Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




ÖZNE OLMAK YA DA NESNE OLARAK KALMAK...
Bünyamin ZERAN


 Zaman hızla her şeyi öğütür mü? Eğer böyle düşünecek olursam zamanı bir değirmene benzetir kendimi de bir buğday tanesi gibi düşünürüm. Oysa insan olarak ben özneyim. Tarihin hiçbir döneminde nesne olmam emredilmedi bana. Zamanın beni öğütmesi ancak benim özne olmaktan çok nesne olarak kalışımla alakalıdır. Post modern bir çağ tam da bunu arzulamaktadır. Benim nesneleşmem yani edilgen hale getirilmem.



Her düşünce hakim olduğu çağda insanlığın yönünü kendi düşünce akışına doğru çekmek ister. İlahi olan düşünce insanı evren içinde aktif hale getirmek ve yaşamsal zenginlikten eşit şekilde faydalandırmayı amaç edinir. Bunun için yasalar oluşturur. Bu yasaları elçiler aracılığı ile insanlara iletir. Sürekli insanlık ile iletişim halindedir. Doğayı, evreni insanın rahat yaşayacağı bir şekilde imar eder. En önemlisi tüm kainatı insana boyun eğdirir. Eğer insan kendisine sunulan öğretiyle yolunu aydınlatacak olursa sorunsuz bir şekilde cenneti yeryüzünde yaşar. Ama bu yasalara aykırı bir şekilde hakkaniyetten uzak olursa da karmaşa içine düşer ve kaos yaratır. Artık özne olmak adına tanrı olmak için yarışır ve giderek nesneleşir. Çünkü insan kendi gücünün sınırlarını kontrol edemez hale gelir. Kontrolsüz bir güçle yola çıkan kimse yolun ağırlığı altında ezilir ve hiçleşir.



İnsanın herbirinin ayrı birer tanrı ilan edildiği şu çağda insana kurulan tuzak oldukça büyüktür. Çünkü bu çağda sabitler ve değişkenler diye bir şey yoktur. Yalnızca değişkenler vardır. Heraklitos’un “değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözü sanki post modern düşüncenin özetidir. Her şey değişmeli midir yoksa bazı şeyler değişmeden korunmalı mıdır? Modern ve post modern düşünce sabitelerden yana değildir. Sabitelerden yana olmak dogmalardan yana olmaktır. Dogmalardan yana olmak insanı donuklaştırmak ve bir kalıba sokmaktır. En büyük dogma da gökten geldiğine inanılan vahiydir. Gerçekten vahiy mi insanı bir kalıba sokar yoksa modernizm mi? Bunun cevabı aslında çok basittir. Malum yaratılmaya çalışılan dünyaya baktığınızda eğlence şekli, yeme alışkanlıkları, düşünme biçimleri, aile kurumu ve eğitim anlayışı ile kimin tektipleştirdiği ortadadır. Beyaz ırkın üstün sayıldığı, fastfood yeme alışkanlığı, AVM’lerden alışveriş yapma, spor müsabakalarını seyretmekle deşarz olma, dünyanın gidişatını sorgulayan değil dünyanın gidişatına entegre eden eğitim anlayışı, efendilerin efendiliklerini kabul edip kutsayan bir eğitim anlayışı, ailenin üretim merkezi olmaktan çok cinnet mekanı haline getirilen anlayışı ile çağımız tektipleştirmenin öncüsüdür.



Oysa Allah insanları renk renk yaratmış, kabilelere ayırmış ve her insana tevhit, adalet, ibadet ve ahlak esaslarını yerleştirerek insanlığı onore etmiştir. Hiçbir rengi diğer renge üstün tutmamış ve hiçbir insanı sırf daha zengin diye diğer insanlara kral yapmamıştır. En değerli üstünlük olarak takvayı işaret etmiş ve takvaca üstün olanlar ise en ahlaklı ve erdemli insanlar olmuşlardır ki bu insanlar başkaları üzerinde tahakküm kurmaktan çok başkalarını kendi nefislerine tercih eden kimseler olmuşlardır.



Propaganda kültürü ile kendini yenilmez tek galip ilan eden bu düşünce zayıflığını ve kofluğunu gizlemeyi becerebilmektedir. Aslında örümcekten bir ev yapan adamın evini andırmaktadır bu düşünce. Ne var ki bu eve üfleyebilecek cesarette yiğitler yetişmelidir. Eğer doğru noktadan bu eve üflenirse kuşkusuz ağ bozulacaktır. Ama ağın içine girip bu evi yokedelim dersek bu ağ elimize yüzümüze bulaşacak ve bizde de bu düşünceden kalıntılar olacaktır ki bu modernitenin ve postmodernitenin kazancı anlamına gelecektir. Sorunu doğru tespit edip doğru noktayı yakalayabilirsek sorunun çözümüne katkı sağlamış oluruz. Varolan bizi kuşatan her şeye karşı bir acabamız olmalıdır. Doğru bildiğimiz şeyleri sürekli yeniden gözden geçirmeli ve vahiyle olan irtibatımızı daha da kuvvetlendirmeliyiz. Dünyayı değiştirmek kendimizi değiştirmekten geçer. Çünkü biz özne olmayı arzularsak hiçbir düşünce bizi nesneleştiremez.



Allah, insan olarak bizi tüm zamanlar içinde kendisine kul olmamız için yarattı. Kulluğumuzun farkına varabildiğimiz gibi kulluğumuzun önündeki engelleri de farketmemiz için bize sabitelerimizi ve aklımızı verdi. Zamana karşı savrulmamızı değil zamanı onun istediği gibi savurmamızı istedi. Biz yalnızca Allah’ın karşısında edilgen olmayı kabul ettik. Onun dışındaki tüm izmler, ideolojiler ve sistemler karşısında ise etken olmayı kendimize kulluk bildik. Bunu doğru şekilde devam ettirebilmemiz için çağımızı iyi okumamız gerekmektedir. Şirke düşmeden iman edebilmek için çağın süslü yalanlarına, propagandanın cazibesine kapılmadan inançlarımızdan kalkan yaparak yolumuzu çizmeliyiz. Cennetimiz için buna ihtiyacımız vardır.




YORUMLAR
Özne olmak" kul" olmaktır.Kul olmak insanın Allahı ve kendisini mutmain edebilmesidir.
Marksist bir genç bana, "devrimci ruh bize sevğili ile sokakta el ele gezemeyeceğimizi söyler çünkü;el ele gezmek rehavetin dünyevileşmenin,sıradanlaşmanın göstergesidir" demişti.
Her ideolojini disiplini var insanı sıradanlaşmaktan korur.
İslam düşüncesinin disiplini ise,"Alla’ha imandır" İnsanı cennete götürecek olan yaptığı ibadetleri değil salih,sahih,rİyasız,gösterişsiz,dürüst imanıdır.
Eline sağlık güzel bir yazı olmuş
Erhan TOPRAK
anonim 05.02.2012 23:41:12
S.A değerli dostum.varoluşumuzun yegane amacı Allah`a kulluk.fakat sekülerizim müslümanların en büyük sorunu. bu günun dünyasında kurani değerler ile yaşamak toplumdan soyutlanmak anlamına gelmekte.oysaki Hz muhammed peygamber olduğu andan itibaren toplumda en aktif kişilerden birisi idi.sürekli olarak mekke gundemini belirleyendi.biz müslümanlar olarak yapmamız gereken kurani değerler ile bu toplumda var olabilmektir.aksi taktirde yaşadığımız gibi inanırız.selam ve dua ile.
anonim 05.02.2012 23:55:51
dost yazını iktibastan okumuştum ,eline sağlık ,izm’lerle baş etmek,diğer ideolojilere karşı mücadele vermek bizim yoldaşımız sandığımız ,şekliyle konuşmasıyla bize benzeyen ama aslında en tehlikeli ve en çok mücadele etmemiz gereken insanlar dünyada cennet murat edip ,dini bu amaçlarına kalkan yapmaya devam edenlerdir,kayseri belediye başkanı müslüman diye ehrkesin saygı duyduğu insan hunatta tepede kendisine özel ayrılan bölümde cuma’nıun sadece farzını kılıp geldiği yoldan hızlıca gidiyor,insanlar tepki göstereceği yerde "büyük adam yaa" diyorlar,peygamberdendemi büyük,onların hangisi yüksek yerde oturdu ve kaçtı,hangisi yüksekten hitap etti,Allah şekli badeti değil dosdoğru ibadeti farz kıldı,neyse kalemine sağlık öfkelendim durduk yere

hasan daştan
hasandastan 06.02.2012 12:38:31
Aslında bugünlerde olan gündem konularına tam teşekküllü bir cevab olmuş.Ellerinize sağlık Abi
Bu yazının akabetinde inşallah özne(kul) olmak dileklerimle..
Postmodernizm içinde yeni sevinçler yaşayanlar batı dünyasının ahlaki ve etik değerlerini çoktan kabul etmiş ama buz pistinde düz yürüdüğünü sanır ve ne yazıkki ben değişmeden dünyayı değiştermeye soyunanlar buz pistinde hakemliğe çoktan soyunmuşlar .
Bizim uyanık olmamız için dediğiniz gibi gözden geçirmeliyiz ve bu gözden geçirme için doğru yol gerek ve sonunda vazgeçmeyeceğimiz bir dosdoğru yol bu da;Şüphesiz, bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir.İsra/9(ayeti ile inşallah dosdoğru yolu bulmuş olacağız).Mustafa İNAN
anonim 06.02.2012 20:22:48
Çok güzel olmuş eline sağlık herkes özne olsa da insanlara öyle bilgiler öğretiliyor ki nesne eğilimi gösteriyoruz belirttiğin gibi hayat insanı şekillendiremez,insan hayatı şekillendirir
Furkan DAĞLAR
frkndglr 07.02.2012 09:32:47
Ben insanları ve cinleri yalnızca bana kulluk etsinler diye yarattım (51/65)
ayetiyle biz insanların bu dünyada bir amaç için bulunduğumuzu ve bu amacında ne olduğunu bizlere bildirmiştir. bizlerin de bu amacımızı gerçekleştirmemiz için bizlere dünya nimetlerini vermiştir. Bizlerin bu dünya nimetlerine hükmetmemizi emretmiştir emrimize vermiştir Bizlerin özne olduğunu bildirmiştir. Ne zaman ki bizler bu asıl görevimizi gerçekleştirmek için (ÖZÜ-GÜR) olmak istersek özümüze dönmemiz lazım. Ellerinize sağlık İST.R.GÜN
anonim 08.02.2012 11:47:40
Yazınızı bir kez okudum
Allah razı olsun.Allah samimiyetinizi,duyarlılığınızı daim kılsın.
Bazen yazılarınıza yönelik yapılan haddi aşan yorum sahiplerine ise acıyorum.
Allah yardımcınız olsun.
Ekrem Daştan
anonim 08.02.2012 13:15:19
ilk yorumcu galiba yanlışlıkla yazdı ’’Allah ı vekendisini mutmain etmesi..’’ cümlesi bana yanlış geldide
anonim 16.02.2012 02:42:09
89/27 Ey huzûra eren nefis!
89/28 Râzı edici ve râzı edilmiş olarak Rabbine dön!
89/29 (İyi) Kullarım arasına gir!
89/30 Cennetime gir!
Fecr surasinde ki bu ayetler insanın kendisini razı/memnun etmesini olumlar ama eksiktir çünkü;aynı zamanda Allahı da memnun/razı etmek kul olmanın gereğidir.Allah’ı memnun et Allah ta seni memnun etsin gibi....Yani,cümlede yanlışlık yok ama yazı dili böyle birşey...
Erhan TOPRAK


anonim 17.02.2012 18:58:01
Haklı olmakla birlikte radiyeten merdiyyeh ile ya eyyetühennefsül mutmainneh arasında fark var .Mutmain olmak bir tamamlanma ifadesidir yani nefs belli aşamalardan geçerek sonunda itminana erer bu ise Allah için söylenemez. Rıza dediğiniz gibi bir memnunluk ifadesidir .Tekrar arştıracağım ama sözmün doğru olduğu kanaatindeyim S.A.
anonim 18.02.2012 03:39:17
Sözünüzde haklı olabilirsiniz "Allah’ı razı kendisini mutmain etmek" şeklinde yazılabilirmiş.Allah razı olsun ikazınızdan ötürü..
E.TOPRAK
anonim 18.02.2012 19:58:19

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 002797490

iletişim : editor@kimokur.com