Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MEAL/YORUM DENEMELERİ - 11 (104/HÜMEZE SURESİ)
Barış CAN

 MEAL/YORUM DENEMELERİ - 11


104/HÜMEZE SURESİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile;

1- İftiracı ve ayıplayıp küçümseyenin vay haline! (1)
2- Servet biriktirip hesabını (onun üzerine) yapanların (da vay haline)! (2)
3- (Ki) O, malının kendisini baki kılacağını/malın kendinde baki kalacağını zanneder (hesap eder).
4- Kesinlikle alçaltıcı bir (azaba) mahkum edilecektir.(3)
5- Alçaltıcı azabın ne olduğunu bilir misin?
6- Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir. (4)
7- Ki (o ateş) gönüllere işler. (5)
8- Zerrelerine kadar nüfuz eder.
9- (Böylece) sonsuza kadar kalakalır. (6)

DİP NOTLAR :

1- “Hümeze-Lümeze” kavramları; insani ve manevi değerlere önem veren kişiler ile sürekli alay eden ve onları küçültücü davranışlarda bulunanlar için kullanılır. Bu tip insanlar onurlu kimselerden rahatsızlık duyar ve onları dışlamak için alay,küçümseme gibi ahlaksız davranışlarda bulunurlar.Bu ahlaksızlıklarını daha çok da gelen vahyi itibarsızlaştırmak için kullanmaktadırlar.Şu ayetler bu durumu güzel özetlemektedir. “Şunların hiçbirine itâat etme: yemin edip duran,aşağılık, (Herkesi) kötüleyen,söz götürüp getiren (hemmaz), Hayra engel olan, mütecâviz ve saldırgan günahkar, Kaba ve kötülükle damgalı, Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (böyle yolunu şaşırmış) Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, ‘Öncekilerin masalları!’ der. “ (68/Kalem : 10-15) “-Rablerinden kendilerine gelen her yeni uyarıyı ancak alaya alarak dinliyorlar.” (21/Enbiya : 2 ) Yani, iyiliğe mani olan ve ihtiraslarının esiri olmuş zalim kimseler.

2- Onun tüm gayesi mal biriktirmektir. Ayetin muhatabı, sadece servetine güvenerek ona sığınan ve dayanan kimselerdir.Bunlar aynı zamanda doyumsuz insanlardır.Vahyi/manevi değerleri değil de serveti,biriktirmeyi hayat gayesi edinerek,kendinden başka hiç kimseye faydası olmayan bir insan tipi anlatılmaktadır.

3- "Nebz", bir şeyi küçümsemek suretiyle fırlatıp atıvermek, hiçe saymak anlamlarına gelir.Vahiy ile alay edip,vahye tabi olanları dışlayanların yaptıklarına karşılık onlar da hem dünyada hem de ahirette alçaltılarak dışlanacaklardır.Kendi elleri ile yaptıklarının cezası olarak bu duruma müstehaktırlar ki; bu durumdan ancak vahye/insani değerlere dönmekle kurtulabilirler.Amiyane tabirle “adam yerine konmamaktan”, “adam gibi olmak” ile kurtulunulur. “Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı o, mutlaka, kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.” (68/Kalem:49) "Hutame" kelimesinin aslı ise kırıp geçirmek demek olan "hatm"den türemiştir. Bu "fuale" vezni de sayılar ifade ettiği için hutame, son derece kırmak âdeti ve tabiatı olan, yani kıran geçiren demek olur. Alçaltıcı azaptan kastımız ise tam da bunun içindir.Maddi manevi hezimetin ifadesidir.

4- “Mugade” ve “nar” kelimeleri, yakacak, ateş, tutuşturucu, yanma anlamlarına gelir. Kur’an’ın bazı pasajlarında mecazi anlamda kullanılmıştır. Mesela ,5/Maide :64.ayette Yahudilere atfen “…Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.” sözü ile fitne ateşinden, münafıklardan söz ederken “Onların (münafıkların) durumu, (karanlık gecede) bir ateş yakan kimse misalidir. O ateş yanıp da etrafını aydınlattığı anda Allah, hemen onların aydınlığını giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (artık hiçbir şeyi) görmezler.” ayeti ile de yine hevesleri uğruna aldatıcı aydınlığı anlatan mecazi “ateş” ten söz edilmektedir. Aynı şekilde, 85/Buruc Suresi 4.ayetini M.Esed şöyle yorumlamaktadır : “…İşkenceciler, kendileri hiçbir şekilde iman etmeyen ve başkalarının da iman etmesini nefretle karşılayan kimselerdir.‘Ateş çukuru’ ifadesindeki ‘ateş’ kavramı, zalimlerin inananlara işkencelerinin mecazi ifadesidir…” İlk üç ayette sözü edilen ahlaksız eylemlerde bulunanlara yani fitne ateşini yakanlara “ateş” ile karşılık verilecektir. Her tür çirkinlikleri/çirkeflikleri ile mü’minleri zor durumda bırakacak ateşi yakan kafirlere bir ceza/karşılık olmak üzere “Allah’ın tutuşturulmuş ateşi.”

5- Yani yüreklerine işler,tüm dünyaları yıkılarak her şeye hasret kalırlar.Değerlerinin tamamı olan sahte güçleri (mal,servet,ebedilik isteği…)elinden alındığı zaman yaşayacağı o his (“yangınlarda olma” , yüreğini kavuran korun acısı) ne ise ahretteki azabı da öyle olacaktır.Bu durumu hücrelerine kadar hissedecektir.Elmalılı M.Hamdi Yazır bu ayetin yorumunu şöyle ifade etmektedir : “…Fakat bu ateşin onlara benzemediği ve sadece cisimleri yakan bir ateş değil, maddî şeyleri geçip de maneviyatı saran, cesetlerden başka canlara, gönüllere kadar çıkan bir ateş olduğu anlatılmak üzere şöyle vasıflandırılıyor: Öyle tutuşturulmuş bir ateş ki, yüreklerin, kalplerin içi, merkezi demek olan füadlerin, yani anlama yeri olan gönüllerin üstüne çıkar. Tenden geçer ruhlara, maneviyat üzerine çıkar, çatar, savar, canlar yakar, gerçi onları öldürmez ‘Onun içinde ne ölür, ne yaşar.’ (A’lâ, 87/13) Fakat uzanır, sarar, azab eder. Çünkü küfrün, çirkin inançların, kötü niyetlerin kaynağı onlardır. - ıttıla - bir şeyin üzerine çıkmaktır. İlmî olan ıttıla ve mütalea da bundan alınmıştır. ‘Gönüllerin üzeri’ tabiri belli ki beyini de içine alır. Ateşin böyle hayatın merkezi olan kalplerin içini bütün üzerinden sarması, onlara muttali olması azabının şiddetini ve kuşatmasını belağatlı bir beyandır.” (Hak Dini Kur’an Dili,Cilt : 9/444)

6- “Amed-Amud” dayanak,dayanacak şey,direk,sütun anlamlarına gelir.Elmalılı M.Hamdi yazır tefsirinde şu anlamı da zikretmiştir : “Bir de amud, hüzün ve kederin şiddetinden direk gibi donup kalan, çok hüzünlü ve meraklı kimseye denir.” (Hak Dini Kur’an Dili,Cilt : 9/445) “Mümeddede” ise uzatma,upuzun,artırma anlamlarındadır. Bundan dolayı son iki ayet şu şekilde de anlaşılabilir.”Üzerlerine kapanacak sonsuz sütunlar.” Yani , azabı, cezayı/karşılığı her şeyi ile hissedecekler.Çıkışı olmayan azap yolunun çaresizliği,umutsuzluğu ve sıkıntısı ile direk/sütun gibi kalacaklar,hem de sonsuza kadar.

"Allahümme ecrini mine’n-nar."

“Allah’ım beni/bizi ateşten koru, iyiler ile beraber cennete dahil eyle.” Amin.

Hümeze Suresi Allah’ın izni ve yardımı ile bitti. Allah en doğrusunu bilir.


YORUMLAR
Yanlış anlamadıysam 5. ayetten itibaren adı geçen insanların azaplarının ahirete endeksli olmayıp bu dünya ile sınırlı kaldığını mı söylemek istiyorsunuz.
Çevremiz bu tip malperest insanlarla dolu bakıyorum da hiçte acı çekmiyorlar.
Ne dersiniz???
anonim 06.01.2016 19:27:55
Cehennem yok azap bu dünyada ise (yazıdan anlaşılan bu). yazınızın sonunda yapmış olduğunuz dua daki cennet, hangi cennet ?
Doğrusu merak ettim
Lütfen cevap verirseniz sevinirim.

esra
anonim 06.01.2016 22:50:15
Bir önceki surenin ayarında yorumlamışsınız. Önceki yorumumda Yazdığım gibi Kurana bakışınız çok farklı tehlikeli sularda geziyorsunuz.

S.T.B.
anonim 07.01.2016 19:01:24
Muhtereme Esra hanımefendi,
Yorumlarınızı özlettiniz.Hoşgeldiniz.Malperest insanların,bu kazançlarını başkalarının hakkı üzerine bina etmeleri kabul edilebilir bir durum değildir.Mü’minlerin,erdemli insanların karşı duruşları ile,haksız kazançlarının hak ettiği yerlere iadesi;onlar için dünyada en büyük azap olacaktır.Çünkü tüm değeri ve gücü sadece ona endekslidir.İkinci olarak,sure yorumlarımızda da görüleceği üzere ahiretteki azapları ise,dünyada yaptıklarına karşılık olmak üzere aynı ile verilecektir.Cehennem var.Ama azabın niteliği, çoğu mecazi anlatımlardan kaynaklanan ifadelerden dolayı yoruma açıktır.
barışcan 08.01.2016 15:25:13
Muhterem/e S.T.B.
Kur’an yorumunda;tarihi olaylara esir olmaktan (yerellik) ve modernizmin tuzağından da korunarak,olayları güncellemenin bir yolunu bulmak zorundayız.O,metni/anlamı/mesajı evrensel bir kitaptır.Onu gönderen çağlar üstüdür.Tarihi olaylara atıf yapması örnek ve ibret içindir.Tarihselliğin batağına(nakillerdeki sapmalar) saplananlar Kur’an’ın üçte ikisini neshetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklardır.Ki bu anlamda nesih asla olamaz.Halisane ortaya çıkan bu acizane çalışma işte bunu dert etmektedir.Ve derttaş aramaktadır.Selamlar. (Barışcan)
barışcan 08.01.2016 15:41:45
ALLAH CC RAZI OLSUN İSTİFADE EDTİM

HÜSAMETTİN ALTINKAYA
anonim 09.01.2016 11:06:51
Bağlamından koparıyorsunuz.Yorumcular haklı ahireti yok etmişsiniz farkında değilmisiniz.

"Kur’an’ı kendi özgün bağlamı içinde okuyup anlamaya çalışmamak onun modern algının insafına terk edilmesi demektir." Mustafa ÖZTÜRK

S.T.B.
anonim 11.01.2016 13:47:59
Allah razı olsun ufuk açıcı faydalı bir çalışma yapmışsınız.
elinize sağlık
anonim 12.01.2016 23:44:02
ahirete dair herhangi bir yok oluş hissetmedim bu tefsirde ve kuran kendi özgünlüğü içerisinde çağlar üstü bir kitap olduğu için her çağda söyleyeceği çok fazla söz ve vurgu vardır. belagat olarak üstün olduğunu kabul ettiğimiz ve bildiğimiz kitabın sadece belli başlı bir iki anlam dışında da ifade ettiği daha kapsamlı anlamların da olduğunu düşünebiliriz. ancak yapacağımız tefsir ve yorumlarda ALLAH’ın hudutlarına dikkat etmemiz hayati önem taşıyor, yani her aklımıza geldiği gibi yorum ve tefsir yapamayız. ayetlerin farklı anlamlarını keşfetmek tahrip değil kitabın zenginliğini ortaya koymaktadır. kuran da bu şekilde her çağa hitap eden anlamlar barındırmaktadır. bu çalışmalar da bu yönü ile çok faydalı olduğunu düşünüyorum. ( EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR)

musab
anonim 13.01.2016 23:11:26

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002721667

iletişim : editor@kimokur.com