Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Sayın kimokur.com okurları; mevcut yazarlarımız bir süredir yazı gönderemiyorlar. Alıntı yazı/makale bulmakta/seçmekte zorlandığımız için önemli gördüğünüz, "okunmalı" dediğiniz yazı ve makaleleri bizimle paylaşmanızı rica ediyoruz. Vereceğiniz destekten ötürü şimdiden teşekkür ederiz. EDİTÖR

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




EKONOMİNİN İNSAN HAYATINDAKİ GERÇEK ROLÜ
İsmail Bayrak

 Günümüzde ekonomi, hayatımızın en önemli meselesi haline gelmiş durumdadır.Çünkü ekonominin dışındaki birçok konu onun etrafında şekillenmektedir.  Mesela aile, sağlık, eğitim gibi hayatımızda büyük öneme sahip konuların hepsi bir şekilde ekonomiye dayanmaktadır. Geçmişte bize ne kadar “önce sağlık” dedilerse de bugünler de sadece sağlık yeterli olmuyor.  Ne kadar sağlığınız kötü olsa da hayatınızı devam ettirebilmek için gece gündüz çalışmanız gerekiyor. Her ne kadar özgür gibi görünsek de birçok şey bize dayatılıyor ve boyun büktürülüyor. Nasıl yaşamamız gerektiğini bile başkalarının karar verdiği ve kendi ihtiyacımızın ne olduğunu bile bilmediğimiz bir dünya da yaşar hale geldik.



İnsanoğlu daha hayata gözünü açar açmaz ihtiyaçlı olarak dünyaya gelir ve yaşamını bu ihtiyaçları gidermek için çaba sarf ederek devam ettirir. Bu ihtiyaçları gidermek için insanın öncelikle yapması gereken şey hemen harekete geçmek ve yaşadığı toplumla olan ilişkisini düzenlemek olmalıdır.



İşte asıl sorun da burada başlar. Yaşayabilmemiz ve ihtiyaçlarımızı temin edebilmemiz için çalışmak zorundayız; fakat gece gündüz çalıştığımız halde neden ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz?



Sadece yaşamak ve zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için çalışırken neden büyük bir borç yükünün altındayız?



Beni, temel ihtiyaçlarımı bile karşılayamaz duruma getiren şey nedir?



Hayatımızın neredeyse hepsini çalışarak geçirdiğimiz halde nasıl oluyor da temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz?



Neden birileri bizden daha az çalıştığı -hatta hiç çalışmadıkları halde zevk-i sefa içinde yaşarken, biz gece gündüz çalışmamıza rağmen bizim elimizde hiç yok?



Neden biz ay sonunu nasıl getireceğimizi bile bilmediğimiz bir hayat yaşıyoruz?



Benim nasıl çalışacağımı ve nasıl harcayacağımı belirleyen şey nedir?



Ya da beni böyle bir hayata mahkûm eden, hep önüme engeller koyan, nasıl yaşamam gerektiğine karar veren ve hep soluğunu ensemde hissettiğim güç nedir?



Acil olarak bizim yapmamız gereken şey; bir an önce kendimize gelip, sadece yaratıcımıza yüzümüzü dönüp bütün dünyevi efendilerden yüzümüzü çevirerek kendimizi onlardan beri kılmamızdır. Bir an önce kendi aklımızı çalıştırıp, başkalarına göre değil kendimize ve yaratılışa uygun bir hayatı harekete geçirmeliyiz.



İnanan kişi seçimini yapmış, rotasını belirlemiş ve hedefine doğru yürümeye başlamıştır. Artık sorumluluğunun bilincinde olan ve bir disiplin içerisinde hareket eden bir birey olmuştur. Onun hayatında endişeye yer yoktur. Ne kınayıcının kınamasından korkar ne de toplum dışına itilmekten. Çünkü o ne yalnız ne de amaçsızdır. Var olmasının bilinciyle yaşamına devam eder.



Sürekli bir şeyleri düzeltmenin gayret ve mücadelesini vermeliyiz. Eğer kişi halinden rahatsız olup mücadele içinde olmazsa hastalıklarından kurtulamayacaktır. Hem kendine hem de yaşadığı topluma faydası yerine zararı olacaktır. Böyle bir zararın oluşmaması için;



Dünya düzenini sömürü üzerine kurup, halkların gözyaşları üzerine kendi zevk ve safahatlarını bina eden, zalimlerin ve onların işbirlikçilerinin sofrasına ortak olmayalım. Onların bizi köleleştirmek için sundukları hayat biçimine özenip müşteri olmayalım. Bunların karşısında durarak insanlık değerlerinden ödün vermeyen, açlığa rağmen dimdik duran bir toplum olalım.



EY İNSAN!



ŞUNU BİLKİ SORUN SEN’DE VE YÖNELİŞLERİNDE,



BU DÜZENİ AYAKTA TUTAN SENSİN,



DEĞİŞİMİN VE DEĞİŞMEMENİN KAYNAĞI SENSİN,



KADERİN KENDİNE ÇİZDİĞİN YOLUNDUR.


YORUMLAR
kardeş seni aramızda görmek ne kadar güzel. inşallah devamlarını bekleriz kalemine bereket selamlar...
Necati ÜN
anonim 27.9.2017 17:51:04
İsmail Bey, yazı çok güzel olmuş. Hem tespit hem de tedâvi şekli çok isâbetli. Eline sağlık.

Harun Görmüş
üveysi 29.9.2017 16:50:41
Serzeniş tamam da daha somut yapılabilir eyleme dönük ne olmalıdır sorularının cevabını umarım bir sonraki makalenizde görürüz.


esra
anonim 29.9.2017 23:30:12
Öncelikle değerli yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim. En kısa sürede hem yazının devamı mahiyetinde hem de sorularınıza cevap olabilecek yeni bir makale yazmaya çalışacağım.

İsmail BAYRAK
anonim 3.10.2017 10:58:52

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ŞEHİT MURTAZA MUTAHHARİ
devamı >
::Bir Ayet
"Kur’an’dan mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz" İSRA/82

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Edward W. Said tarafından yazılan Şarkiyatçılık/Oryantalizm isimli eser, “Batı“nın “Doğu“ya bakış tarzını büyük bir zihinsel güçle sorgulamıştır. Tavsiye edilir.



Ziyaret Edilme Sayısı : 002541932

iletişim : editor@kimokur.com