Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




BENİM İÇİN YAZMAK ÇIĞLIK ATMAKTIR…
BÜNYAMİN ZERAN
BENİM İÇİN YAZMAK ÇIĞLIK ATMAKTIR…

Yazmak benim için nefes almak gibi bir şey. Çığlıklarımı duyurabildiğim ya da ötekiyle kıyasıya vuruşabildiğim alanlardan biridir. Modernleşen dünyaya başkaldırdığımı ilan ettiğim ve avazım çıktığı kadar bağırdığım bir alandır yazmak. Yazıyorum çünkü varım ve varlık bilincimi kuşanıyorum. Yazdıkça yazılası ne kadar çok şey olduğunu fark ediyorum. İnsanlara iletilecek onca mesajın varlığını görüyor bir şekilde mesaj yerine iletilmelidir diyorum. Benim için tek yol mudur yazmak? Elbette değil. Ama önemli bir savaş alanıdır. Savaş kelimesi birçoğumuza özellikle hümanizm duyguları gelişmiş olanlara çok anlamsız geliyor olabilir. Ama şapkamızı önümüze alırsak dünyanın iyi ve kötü savaşlarına tanıklık ettiğimizi inkar edemeyiz. Eğer bu savaşta Allah için saf tutmamışsak her türlü karşı safta olduğumuzu bilmemiz lazım. Yani ya cellatızdır ya kurban!

Öyleyse bir savaşın varlığını kabul etmeliyiz. Zalimler zulmünü üzerimizde ebedi kılmak için çabalarlarken biz ise yeryüzünü zalimlerden arındırıp ıslah etmek için ceht halinde olmak zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz. Çünkü Allah bize mücahid ve zalim olmanın ötesinde üçüncü bir yolu açmamıştır. Mustazaf olmak çaresizliği anlatır. Allah bu çaresizliğe son verilmesi için bir yandan mücahidlerin mücadele etmeleri gerektiğini vurgularken mustazafların da içinde bulundukları halden çıkabilmek için mücadele etmeleri gerektiğini vurgular. Aslında zayıflığının farkında ama bu zayıflıktan kurtulmak için mücadele eden insanlar da mücahid olurlar. Herkes kendince zulme karşı bir savaş verir. Ve zulümle yapılan yani Allah’ın belirlediği yaşam amacından sapıp kendince buyruklar ve yasalar inşa edenlerle yapılan savaş kişinin kendi şartlarına göre şekillenebilir. İşte ben bu mücadele alanlarına yazmayı da dahil ettim.

Matbaanın kullanılmaya başladığı yıllardan bu yana yazı toplumlar üzerinde çok ciddi etkiler yaratmıştır. Luther’in devrimine bakın bildirilerini yazarak bir çok yere ulaştırmış ve mesajının bir çok insanlarca anlaşılmasını sağlayarak halkları galeyana getirmiştir. Sanayi devriminin yayıldığı dönemlerde Batılılar isteklerini topluma dayatabilmek için yine basını kullanmışlardır. Osmanlının çöküş döneminde Batılıların ve yerli işbirlikçilerinin Bâb-ı Âli’deki neşriyatları yine çok büyük önem arzetmiştir. Osmanlının toplumsal değişimi Tanzimat dönemiyle başlayıp cumhuriyetin tarihiyle nihayete erişmiştir. Yani cumhuriyet dönemi modernleşme aslında bir sonuçtur. Bu sonuca erişebilmek için Namık Kemaller, Ali Suaviler, Yusuf Akçuralar, Ömer Seyfettinler, Şinasiler, Yahya Kemaller vs. daha birçok yazarlar emek vermişlerdir. Dolayısıyla bir toplumu dönüştürmede yazım sanatını kullanmak elbette çok önemli bir argümandır. Ama tek argüman asla değildir. Bunu bir savaş diliyle anlatacak olursak yazmayı bir şehri bombalamak halkın arasında tebliğ yapmayı ise piyadelerin şehre girerek şehri teslim almasına benzetebiliriz. Yazmak zihne sorular takmaktır. Zihni allak pullak etmektir. İnsan yazılanı okudukça varlık nedenini sorgular. Vahiylerde bu sebeple gönderilir. Resuller gönderilen ayetleri yazar ve halka ilan ederler. Yazılanı okuyup kendisine soru sormayan insanlar ya cellat olurlar ya kurban.

Tüm bunları bilmeme rağmen bazen yazmayı bırakmak isterim. Anlatmak istediklerimin anlaşılıp anlaşılmadığından emin olamam. Çünkü karşılıklı sohbet tadında değildir yazmak. Kimin okuduğunu bilmezsiniz, ne tepki verdiklerini bilmezsiniz. Mesajınızın net olarak anlaşıldığından emin olmazsınız. Soylu öfkelere tanık olmazsınız. Bilirsiniz ki kötülerin hükümran olduğu dünyada iyilerin sesinin daha da gür çıkması gerekir. Yazarak sesinizin gür çıkmadığına inanmaya başladığınızda bu işten geri durmak istersiniz. Belki de her yazarın böyle duyguları zamanla olur. Ama dedim ya benim için yazmak dünyaya kocaman bir çığlık atmaktır. Sesim duyulmasa da, mesajım tam anlaşılmasa da böyledir. Diyorum ki ey zalimler ben yaşadığım sürece sizin tüm zulümlerinizi elimden geldiğince, gücümün yettiğince ilan edeceğim. İşte o zaman biraz olsun rahatlayacağım.

Yazmak aynı zamanda yenilenmektedir de. Yazmak için daha çok okumak gerekir. Çünkü mesajınızın sürekli taze kalması için sürekli okumaya ve sürekli öğrenmeye ihtiyacınız vardır. Hayatınız son bulana kadar bu eylem bu şekilde sürer gider. Okudukça rahatsızlığınız artar ve yazarak rahatsız etmeye devam edersiniz. Ne demiş rahmetli Şeriati: “sizi rahatsız etmeye geldim.” Evet ne kadar rahatsız olsanız da ben gücümün yettiğince yazmaya devam edeceğim. Yaşadığımız dünya bize sihirli camların arkasından ne kadar güzel gösterilirse gösterilsin bilin ki insanın değerinin olmadığı ve insanın nesneleştiği çağı yaşamaktayız. Yalnızca elit birkaç ailenin mutlu ve refah yaşaması için nerdeyse tüm dünya halkları köleleştirilmektedir. İnsanlar ise ekmek ve özgürlük diye sokaklara çıkıp nara atarken bilmelidirler ki Allah’a kul olmak için sokağa çıkılmadıkça sokaklara her iniş yeni bir zalimin zulmüne rıza göstermekten başka bir sonuç doğurmaz. Kral öldü yaşasın yeni kral diyeceksek ne ekmeğimiz ne özgürlüğümüz olacaktır. Yalnızca paslanan prangalarımızı daha yenisiyle değiştirmiş olacağız. Biliyorum ki kızacaksınız zalim firavunlar devrilirken neden güzel yazılar yazıp kutlamıyorsunuz bu olanları diye. İşte yukarda yazdığım sebeplerden kutlayamıyorum ve kuklayı değil kuklacıları işaret ediyorum sırf siz biraz daha rahatsız olun diye. Ben kocaman bir çığlık atıyorum dünyaya sesimi duyuyor musunuz, beni anlıyor musunuz diye.


YORUMLAR
yazmak, ne güzel şey. ve bir ihtiyaç. çığlık dile dişe gelmiştir zaten, özgürlük bekler. sancı tutar, yazma sancısı. gecikirse kalem titrer,sözler ısınır.bırakmazsan sahibini yakar.
yazmak, kalemin ve dertlinin kaderidir.
elinize sağlık.
dilek buz
anonim 14.02.2011 07:24:59
yazının başlığına bakıp klişe bir giriş klişe bir konu diye düşünmüştüm.yanıldığım için mutluyum.yeni şeyler okudum yeni şeyler gördüm.yazanlar olmasaydı, okuyanlar da olmayacaktı.siz yazarak rahatsız ettiniz biz okuyarak rahatsız olduk.bizi çok rahatsız ediyorsunuz.bakarsınız zaman için bir çok kişi rahatsız olur...saygılar
anonim 14.02.2011 17:36:20
Sizi anlıyorum...
Siz yazarak tarihe not düşüyorsunuz/düşmelisiniz/.
İnsanın doğruluğunun ölçüsü, sözünün haklılığıdır.Öyle anlar olurki ne söylerseniz söyleyin insanların bir bölümüne yazdıklarınızın gücü yetmez onları ancak zaman ikna eder.Yazar odurki hikmet ve basiret kuşanır ancak böylece uzakları, ati zamanı görebilir.Sizi anlamayan/anlamak istemeyenler/ de olacaktır belkide zamanla anlayacaklardır kim bilir...Aslolan yazarın hangi menzil üzere yola çıktığıdır.Zaten menzile varmayla değil yolda sabit kalmayla mükellefiz. Sabır,yazarın yol azığıdır bundan yoksunsa yolda kalır takatten kesilir.Yolda yürüdükçe gelişir olgunlaşır işte bu olgunluk sizi anlayanların/takipçilerin/ çoğalmasına vesiledir.
Yazmak duyurmak, ilan etmektir şimdiye kadar yazdıklarınızdan razı olduk Allah’ta razı olur İnşallah
Erhan TOPRAK
anonim 15.02.2011 16:22:01
sen hep yaz kardeşim çığlığın yazıların olsun. severek okuyoruz
anonim 17.02.2011 16:55:23
bu cehd’ir cihad’ır cıhadın şahitlik gazan mubarek olsun.A.E.O. İ.METİN
anonim 17.02.2011 19:52:11
daha yazacak, anlatacak o kadar çok yazınız varki sonuna kadar sizi takip ediyoruz. siz yazdınız biz okuduk ve şahid olduk. yenilenip yenilendirmeniz dileğiyle. zulmün karşısında beraber durmak temennisiyle.. İ.Bayrak
anonim 17.02.2011 23:56:25
okuduğum yeni yazılar duyduğum yeni fikirler günden düne kalıplaşmış fikirlerimin kabuklarını inceltmekte her yeni düşünce ile karanlıklarım aydınlanıyor bakış açılarım genişliyor hayatı yorumlamam farklılaşıyor
okuduğum her yeni yazı sahip olduğum bilgilerle baoğdaşmadığı için rahatsız oluyorum bu sebebten sizden rahatsızım
ama sizden gelen rahatsızlık her nerdense benim sizden uzaklaşmama mani oluyor
teşekür ediyorum beni rahatsız etiğiniz için karanlıklarımı aydınlatığınız için R.GÜN
anonim 21.02.2011 17:39:40

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 002797461

iletişim : editor@kimokur.com