Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




VASAT İNSAN HZ. MUHAMMED
Erhan TOPRAK

 



Peygamberli bir toplumda doğmuşuz. Bölgeden bölgeye yöreden yöreye değişen peygamber tasavvurumuz var. Kuran’a ve onun peygamberine inanan topluluklar biliyor ki peygambersiz bir hayat düşünülemez. Fakat “nasıl bir peygamber” konusu üzerine ülkemizde olduğu gibi İslam dünyası da asırlardır doyurucu, ikna edici, kuşatıcıbir tasavvur da ittifak edilememiştir.


Toplum, peygamberi biliyor ama gereği gibi tanımıyor. Asırlardır İslam’ı kendisine hasım görenlerin Kuran’ın ve Peygamberin anlaşılmasının önüne engeller koyduğu bilinen bir gerçekliktir bu yüzden sağlıklı bir peygamber algısı oluşması bilinçli olarak engellenmiştir. Hz. Peygamberin “eminliği” konusunda ittifak edilmiş ama “yöneticiliği, emirliği, önderliği” noktası bilinçli olarak gözden kaçırılmıştır.


Hz. Peygamberin “merhamet” sembolü olduğu durmadan dillendirilirken, hayatın her anında savaşlarda önde ve önder kişiliği özenle saklanmış, anlatılanlar ise daha çok menkıbe ağırlıklı hikâyelerdir. Hz. Peygamberi sevgi ve hoşgörü ile özdeş hale getirenler, hak mücadelesi veren yönünü bilinçli olarak es geçerler.


Hz. Peygamber, gönderildiği toplumun sorunlarını tarif edendir. Tarif etmekle kalmayıp zulme zalime karşı koyan mücadeleci bir kişiliktir. Peygamber her türlü ruhi ve ahlaki çöküntünün tavan yaptığı zamanlarda toplumsal iflasa karşı koyan soylu bir nefestir. Peygamber vahiy zırhını kuşanarak aşağılara düşen insanlığı eşreflere taşımayı kendisine görev bilmiş bir İlahi duyarlılıktır.


Hz. Peygamber, Mekke cahiliyesinin zorbalık ve ahlaksızlıklarına karşı esnemeden dimdik durabilmiştir. Günümüzde sık sık başvurulan, zamanın koşulları, konjöktör vs. gibi siyasal sinmişliğin izlerini taşıyan kavramların ardına sığınmadan o zamanın güç odaklarının kirliliğini tarif etmekten çekinmeyen soysuzu çaresiz bırakan ahlaki donanımdır.


Hz. Peygamber, gücün ve güçlünün karşısına sadece ahlakı kuşanmış bu ahlak ona ve beraber olduklarına sekine üzerine sekine indirmişti. 9/40 Bu irade üzerine vasatı yakalamış olan ümmeti ile Rabbini razı etmişlerdi.Peygamberin varlık sebebi,beşeri davranışların kalitesini yükseltmekti ve O insanlık için son şanstı…


Kendi ahlakını, yanındakinde de yeşertme derdinde olandı peygamber. Kendini düşünmezdi O, birlikte yürüdükleriyle tek yürek olandı.. “…O,size çok düşkün, Müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir..” 9/128  Hz. Peygamber ahlakın taşıcısıydı ardından ahlakın ordusunu oluşturdu. Ahlakın yürüyeniydi. Vahiyle muhatap olan vahiyle arınandı O. Ahlakın ordusu ashabıyla kirlenmiş toplumu temizleyen hayat damarıydı. O’nun tedrisatından geçenler varlık sebebini bilirlerdi. Bu yüzden “Anam babam sana feda olsun ya Resurallah” sözü peygambere teslim olmuş ashabın ona olan sevgi ve muhabbetini de en veciz şekilde ortaya koyuyordu.


İslam düşünce disiplini, Kuran ve peygamberin doğru anlaşılmasıyla insanlığın kurtuluşuna kılavuzluk edecektir. İslam adına üretilen bunca hurafe ve bidat ürünü kutsallar arasında doğru bir Kuran ve peygamber algısı oluşması neredeyse imkânsız hale gelmiştir.


Ne yazık ki Peygamberin sevenleri (!) O’na gökyüzünde misyon vermiş, melekleştirmiş yüceler yücesi ederek örnekliğini imkansızlaştırmış kimisi de onun örnekliğini önemsizleştirmiş, varlığını gereksiz ilan ederek kendince rahatlama yoluna gitmiştir.   Hz. Peygamberi doğru anlayabilmenin tek yolu Kuran’a müracaat etmektir. Hz. Peygamberi Kuran’la tanıyabiliriz ve Kuranı’da Peygamber gibi okumaya çalıştıkça daha iyi anlayabiliriz. Kuran’ın dışındaki her kaynak geçmişin bize bıraktığı zenginliktir ama her bilgi/belge gücümüz yettiği kadarıyla Kuran’ın onayından sonra bizce meşruiyet kazanmalıdır.


Gelelim günümüze


Ülkemizde Ramazan aylarında oluşan bir dindarlaşma eğilimi öteden beri vardır. Dini hassasiyeti bir aya sığdırma ve bu ayı festivale çevirme çabalarına ek olarak son yıllarda ihdas edilen “Kutlu Doğum Haftası” ile Peygamberi anmak bir haftaya sığdırılırken aynı zaman da toplumda var olan peygamber algısıda güncellenmeye çalışılır. Hz. Peygamberi tanıtma faaliyetleri duygu-yoğun söz ve müzik eşliğinde adeta toplu ağlama merasimlerine dönüştürülür.


Hz. Peygamber, vasat bir insandır yani, dengeli-ifrat ve tefrite kaçmayan-mutedil ve ideal bir kişiliktir.Kuran’da Rabbimiz Hz. peygamberi örnek almamızı istemiyor mu? “..Böylece biz sizi, insanlara şahit (ve örnek) olmanız için orta-ideal (vasat) bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde şahit olsun..” 2/143 Hz. Peygamber şahitliğini/örnekliğini gereği gibi yapmış ki Allah O’nu model almamızı öğütlüyor.Kuran’da vasat kavramı;ideal,itidal ,ölçülülük,denge,orta yol anlamlarında kullanılmasına karşın bu kavram gündelik yaşamda; “kötünün iyisi,orta derecede,idare eder” anlamlarına karşılık gelmektedir. Kavramın içeriğinin tahrif edilmesi ayrı bir konu ama Hz Peygamberin ideal/vasat bir kul olarak tevhid ve adalet üzere bir topluluk oluşturma çabasına Kuran şahittir.


Yeni dönemde oluşturulmaya çalışılan Peygamber ise; Liberal eğilimli, hümanist (insan sever) ılımlı, sonsuz hoş görülü, statükocularla sorunu olmayan, pek itiraz etmeyen, sorgulamayan, herkesle barışık, barışçıl, edilgen birisidir. Oluşturulmaya çalışılan bu algıyı Kuran’a onaylatmak mümkün değildir çünkü böyle bir yaklaşım Kuran’daki peygamberden uzaklaşmaktır. Peygamberi, gökyüzünden yere indirenler kurguladıkları peygamberi ön kabullerine göre yeniden şekillendirirken hayatın neresinde olacağına, neresinde duracağına ne kadar söz ve eylem sahibi olacağına dair ictihad (!) ederek O’nu efsaneleştirip camilere, kutlu haftalara, vicdanlara haps etmeye çalışıyorlar. O’nu gül’e çevirip övgüler düzen zihniyet bilinçli yâda bilinçsiz Hz. Peygambere iftira atıyor. Peygamberin kulların övgüsüne ihtiyacı yoktur. Rabbimiz onu övmüş ve yüceltmiştir. Müslüman olduğunu iddia edenlerin onun için ağlaması değil onu anlaması doğru olandır.


Günümüzde Peygamberi anlamak ve yaşamak ancak tevhid eksenli bakış açısını yakalamakla mümkündür. Bu bakış bize şirksiz, vasat üzere, sade, mücadeleci, sorgulayan, dert edinen, ve kendini durmadan yenileyen bir hayat sürmemizi sağlayacaktır. Tevhid üzere yaşamak ise, hayatın her anında insanın nefsinin ve başka nefislerin kontrolüne girmeden vasat üzere adaleti ikame etme çabasıdır. İşte peygamber gibi yaşamak budur.


 

YORUMLAR
Eline saglık Erhan abi. Allah azı olsun. Devamını dileriz
anonim 24.04.2012 23:58:34
Sayın ERHAN HOCAM,

Sizinde belirttiğiniz gibi, her toplum( mezhep, grup, cemaat v.s) kendine göre bir Peygamber kimliği oluşturmuş ve onun sünnetine tabii olmaktadırlar. Bize düşen onların oluşturdukları bu sahte Peygamber kimliği düzeltmek değil, Kitabi olan RASUL PEYGAMBERİN kimliğini yaşamlaştırmak ve onu hayatımızın her anına yansıtmak olmalıdır.

Ne yazık ki bu konuda bir çok sıkıntımızda mevcuttur. Etrafımız işin edebiyatını çok güzel yapan, ancak iş yaşamaya gelincede söylediklerinden fersah fersah uzak olan entel, aydın, yazar vs. kimselerle doludur. Ehli kitabın hastalığına yakalanmış bu müzmin güruhu tanımayı ve onlardan beri olmayı rabbim bize nasib etsin.

Son paragraf da belirtmiş olduğunuz hal üzere olmamız dileğiyle....

Süleyman KURŞUN
anonim 25.04.2012 00:10:35
bugünün dünyasında peygamber algısının bahsettiğiniz biçimde sonsuz hoşgörülü, stotüko ile sorunsuz olması birilerinin kendi rahat yaşamlarının garantisi olarak peygamberi dayanak yapmasından ileri gelmektedir. gül peygamberine iman ederler ki herkese sende iyisin diyebilsinler. herkesin iyi olduğu ve nasılsa cennete gideceği bir toplumda peygamberin kılıç kuşandığını hatırlatarak insanları kıtal yahut cihatle sorumlu tutmak birilerinin elbette uykusunu kaçıracaktır. hem modern dünyada militan olmaya ne gerek vadır canım. ya hümanistsindir ya da terörist. batı algısına göre peygamber teröristtir, kutlu doğumculara göre ise hümanist. ya Kur’an’a göre nedir? nedense iman iddiasında olan büyük bir kesim bu sorunun cevabına cesaret edememektedir. ellerine sağlık abi çok güzel bir makale tabi anlayana. Bünyamin ZERAN
anonim 25.04.2012 00:13:54
KABUKLAŞMIŞ DÜŞÜNCELERİN GÜN IŞIĞINA GEREÇLERLE YÜZLEŞMESİ İÇİN ATILAN BİR SOMUT ADIM DAHA ELLERİNİZE SAĞLAN ÇOK GÜZEL VE YERİNDE BİR YAZI OLMUŞ İST R.GÜN
anonim 26.04.2012 13:39:38
Merhaba,
Bir dostun sürekli tekrarladığı sözün ne kadar da mühim olduğunu bir kez daha hatırlattınız. Dinimizin , konuşan , kendini aklayan v.s. ye ihtiyacından öte; ŞAHİD Olanlara , TEVHİD başta olmak üzere , Hz. Peygamberin yaşam ilkelerini sahih bir şekilde öğrenip hayatında model alarak uygulayanlara hepimizin ne kadar da ihtiyacı var. Hatta birincil çözüm gibi. Zira uyguladığınızda zaten iman etmiş oluyorsunuz. O halde yapılacak olan odur ki; Hz. Peygamberi Kur’ana sorarak, O’nun ışığında iman etmek, yaşama dönüştürebilmek için uğraşı vermek. Ve bundan haz almak gurur duymak. Mutmain olmaya çalışmak. Kaleminize sağlık. GURBETÇİ
anonim 27.04.2012 12:52:18
abim eline sağlık
TALAT
anonim 27.04.2012 13:03:15
Einize sağlık
Rabbim bizlere peygamberimizi anlayacak tevhidi imanı nasip etsin ve bizleri, peygamberimizi,imamımızı,önderimizi,imamızı…örnek alıp yaşayan kullarından eylesin.amin
Elinize Sağlık…
EBUBEKİR
EBUBEKR 28.04.2012 16:53:36
Peygamberi çağa taşımak değil bizim Peygamberin çağına gitmemiz şart.Oturduğumuz yerden peygamberi anlamak zor.
anonim 29.04.2012 00:24:31
sizin konuştuklarınızı dinlemeye, yazdıklarınızı da okumaya doyum olmuyor.. Allahım kalbinizdeki güzelliği önce dilinize, sonra kaleminize vermiş.. Allah razı olsun.. Ellerinize sağlık.. Dursun çolakoğlu..
anonim 29.04.2012 02:43:43
yorumlara sınavlardan dolayı bakamamıştım özür diliyorum teşekkür ediyorum ayrıca güzel yorumlarınız işin eleştirileri de anlıyorum ancak şu da var ki aslında açık uçlu cümleler kurarak yorumları hatta acımasız eleştirileri beklemiştim böylece herkesin düşünce ve görüşlerini almış olurdum:)
anonim 29.04.2012 09:20:07
Günümüz grupları sokaklarda gül kokusu yayarak,sakal-ı şerif öptürerek,kutlu doğumlar programları düzenleyerek peygamberin peygamber oluş amacını uzaklara göndermekteler.Sistem içeresinde 1989 larda bir grup (DİB) tarafından,sevabmış islamın farzıymış gibi ayarlandı ve Hz. muhammed’de ılımlaştırıldı.Zalime,tağuta savaş açan peygamber unutturuldu yerine ılımlı peygamber getirildi.
Kuran-i peygamberi kaleme alarak bizleri aydınlattığınız için teşekkürler abi yanlız yeni dönem peygamber konusunu biraz daha açmakta yarar var diye düşünüyorum.
Mustafa İNAN
tds 30.04.2012 10:38:22
"Hz. Peygamber, gönderildiği toplumun sorunlarını tarif edendir."
"Toplum, peygamberi biliyor ama gereği gibi tanımıyor."
"Hz. Peygamber, Mekke cahiliyesinin zorbalık ve ahlaksızlıklarına karşı esnemeden dimdik durabilmiştir."
"Hz. Peygamberi doğru anlayabilmenin tek yolu Kuran’a müracaat etmektir."
"Müslüman olduğunu iddia edenlerin onun için ağlaması değil onu anlaması doğru olandır."
"Peygamberi anlamak ve yaşamak ancak tevhid eksenli bakış açısını yakalamakla mümkündür."
Abi, elinize sağlık. d.buz


anonim 01.05.2012 18:28:47
Doğru söze ne denilebilirki abi eline gönlüne sağlık.
bursa’dan
anonim 02.05.2012 17:32:44
Allah razı olsun Erhan hocam;
Peygamberimizi bize tanıtılması gerektiği gibi tanıttığınız için.
Elbette bu peygamberimiz için yeterli değildir. Belki bir giriş diye bileceğimiz bu peygamberimizin tarifi anlamak isteyen insanlar için çok şey anlatıyor. Allah bizleri peygamberimizi gereği gibi tanımayanlardan ve gereği gibi tanıtmayanlardan muhafaza eylesin. Öyle kavimler ve milletler gelmiş ve geçmiş ki peygamberlerini ve mücadelelerini tanımak yerine tanrılaştırmayı tercih etmiş ve bu yüzden kafir olmuşlardır kuranın ifadesiyle. Yine bizim toplumumuza gelince; peygamberi anlamak yerine ya onu öyle olmuyacak yere otutturanlar olduğu gibi peygamberimizi ve davasını hiçe sayanlar ve peygamberimize verilmesi gereken değeri vermeyenler vardır. Bu hassas dengeye iyi dikkat edip itidali elden bırakmamalıyız. Tekrar edelim ki güzel bir yazı çalışması olmuş eline yüreğine sağlık Rabbımız bizleri anlayan,anladığını yaşayan ve yaşatma mücadelesi verenlerden eylesin.
anonim 06.02.2013 18:20:35
Allah razı olsun
Peygamberimizi bize tanıtılması gerektiği gibi tanıttığınız için.
Elbette bu peygamberimiz için yeterli değildir. Belki bir giriş diye bileceğimiz bu peygamberimizin tarifi anlamak isteyen insanlar için çok şey anlatıyor. Allah bizleri peygamberimizi gereği gibi tanımayanlardan ve gereği gibi tanıtmayanlardan muhafaza eylesin. Öyle kavimler ve milletler gelmiş ve geçmiş ki peygamberlerini ve mücadelelerini tanımak yerine tanrılaştırmayı tercih etmiş ve bu yüzden kafir olmuşlardır kuranın ifadesiyle. Yine bizim toplumumuza gelince; peygamberi anlamak yerine ya onu öyle olmuyacak yere otutturanlar olduğu gibi peygamberimizi ve davasını hiçe sayanlar ve peygamberimize verilmesi gereken değeri vermeyenler vardır. Bu hassas dengeye iyi dikkat edip itidali elden bırakmamalıyız. Tekrar edelim ki güzel bir yazı çalışması olmuş eline yüreğine sağlık Rabbımız bizleri anlayan,anladığını yaşayan ve yaşatma mücadelesi verenlerden eylesin.
Erol TIRTIL
anonim 06.02.2013 18:29:26

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002721683

iletişim : editor@kimokur.com