Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Allah islam ümmetine iman, akıl, ahlak, imkan ve sonunda da nice gerçek bayramlar nasip eder inşallah. İyi bayramlar.

::Ziyaretci Defteri
Tebrik ederiz
10.11.2020 17:19:55

Tebrik ederiz

İmtek Mühendislik

Merhaba Web Siteniz hem içerik yönünden hemde tasarım yönünden çok güzel olmuş. Başarılar dileriz.


Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




KELİMELERİNE SAHİP ÇIKMALI İNSAN
Bünyamin ZERAN

  Yaşamak öyküsü öyle uzunca kelimeler arasına sıkıştırılarak anlatılmalı mı bilmiyorum. Bazen sessiz çığlıklar yükselir insanın bakışlarından. Kederle örülmüş bir hayatı yeni kederlerle tanıştırmak için canhıraş bir mücadele vardır benliğimizde. Yaşanan onca kirliliğin içinde payım olmasın dercesine koşturmalar insanı yorsa da huzur verir. Onca söylenecek söz vardır ama bütün kelimeleri tüketmişizdir. Yola düşmek yolda hal diliyle anlatmaktan başka çaremizin olmadığı zamanları yaşarız. Eylemek söylemekten daha değerli olur. Çünkü eylemek göstermektir, şahitliktir.





Nice insanlar geçmiştir yeryüzünden. Öyle okkalı laflar etmişlerdir ki görenler söz üzerine iyi yakışıyor derlerdi belki de. Ama sözler eylemden uzak iseler havada uçuşan kar taneleri gibi yere düşünce eriyip kaybolmaya mahkûmdurlar. Kelimeleri olmalı insanın eylemle bütünleşebilen ve yakmalı dünyayı kelimeleri. İnsanın o ham çamurumsu yanını pişirmeli ve olgunlaştırmalı. İnsana eşrefi mahlûkat olduğunu hatırlatmalı ve esfele safilin ile eşrefi mahlûkat arasındaki farkı ayırt ettirebilmeli.





Kirlenmiş bir çağda kelimeleri kirletmeden hayata sunabilmek büyük bir özveri ister elbette. Yataklardan yanları uzaklaştırmak ve gecenin koyu rengini içine çekerek yıldızlara andolsun demek, yıldızların Rabbine andolsun demek maliyet ister. Her şey kelimeyle başlamıştır insanın hayatında. Beşerden insan formuna geçiş eşyanın isimlerini öğrenmekle olmuştur. İnsan ahdine sadık kaldığı sürece kendisine verilen kelimeleri kirletmeden yaşayabilecektir. Kelimelerimiz hüzünle doludur. Ah şu kelimelerin dili olsa konuşsa bizimle kim bilir ne nağmeler dökülecektir o öpülesi dillerden. 





Susmadan, dillerimiz dolaşmadan, öfkemiz yatışmadan geçmeliyiz tarih sayfaları arasından. Çığlığımız yükselmeli: Ey insanlar “Fe Eyne Tezhebune” diyebilmeliyiz. Nereye bu gidiş böyle diye haykırabilmeliyiz. Çünkü her gün biraz daha ölmekte ve her gün biraz daha tükenmekteyiz. Bizden geriye kalan tertemiz kelimelerimiz olmalı. İşte demeliler işte bu adamlar ahdine sadıktı bize kirlenmemiş kelimeler bırakarak gittiler. Tıpkı Seyyid Kutup gibi, tıpkı Ali Şeriati gibi ve Aliya gibi vs. vs.





Yaşamanın ustalık istediği zamanlarda kimin çırağı olarak işe başlayacağımız elbette önemlidir. Geleneğimizden kopan parçaları ya da yaşadığımız çağın realitelerine göre bilinç dizaynlarımızı merkeze alarak çıkacağımız hayat yolu bizi çıkmaz sokaklara sokarak zihnimizi kirletecektir. Ölü bir zihinle usta olduğumuzu iddia edecek olmamız bize vahyin kelimelerini ulaştırmayacaktır. Vahyin çırağı olmadan tek olan İlah’ı merkeze koymadan kendimizi terbiyesine emanet edeceğimiz her kelime bizi kirlenmiş bir dünyanın müptelası yapacaktır.





Kirlenmiş bir dünyanın içinde kalbi kirletmemek ve kalple düşünmeyi ihmal etmemek ancak Adem’e emanet edilen kelimelere sahip çıkmakla mümkündür. Kelimeler insana durduğu yeri, durması gereken yeri hatırlatır. İnsan yaşar, şahit olur ve kelimeler anlam kazanır. Yaşamadığını konuşmak, konuştuğunu yaşamamak kelimelerin künhüne varamamaktır. Çünkü söylenen her söz bir sorumluluk gerektirir. Sorumlu insandan sorunlu insana tekâmül etmek kirlenmiş bir çağa bir kurban daha sunmaktır.





Gazaba uğramıştır bütün sözlerimiz, şiirlerimiz ve destanlarımız… Şehrin ayyaşları kusmuk bulaştırmaya gayret etmektedir zihinlerimize. Salyalardan ve idrar kokularından uzaklaşarak söylemeye çalıştığımız her bir kelimeye kurşun yağdırmaktadırlar. Çünkü bizim kelimelerimiz şehrin ayyaşlarını huzursuz etmektedir. Zira, şehre ve şaraba yaltaklanmamaktadır sözlerimiz. Şehrin ayyaşları an be an takiptedirler bizi.





Kelimelerine sahip çıkmalı insan, kendine sahip çıkmalı. Denizin maviliğine, ağaçların yeşilliğine ve evrenin kusursuzluğuna sahip çıkmalı. Yüreğine sahip çıkmalı insan çünkü yüreğidir ona kelimeleri anımsatan ve onu gece yatağından uzaklaştırarak gecenin Rabbiyle buluşturan… Yaratan Rabbin adıyla okumayı öğreten ve daha nice bilmediği şeyleri öğreteni hatırlatan odur.





Savurmalı insan kelimeleri gökyüzüne. Düştüğünde her biri yere, tohum olsun filizlensin diye ve iyilik çoğalsın, salih amel çoğalsın diye. Kelimelerin kar tanesi gibi eriyip kaybolmaması için özenle beslemeli onları. Onlara hayat vermeli, kendinden bir parça kılmalı ve sözü eylemle, eylemlerini sözleriyle süsleyebilmeli. Şahit olmalı melekler ve şahit olmalı insan ve şahit olmalı yerleri ve gökleri yaratan. Tıpkı benim yeryüzüne şahit oluşum gibi, tıpkı benim bir ilahın varlığına şahit oluşum gibi.





İnsan taşıyabileceği sözler söylemeli ve hesabını verebileceği sözler. Nurlandırılmış kelimelerle akmalı hayatın içine. Hayatın içinde bir özne olarak dolaşabilmeli. Şehrin ayyaşları, çirkin vaizleri, köyün korucuları, şarlatanları ve şehrin Karunları korkmalı sözlerimizden. Halkı her an bir Kızıldeniz’den geçirerek kölelikten kurtaracakmışız gibi istim üstünde duruyor olmalılar ve biz halkı her an Kızıldenizlerden geçirecekmiş gibi donanımlı kelimelere sahip olmalıyız.





Bizi duyanlar, bizden haberdar olanlar tutup yüzleştirdikçe hayatı şehrin tüm kirlerini farkedebilmeli ve kirlenmişlikten bizim onlara sunduğumuz vahyin kelimeleriyle temizlenebilmeli ama en başında bizim temizlendiğimize şahit olmalılar. Kelimeler bizi, hepimizi yerlerin ve göklerin mülkünü elinde bulunduran Allah’a iletebilmeli ve böylece mümin bir insan kılabilmeli.


YORUMLAR
Ali ŞERİATİ edasında tıpkı onun gibi hislere vurgu yapmış çok enfes bir yazı...
yazarın eline sağlık.
anonim 17.03.2014 18:47:53
okurken zorlandım
söz ağızdan çıkar sözün sahibini bağlar.
konuşurken dikkat
aman yapmadıklarımızı söylemeyelim
yaptıklarımız olmayınca yapmadıklarımızı pazarlıyoruz herhal !!!!!
yazı içime oturdu ne yalan söylim
esen kalın
anonim 19.03.2014 21:51:21
Merhaba
’’ Neden yapmadıklarınızı söylüyorsunuz ? ’’
Bu başlıktan ne anladığımı iki cümle ile anlatmak isterim.
Öz itibarı ile ; NEDEN YAPMAYACAKLARINIZI - kendinizi veya insanları kandırmak vs. için - SÖYLÜYORSUNUZ olarak anlıyorum.

Zira insanın her konuştuğunu , yazdığını yaşayabilmesi mümkün olamayabilir. Hedeftir bu ve gerçekleştirmeye azami özen gösterilmelidir elbette ama bununla birlikte, bilerek yaşayabilmek adına okumalı araştırmalı , bilenlere müracaat etmeli , duyduklarını , bilmeye çalıştığı Kur’an ile her an mukayese etmeli , yaşanılan dünya ile buluşturulmalı ve bunları usulünce de paylaşmalı , bilginin sahih bir biçimde yaygınlaşmasını da sağlamalıdır diye düşünüyorum.
anonim 29.03.2014 16:56:19
İnsanlar , umutlarını , niyetlerini , olmasını istediği güzel hasletleri , erdemleri ya da hasbelkader farkettiği olumsuzlukları , Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla konuşması paylaşması , muhatabı açısından bir kazanım olabilir.
Eğer bu konuşan ağız - yazan kalem sizden veya bir kurumdan , erk’ten , makam mansıp v.s. gibi şahsi bir beklenti içinde değil ise , sizi yanıltmış olmakla size kendini ’’ satmak ’’ ile nemalanmayacaksa bir beşerden, o vakit söz’ e dikkat edilmelidir. Yanlış ise , aynı samimiyetle uyarılmalı , karşılığını da yalnızca Rabb’dan beklemelidir.

anonim 29.03.2014 16:57:33
Konuştuğunuz şeyler , sizin ASLA yapmayacağınız inanmadığınız şeyler ise EVET ,
Konuştuğunuz şeyler , sizi ilgilendirmeyen aşan şeyler ise EVET ,
Reklam yapıp , dünyevi kazanç elde etmek için , inanmadığınız şeyler ise konuştuklarınız EVET ,

Dezenformasyonun revaçta olduğu bu dönemde , uyarıcılara ne kadar da ihtiyacımız var. Eğer bu mazlum ümmetin faydasına paylaşacağınız şeyleriniz var ise ne olur paylaşın. Gurbetçi
anonim 29.03.2014 16:57:41

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003531337

iletişim : editor@kimokur.com