Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MEAL/YORUM DENEMELERİ-2 (FELAK SURESİ)
Barış CAN

 Meal/Yorum Denemeleri-2



Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile;


1- De ki: Fıtratın Rabbine sığınırım,(1)


2- Yarattıklarının şerrinden,(2)


3- Egemenleştiği zaman karanlığın şerrinden,(3)


4- Bağları koparanların şerrinden,(4)


5- Kıskandığı vakit kıskancın şerrinden.





DİP NOTLAR





1- “Felak” kelimesi sözlükte “yarmak, yarılmak, şaşmaya değer bir güzellik” anlamlarına gelir.Bu anlamda geceyi yaran sabah aydınlığına (şafak) da felak adı verilir.Ve çoğunlukla bu anlamda meallendirilmiştir. “Adem”(yokluk)den yarılıp çıkan “halk” anlamında bütün mahlukata da bu ad verilir.İşte bizim meallendirmemiz de bu son tercihe göredir. Mahlukatın yaratılışındaki saflığı,duruluğu,belki de eşyanın hakikatını anlatmaktadır.Bu anlamda “fıtrat” kelimesi, kavramımızın karşılıklarından biri olabilir diye düşünüyoruz.6/En’am Suresi 95-99.ayetleri bu görüşümüzü destekler mahiyettedir.Surenin 95.ve 96.ayetlerinde “felak” kelimesi “ism-i fail” kalıbında kullanılarak “falık” şeklinde gelmiş ve “yaran,şaşılacak güzellikleri ortaya çıkaran” anlamı ile zikredilmiştir:





“Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz! O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah’ın takdiridir.” (6/En’am Suresi:95-96).Devamındaki ayetlerde ise ; yeryüzü ve gökyüzündeki yaratılış mucizelerinden söz edilerek ibret ve ders almaya dikkat çekilmiştir.Ayetler,bize lutfedilen nimetlerin doğallığını ve sadeliğini,ilk hallerini,yani “fıtrat” ını gözlerimizin önüne sermektedir.( tohumu çatlatıp ölü iken dirilten,su indirip bitkiler yeşerten,bitkilerden türlü meyveler bitiren…) “Fıtrat”kelimesinin anlamlarından biri de “Bir şeyi başlangıcında yarmak, kazmak anlamında “ilk yaratılış” manasına gelir. Yani, mutlak yokluğun yarılarak, içinden varlığın çıkmasıdır.Kur’an’da “fıtrat” değişik kalıplarla “yarılmak,çatlamak” anlamlarında kullanılmıştır (42/Şura:5, 73/Müzzemmil:18, 82/İnfitar:1).Şimdi tüm bunların sonucunda “felakın rabbi”aynı zamanda “fıtratın rabbi” demek oluyor.Burada Rabbimiz her şeyin bozulmamış hali olan fıtrata vurgu yaparak onu sahipleniyor ve adeta bize şöyle sesleniyor : “Ey insan aslına dön ve fıtratına uygun davran. Biraz sonra açıklayacağım bozulmuşluklardan uzaklaş,o bozulmuşlukların korkularından sıyrıl ve ona göre yaşa.”





“Felak” geceyi (karanlıklar içerisinde bocalayan ruh halini) yaran (vahyin) aydınlığına da delalet eder : “Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur’an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” (14/İbrahim:1)





Gerek Nas Suresi’nde gerekse Felak’ta özellikle giriş ayetlerinde “Rabb” ismi zikredilmiştir (Rabbi’nnas-Rabbi’l-felak). İbn-i Sina’nın yorumu bu anlamda dikkate şayandır.O,Rabb ismindeki terbiye (eğitme)ye dikkat çekip,terbiye edilen (merbub) ile terbiye eden (Rab) arasındaki yakınlaşmaya,alışmaya yoğunlaşarak, “Çünkü merbûbun açık ihtiyacı, ilaha değil, Rabbedir.” der.Saf ve doğal fıtratı ile yaratılan insan bu fıtratını yaratıp şekillendirene (kendi ruhundan üfleyene) muhtaçtır.Bu eğitim aşamasında yaklaşma ve alıştırma,yani 


Rab vardır.Bu tamamlanmadan mabuda muhtaç değildir.Kısaca İbn-i Sina’ya göre sıralama şöyle olmalıdır : Eğitim,yakınlık ve alışma-RAB / Güç ve otorite- MELİK / Mabud-İLAH…





2- Fıtratın korunmuşluğundan yeryüzüne inip ete kemiğe bürünen insan ( “halk” edilen,yaratılan), artık iki kutuplu olmaya başlayacaktır.Yine İbn-i Sina,yaratma aşamasında(fıtratında) şer bulunmama halini “kaza” olarak niteler,görüntüye kavuşma(yaratılma)sını ise “kader” olarak adlandırarak şerri de bundan sonraya hasretmektedir.Alusi ise bu durumu şöyle ifade eder : “Sığınırım Rabbine o fıtratın,şerrinden bütün hilkatin”. 





“Yarattıklarının şerrinden” ifadesi, yaratılmışların yapabileceği maddi-manevi şerlerden,kötülüklerden sığınma,emin olma isteğidir.Aslında bu,fıtratını koruyamayan her türlü bozulmuşluğa,çürümüşlüğe karşı dile getirilen bir duadır,istektir.Olay insanın iç dünyasındaki gidip gelmelerin, korkuların,ümitsizliklerin, çalkantıların, kısaca doğallıktan uzaklaşmanın bizdeki yansımalarının veya olumsuzlukların içimizde oluşturacağı deprem etkisinin şiddetini azaltmaya yönelik ilk sinyallerdir.Zira emin olunmadan yaşanan her an, kişiyi adım adım felaketine götürecektir.Bundan sonraki ayetler, dikkat edilmediğinde ya da Rabb ile sükun bulunmadığında, aşama aşama hangi karanlıklara doğru sürüklenebileceğimizi anlatmaktadır.Bu anlamda gerçekten “merbub” olan bizler “Rabb”e ne kadar da muhtacız.





3- Lafzen “Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden” anlamındaki ayette iki kavram ön plana çıkar. 





Bunlardan birincisi; “şiddetli karanlık,dolgunluk,akmak,dökülmek,soğukluk ve korkaklık” gibi anlamlara gelen “Ğasık” tır ki burada ism-i fail anlamındadır (karanlık eden,soğuk,kararan…) Ayrıca, “ göz kararmasına-sulanması,yağmur çiselemesi” gibi akan şeylere de isim olarak verilir.”ğasik” aynı zamanda “felak” ın karşıt anlamlısıdır ki Arapçada “minel ğasagi ilel felagi : geceden ta sabaha…” olarak ta kullanılır.


Ku’ran’da başka ayetlerde, hem gece anlamında hem de cehennemdeki azaplardan biri olarak (buz gibi gece,susuzluklarını gidermeyecek içecek,isteklerini karşılamayacak umutsuzluk,umutların boşa gidişi) ifade edilmiştir (17/78,38/57,78/25).





İkincisi ise; “her tür çukur (göz,omuz çukuru,kuyu)” anlamında “vekab” kelimesidir ki aynı zamanda ahmak ve alçak kimseler için de kullanılır.Çukura girmek,kaybolmak anlamında “karanlık basmak” olarak ta anlamlandırılır.





Şimdi tüm bu kavram tahlillerinden sonra, sure bütünlüğünü düşündüğümüzde bu ayeti şöyle de düşünebiliriz: Öncelikle şer olan nedir? sorusuna cevap bulmalıyız.


Gece,karanlık,karanlığın bastırması,zifiri karanlık gibi olgular tek başlarına şer ya da kötülük olarak adlandırılamaz.Allah’ın evrene koyduğu düzen (sünnetullah) ta bir uyumsuzluk ve kötülük olmasını düşünmek, Kur’an’ın (vahyin) evrensel mesajına ve aklın verilerine aykırılık oluşturur.Bu ayette kullanılan “ğasık ve vekab” kavramları deyimsel,mecazi anlamda kullanılmıştır ki gerçek anlamda “havanın kararıp karanlığın çökmesi,gece” anlamını karşılayan kavram ise “leyl” kelimesidir (2/51,6/13,10/6,41/38… 17/33:” Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.”, 10/67:”O, geceyi içinde dinlenesiniz diye sizin için yaratan, gündüzü aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda dinleyen bir toplum için ibretler vardır.” ) ayetleri gecenin faydasından söz etmektedir.Şer olanda fayda olur mu? “Egemenleşen karanlık” şeklindeki meallendirmemiz ise mecazen kullanılan ifadenin yaşamsal hale gelmesidir.Bir önceki ayette bozulmaların ilk sinyallerine vurgu yapan Rabbimiz,bu ayette ise; iç ve dış dünyamızda ( kişisel/toplumsal) her türlü bozulmaların, savrulmaların, cehalet ve kötülüğün yoğunlaşmasının tehlikelerine dikkat çekmektedir.Bu yoğunlaşma fikri anlamda olabileceği gibi eyleme yönelikte olabilir.Birinci anlamda, insanın kalbini kuşatıp esir alan ve onu iyiliğe kapatan şerlerin, tehlikeli oyunlarıdır.Zaten her şey de burada başlar.Bunlar, zihinsel şeytani dürtülerdir ve bize egemen olurlarsa Kur’an’ın deyimiyle, “Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir…(6/39,2/18…) İşte biz buradaki yoğun karanlığı,Kur’an’da “zulüm-zulumat” kavramları ile anlatılan ve ancak fıtratın ve vahyin aydınlatabileceği (2/257,13/16,14/1…) kararmalar anlamında kullandık.Bakın şu ayet “ğasıkın iza vekab” deyimini ne güzel tefsir ediyor : “Yahut (o kâfirlerin duygu, düşünce ve davranışları) engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (öyle bir deniz) ki, onu dalga üstüne dalga kaplıyor; üstünde de bulut... Birbiri üstüne karanlıklar... İnsan, elini çıkarıp uzatsa, neredeyse onu dahi göremez. Bir kimseye Allah nûr vermemişse, artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur. “ (24/ 40) 





“Ğasık” bir anlamda da “felak” ın karşıtıdır.Yani fıtrattan uzaklaşmanın bir diğer boyutudur. “Vekab” ise doğallığın yüceliğinden, çukurlara inmedir ki “ahmaklık ve alçaklık” olarak ta kullanılır.





Bu “ zifiri karanlık”, ikinci anlamda eyleme yöneliktir.İçi kararan insanlar kötülüklere başlayacaktır ve yaşadığı toplumu da etkileyecektir.Bu durum ise diğer iki ayette anlatılmaktadır.İşte sığınılması istenen fecaat bu boyuttadır.Sığınma isteği,hem şerrin kendisinden hem de oluşturabileceği korku ve ümitsizlikten olmalıdır. 





4- Lafzen, “düğümlere üfleyenler” olan ayette geçen “ukad” kelimesi “ukde” nin çoğuludur ki “bir şeyin uçların derleyip birbirine sıkı tutturmak,düğüm atmak” anlamındadır. “Akit” de bu fiilden türetilmiştir .Kavramın kökeninde birleştirmek.bir araya getirmek,bağlılık,belki bir anlamda tevhit vardır. “Düğümlere üfleyenler” deyimi karanlık işlere düşkünlüklerinden dolayı,büyü ve sihir gibi işerle toplumların muharref anlayışlarını kullanan ara bozucu kişilere ad olarak verilmiştir. “Neffasat” kelimesi sadece bu surede kullanılan bir kavramdır ve “üfürükçüler” anlamındadır.Surenin genelinde hakim olan mecazi anlamları düşündüğümüzde,buradaki üfürmeyi de şu şekilde yorumlayabiliriz.





İnsanın iç dünyasındaki “kararmalar”, zihinsel bozulmaları da beraberinde getirecektir.Bu tip insanlar ve onların oluşturduğu topluluklar karanlık işlere düşkün olacaklardır.Onların üfürmeleri (kötü düşünce ve fiilleri) şerden başka bir şey olmayacaktır.Her işi ya şerre bağlayarak düğümlere üfleyecek, ya da hayırda birleştiren her ameli parçalamak amacı ile bu işi gerçekleştireceklerdir. Kur’an’da (bu anlamda) iki boyutlu bir üfleme vardır.Allah’ın ruhundan üflemesi (nefeha : 15/29,32/9…) dir ki,bu üfleyiş,canlılık verir,hayata anlam katar ve Allah’ın güzel esmasının yansımalarını ortaya çıkarır.Diğeri ise, ayetimize konu olan ve


hayatı söndürmeye odaklı ve birliği,tüm akitleri ve bağları koparmaya yönelik bir üfleyiştir.Biri birleştirir- ken(13/21), diğeri dağıtır,ayırır (2/27,13/25).Biri netleştirir,diğeri bulanıklaştırır.





Bu tür üfürükçüler günümüzde kötü emellerine kavuşabilmek için tüm yol ve yöntemleri kullanmaktadır- lar.Yazılı ve görsel medyası ile,kültür emperyalizmi ile; beyinleri,aile kurumunu,dostlukları,ülkeleri karıştırıp darmadağın etmekteler.Islahı değil fesadı yayarlar ve bunu da utanmazca iyilik ve barış adına yaptıklarını söylerler.Ki şu ayetle ifadesini bulur : “ Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler.Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.” (2/10-12)





Sonuç : “ Fıtratındaki bozulmalarla zifiri karanlıklara bürünerek hayır adına ne varsa hepsini darmadağın etmek sureti ile kıskançlık dahil bütün kötü fiillere düşkün olanların şerrinde veya şerlerinin oluşturacağı kaygı ve korkulardan fıtratın Rabbi’ne sığınırım.”





Bu iki sure aslında bu tür vehim ve kuruntulardan emin olan toplumlarda kötülerin iş yapamayacağına delalet eder. “İstiaze” kavramı ile ifade edilen sığınma isteği;emin olmayı,tedbir almayı ve daha da önemlisi fıtrata uygun davranmayı içerir.İyilerin, kötü duygu ve eylemlere karşı cesaretini artırır.Bu tür endişelerden kurtulmamız gerektiğini fısıldar.Çünkü tersi bir durum,gerek kişinin iç dünyasında ve gerekse çevresinde


çok kötü sonuçlara gebedir ki Allah hepimizi sığınağına almayı nasip etsin.Ve deriz ki ; “Kul euzu birabbinnas…Kul euzu birabbil felak…”





Felak suresi Allah’ın izni ve yardımı ile bitti…Allah en doğrusunu bilir.


YORUMLAR
Barışcan beyefendi işte budur kardeşim uslup bu,Allah razı olsun sizden.
islami sitelerde gezinirken gördüğüm yazışmalarda kullanılan dil ne kadar dikenli bir o kadar incitici nezaket ve letafetten yoksun fakirliğimize ilaç gibi geldiniz.
affınıza sığınarak
yorumları okuyunca asıl konu gölgede kaldı galiba. ben burada yorumlarda kullandığınız uslubunuzda ötürü sizi tebrik ediyorum.

Sinan Kalav
anonim 20.03.2015 12:30:42
Muhterem Sinan Kalav Beyefendi’ye,
Vahyin şu temel ilkesi mü’minleri bir arada tutmaya yeterlidir diye düşünüyoruz : "Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kafirlere karşı şiddetli kendi aralarında merhametlidirler..."(Fetih:29),"Mü’minler ancak kardeştirler..." (Hucurat:10), "Andolsun, içinizden size öyle bir Elçi geldi ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, mü’minlere şefkatli, merhametlidir." (Tevbe:128) Derdimiz,meramımız işte tam da budur.Asıl tebrik ve taltif,bu dert ile dertlenen siz saygın kardeşlerimizedir.Allah yar ve yardımcımız olsun... (Barışcan)
anonim 30.03.2015 12:30:07
Maşallah
Allah razı olsun
Toplu halde okuduk denemenizi yılların tortusu ile cedel ile..!!!!!.
istedik ki-bulalım ki İlahi murada uygun olmayan bir yorum var mı
Barış bey, yüreğimiz mutmain sizlere dua ile bitirdik okumamızı...
Devamını bekleriz elinize yüreğinize sağlık
dualarımızla

c.soylu
anonim 18.03.2015 08:04:21
Surenin ismini yazmamışsınız.
Hatırlatayım istedim!

Nas suresiyle alakalı sorularıma cevap alamamıştım bu surede de sorulacak soru çok lakin nasıl olsa cevap vermeyeceksiniz.

kolay gelsin

esra
anonim 18.03.2015 08:04:48
MERHABA
YENİ BİR İNTERNET SİTESİ KURMA AŞAMASINDAYIZ. BU SEBEPLE İSLAMİ YAZILAR,ÇEVİRİLER VE ALINTILARA ODAKLI BİR ÇABAMIZ VAR. TEFSİR BÖLÜMÜ İÇİN ARAŞTIRMA YAPARKEN MEAL DENEMENİZİ GÖRDÜM ÇOK ETKİLENDİĞİMİ SÖYLEMEK İSTERİM EMEK VERİLMİŞ BİR ÇALIŞMA. EĞER İZNİNİZ OLURSA (EDİTOR VE BARIŞ BEY ) DENEMELERİNİZ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE YAZILARINIZA TALİBİZ.

İHSAN YENİKAPI

NOT:SİTEMİZ YAPIM AŞAMASINDA OLDUĞU İÇİN İSMİNİ BİLAHARE BİLDİRİRİM

ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN
anonim 18.03.2015 08:05:08
İhsan Beye ve Barış Beye nezaketlerinden ötürü teşekkür ederim; gayretlerinden ötürü de dua...

Sitemizde olan yazıların, alıntı-iktibas edilmesinde bizim için hiçbir sakınca yoktur. Yazarların rızası ve bilgilendirilmeleri bizim için yeterlidir.

selam ve saygılarımla...

Editör.
anonim 18.03.2015 08:06:10
Esra hanım efendiye;Nas suresi ile ilgili sorularınızın cevabı Nas suresi yorumları bölümüne eklenmiştir.Yeni yorumlarınızı bekliyoruz.Allaha emanet olunuz.Barışcan
anonim 18.03.2015 08:06:27
ALLAH RAZI OLSUN FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI GETİRMİŞSİNİZ.
ELİNİZE SAĞLIK.
anonim 18.03.2015 08:06:39
tavsiye üzerine denemenizi ilk denemenizi okumuşdum tamda ihtiyacımız olana parmak basmıştınız. iki sureden Nihai olarak şunu anladım doğru anlamış mıyım; felak ve nas suresi başta olmak üzere hiç bir sure/ayet okunup üflenmesi için değil; okunup üzerinde düşünülmesi, akledilmesi ve eyleme dökülmesi gereken mesajlar içerir. her türlü olumsuzluktan kurtulmanın ve dahi karşı koymanın yolu Kurana/vahye kulak vermek olmalı.
sizlerde tamda bunu beyan etmişsiniz Allah emeğinizi zayii etmesin İnşallah

HÜSAMETTİN ALTINKAYA
anonim 18.03.2015 08:06:54
bekle bekle nereye kadar kardeşim bir yazıya başlıyorsunuz arkası gelmiyor kaç gün oldu bir sonraki sureyi yayınlamadınız
kusura bakmayın ama sıktıtnız
anonim 18.03.2015 08:07:07
Muhterem Hüsamettin Altınkaya Bey ,
Yorumunuz tam da duygularımıza tercüman olmuş.Allah sizden hoşnut olsun.Akıl ve vahiy buluşmaya görsün.Altından kalkamayacağı sıkıntı,halledemeyeceği sorun,alt edemeyeceği zalim kalmaz Allah’ın izni ile...Selamlar.... barışcan
anonim 18.03.2015 08:07:24
Muhterem İsimsiz Yorum Yazan Kardeşim,
Bu ne acele müslüman.Kur’an yaklaşık 23 yılda kemale ererek tamamlandı.Biraz sabır lütfen.Ama bu istekten şu güzel sonuçta çıkabilir.Meal/Yorum denemelerimize olan teveccühleriniz bizi ayrıca memnun/mesrur eyledi."Şerefyab olduk efendim." Allah yar ve yardımcımız olsun.Baki selamlar....
Hamiş : İhlas suresi meal denememiz yorum ve görüşlerinize arz edilmiştir. (barışcan)
anonim 18.03.2015 08:07:38

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002779124

iletişim : editor@kimokur.com