyatik ilgilerin gündemimizi belirlemesinden çok korkarım Sabahları hayata çok heyecanlı bir şekilde başladığımı söylemiştim. Bu heyecanı bütün bir gün sürdürdüğümü söyleyemem. Büro’ya gelen arkadaşlara ne pahasına olursa olsun temel sorular ve temel sorunlar üzerinde yoğunlaşmak zorunda olduğumuzu anlatmaya çalışırım. Bilgimizi, bilincimizi çoğaltarak bağımsızlığımızı da çoğaltabileceğimizi söylerim. Kaba, ucuz, düzeysiz hamasete karşı arkadaşları uyarırım. Hayatımızın içeriğini yoğunlaştırmamız, derinleştirmemiz konusunda hassas olmamız gerektiğini söylerim. Entelektüel hareketsizliğin mazur görülemeyeceğini, algılarımızın kendimiz tarafından yönetilmesi gerektiğini, her türlü manipülasyona karşı bilincimizi tahkim etmemiz gerektiğini konuşuruz. Yeni keşifler için, yeni boyutlar için, yeni ufuklar için bir açlık, bir merak içerisinde bulunmamız gerektiğini; üstadlarımızı/ağabeylerimizi izlerken eleştirel bir dikkat içerisinde bulunmamız gerektiğini, üstadlarımızın/ağabeylerimizin de yanlışlar yapabileceklerini, yanlışlar yaptıklarını örnekler vererek gençlere anlatırım. Bu nedenlerle gençlerin bizleri aşmaları gerektiğini onlara telkin ederim. Her kuşağın kendi dönemine özgü bir dili/söylemi/sorumluluğu olması gerektiğine inanırım. Bu nedenle gençlerin bizim kuşakları taklit etmelerinin çok yanlış olduğunu belirtirim. Gençlere İslam ailesine ait ortak renkleri, ortak hassasiyetleri, ortak kaygıları temsil etmelerini, hizip adamı olmamalarını, hiç kimsenin adamı olamamalarını, her durumda Allah’a ait olmalarını, namımız yürüsün diye hiç bir şey yapmamaları gerektiğini, İslami bir kültür devrimini başarmak için evrensel ufuklara, dayanışmalara, üretkenliklere sahip olmamız gerektiğini anlatmaya çalışırım. 4- Akşamları hangi minval üzeredir? Aile içinde karşılıklı paylaşımın saatleri başlar Akşam yemekleri evimizde erken yenir. Kimi zaman sofranın hazırlanması konusunda eşime yardım ederim. Evde eşimle bir araya geldiğimizde kendisine günün özetini anlatırım. İlgili günün haberleri/yazıları/yorumları konusunda karşılıklı değerlendirmeler yaparız. Eşim çok dikkatli bir gazete okuyucusudur. Bilmediğim konuları eşime, çocuklarıma danışırım. Merhum babam benden her hangi bir şey öğrenmek istemezdi. Ben çocuklarımdan yararlanıyorum. Onların dünyaya bakışı kuşkusuz bizim bakışımızdan daha genç. Onlar küresel dönemin bütün iletişim-etkileşim imkanlarını çok güzel bir şekilde kullanıyor. Ben bilgisayar-internet-ceptelefonu vb kullanmıyorum. Bütün bunların beni kitapla ilgili yoğunluklarımdan uzaklaştırabileceğini düşünüyorum. İnternete taşınan arkadaşlarım kitap okumayı bıraktılar. Televizyon seyretmiyorum. Çok nitelikli sinema filmleri olduğunda eşim beni haberdar ediyor, birlikte seyrediyoruz. Vakitlerini televizyon’a ayıran arkadaşlarımızın da kitapla ilgili hassasiyetleri yok oluyor. Akşam namazlarından sonra eşimle birlikte bir çay mola’mız oluyor. Çayları genellikle ben hazırlıyorum. Sadece insan ilişkileri değil kitap ilişkileri de o denli mühim Hiç kimseye benim kitaplarımı okuyup okumadıklarını sormam, merak etmem. Ancak kitapla ilişkilerini sorarım. Eşim ve çocuklarım da benim kitaplarımı okumadılar, ancak kendi tercihleri doğrultusunda okuyorlar. Hepsi İstanbul’da yaşayan üç oğlum var onların sağladıkları imkanlarla son birkaç yıldır Türkiye dışına kültür gezileri yapıyoruz. Geçen yıl hep birlikte Endülüs’e gitmiştik. Hepimiz çok etkilendik, çok sarsıldık, çok büyük bir hüzne garkolduk. Sizin, bu söyleşi için beni aradığınızda da Portekizdeydik, orada, Lizbonda İslam sanatları sergisini gezdik. 11 nci yüzyılda Lizbonda İslami yoğunluklar olduğunu öğrendik. Akşamları, akşamdan sonraları evde daha çok yeni yayınları okuyarak vaktimi değerlendiririm. Pek çok kitabı birlikte okurum. Her yeni kitabı piyasaya çıktığı gün almak için çok çaba harcarım. Kimi kitapların piyasaya çıkışını büyük bir merakla beklerim. Kimi akşamları eşimle birlikte kitapçıları dolaştığımız olur. Şu günlerde yeni çıkan pek çok kitabı eleştirel bir dikkatle okumaya çalışıyorum. 5- Atasoy Müftüoğlu geceyi/geceleri nasıl yaşıyor? Kalabalıklardan, kalabalık ilgilerden uzakta yaşıyorum Ben, içerisinde yaşadığımız dönemde ahlaki bir ses, sorumlu bir ses olmaya çalışıyorum. Hepimizi derinden yaralayan rahatsız eden gelişmelere karşı duyarlı bir çevre oluşturmaya çalışıyorum. Kendi ismimle anılan her hangi bir şey yapmak istemiyorum. Ahlaki sorgulamalar yaparak, ahlaki duruşu bir eyleme dönüştürelim istiyorum. Bilinçli çabaların süreklilik gösteren çabalar olduğuna inanıyorum. Kültürel bir çürüme döneminde, kültürel yoksullaşma döneminde, ayrıntı kalabalıklarından kurtularak, bütün bilinç kapılarını genç kuşaklar için sonuna kadar açmamız gerektiğini düşünüyorum. Bütün bu nedenlerle Rabbimizin bize katından lütfettiği, içerisine doğduğumuz bütün vakitleri; sınırlarımızın ve sorumluluklarımızın bilincinde olarak; hiç bir aşırılığa, bencilliğe, narsisizme, bağnazlığa düşmeden değerlendirmeye çalışıyorum. Güncel olan hayattır, kalıplarla ve imgelemelerle tamamını göremezsiniz Kalıpçı yaklaşımlara; moda ilgilere, moda konulara, moda kitaplara itibar etmiyorum. Hayatı bir bütünlük içerisinde yaşamaya gayret ediyorum. Dışlanma ve yalnızlaşma korkusu taşımadan farklı olmaya cesaret etmemiz gerektiğini düşünüyorum. 43 yıldır Eskişehir’de yaşadığım halde, bugün gelmiş kadar bu kente yabancı olduğum için, her hangi bir gece etkinliğine katılmıyorum. Kalabalıklardan, kalabalık ilgilerden uzakta yaşıyorum. Kalabalıkların ilgisini çekecek bir dile, söyleme, tarzı ihtiyaç duymuyorum, saygı da duymuyorum. Sayılara değil, niteliklere önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Sabahları çok erken kalktığım için, geceleri en geç saat 23’de yatıyorum. Sizin için, hepimiz için aziz vakitler, aziz uğraşlar, aziz dostluklar, aziz ilgiler, aziz bir ömür ve aziz bir gelecek dua ediyorum.

Adem Turan/Dünya Bizim’ den alıntı yapılmıştır.

Adem Beye bu faydalı röportajından ötürü teşekkür ederiz.


YORUMLAR
Atasoy abimizle ilgili bu yazı beni çook eskilere götürdü sağolun.
O hep genç kaldı umarım gençler okurlar ve onun gibi her açıdan genç kalırlar.
Selim IRMAK /SAMSUN
anonim 17.01.2010 16:43:26
Bu yazı benim için tam bir nostalji oldu.Eskişehir’ de kaldığım yıllarda sığınacak limandı.O’nun ahlaklı ve erdemli duruşu Allah’ ın günlerinin hızlı geçtiği bu yaşımda hala gözümün önünde.Fikirlerin içselleşmeden kişiye eğrelti eklemlenenip kişisel hırslara neden olduğu bu zamanda bilinç ve sevgiyle herkesi kuşatan bir düşünce adamıdır.Allah O’ndan razı olsun.Ümmetin sizin gibilere çok ihtiyacı var.Ötekileştirme hastalığına yakalandık, öksüz, yetim kalıyoruz çoğu zaman...
anonim 19.01.2010 18:12:08
güzel ve bilinçli bir yaşam. bizle paylaştığı için selim abiye teşekkür ederiz.
bocek58
anonim 19.01.2010 22:25:45
Hayata ve Dünyaya duyarlı ve sorumlu bakmanın günümüz örneklerinden olan Atasoy abiye selamlarımı iletiyorum. Özellikle kitap okuma işselleştirme-medya basın arasındaki hassas noktalara dikkat çekmesini önemsiyorum. Günümüz dünyasında fravunun sibirbazlari ile risaletin aydınlık mesajlarını çok iyi ayrıştırılmasına okadar ihtiyacımız varki. Okumak... okumak... okumak... duasıyla Selim kardeşimize teşekkür ediyorum.M.Kantar
anonim 22.01.2010 14:46:57

"Yaşayan yaşlanmaz, yaşamayan yaşlanır." Portekiz Atasözü.........Atasoy abiye bizden de saygılar.Bir an önce internet’e bekler ve ’’KİM OKUR’’ sitesinde YORUM’lar da görmek dileğim ile.Hani !!’’beşikten mezara kadar İLİM’’.Selam ve saygı ile.
anonim 28.01.2010 08:36:20
Saygıdeğer ve Güzel İnsan Atasoy Müftüoğlu ile bu söyleşiyi vaktiyle "Dünyabizim" portalı için ben yapmış idim. Fakat siz, bu söyleşiyi sitenizde kaynak belirtmeden yayınlamışsınız; ki, son derece yanlış! Son derece gayri ahlâkî! Allah aşkına, çok zor bir şey midir kaynak belirtmek!? Bir de tutmuş, "Selim" adında birisine teşekkür edip duruyorsunuz. Yazık, hem de çok yazık!!! Sizi Allah’a havale ediyorum; daha başka ne diyebilirim ki!
Adem Turan
anonim 13.11.2011 02:05:19
sayın adem turan;
bu yazı bize, "selim" adlı üyemiz tarafından gönderilmiştir. kaynak hakkında, bir bilgiye sahip olmadığımız için, okuyucuya faydalı olması-okunması maksadıyla yayımlanmıştır. bu işten ticari yada daha farklı bir
karşılık beklemiyoruz. "gayri ahlaki" olarak gösterdiğiniz, bu makalenin kaynak gösterilmeden yayımlanması, şahit olduğunuz üzere birçok kimse tarafından okunmuş ve teşekküre mazhar görülmüştür. isterseniz, aldığınız dua dışında beklentiniz varsa, teşekkür yazısı yayınlayabiliriz sitede.
selametle...
anonim 13.11.2011 17:51:19

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002662339

iletişim : editor@kimokur.com