Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Sayın kimokur.com okurları; mevcut yazarlarımız bir süredir yazı gönderemiyorlar. Alıntı yazı/makale bulmakta/seçmekte zorlandığımız için önemli gördüğünüz, "okunmalı" dediğiniz yazı ve makaleleri bizimle paylaşmanızı rica ediyoruz. Vereceğiniz destekten ötürü şimdiden teşekkür ederiz. EDİTÖR

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




ALLAH İLE ARAYA MESAFE KOYMAK
Oktay ÜNAL

 Sadece Allah’tan isteme me nin sebebi elbette çok fazladır. Bunlar; kültüre bağlı, toplum baskısı ve toplumda baskın olan dini inancına bağlı, Allah’ı gerektiği gibi tanımamaya bağlı, Allah’ı kendisine uzak görmeye ve Allah ile irtibat kurmada kendisini beğenmemeye bağlı vs.vs.



İslamın gelişi ve yerleşmesi, bireylerden toplumu oluşturması 23 sene gibi bir zaman dilimi ile gerçekleşti. Şirk içinde yüzen ve Allah ile aralarına mesafe ve uydurulmuş ilahlar koymuş bir toplumu, bireyinden başlayıp toplumun geneline yakınını Allah’a yakınlaştırdı. Allah ile bağını ve irtibatını kurdu. Aradaki aracıları kaldırdı ve dini yalnızca Allah’a ait kılarak otoriteyi sahibi olan Allah’a teslim ettiler. Tabiri caizse ortaya, Allah ile kulun kimseye ihtiyaç duymadan irtibat kuracağı bir din inmiş oldu. Böyle olunca, insanlar kendilerini yaratanı tanıdılar ve O’nun isteklerini ve vaatlerini öğrendiler, kimsenin dini kullanıpta nemalanmasına fırsat vermediler. Kendi konumlarını öğrendiler, Allah’ı nasıl razı edeceklerini, yapılan amellerin bir karşılığının olup olmadığını, kabul edilip edilmediğini öğrendiler. Bu sayede de, gelecek toplumlara gerçek, yaşanan ve örnek bir din bıraktılar.



Aslında bu başlıkta bir yazının çok uzun olması gerekiyor lakin ben konuyu sadece bir tarafından işlemekle durumumuzu gözler önüne sermeye çalışacağım.



Allah ile araya mesafe konunca neler olur veya neler olmuştur veya ortaya ne çıkar?



İnsan, Allah ile araya mesafe koyarsa, koymaya yeltenirse, günümüzde olduğu gibi araya birileri girer ve o mesafede birileri bir yerler kapar, oralara oturur ve oturdukları o ayrıcalıklı yerlerden Allah’ın adını, dinini ve elçisini kullanarak! insanları kandırıp, dinden nemalanırlar ve ilahlaşırlar!. Dini bozar ve uyduruk dinler ikame ederler.



Bunları görmek için çok uzak geçmişe de gitmeyede gerek yok, yaşadığımız bu zamanda çevremize ve toplumun ekserisinin inandıkları dinlere bakmak yeterli olacaktır.



Örnek verecek olursak; yanmaz! kefen satan, Allah’tan başka kimse şefaat edemeyecekken, kendilerinin şefaat edebileceklerini söyleyen Cübbeli gibi, kendisine bir hayrı dokunamayan, seslensen cevap veremeyecek olan şeyhleri gibi. İnsanları sözde rüya ve hikayelerle kandırıp, bu insanların amellerini ve yardımlarını yahudi ve hıristiyan gizli örgütlere peşkeş çeken, devamlı peygamber ile görüştüğünü iddia edecek kadar pervasızlaşan Gülen gibi. Arapça öğrenmeyi bir din sayan, düşünceyi, anlamayı ve sorgulamayı yani, insan olmanın gereklerini hayatlarından çıkarmış olan Süleymancılar gibi. Kur-an’ı anladığı dilden okuyupta Rabbe kul olmak yerine bir insanın yazmış olduğu kitaplarla dinini inşaa eden ve hayatını geçiren Nurcular ve bu kitabın Allah tarafından yazdırıldığı inancını yerleştiren Nursi gibi. Televizyonlarda insanlara islam dini diye hikayeler anlatıp bol bol paralar kazanan sözüm ona akademisyenler gibi ortaya aracılar çıkmış ve Allah ile arada oluşan mesafelere bunlar oturmuş ve toplumları islamdan çıkarıp cahiliye dini olan şirk dinine evirmişlerdir.



Yukarıda yazılanlar tabiiki daha da uzatılabilinir lakin bu kadar bir kısmın yeterli olduğu kanısındayım. Yukarıda yazdıklarıma ve diğer yazamadıklarıma dikkatli bakılırsa bunların, Allah’ın peygambere gönderdiği dini anlatmadığını, aslında bunların derdinin hep bir köşe kapma olduğu, Allah ile açılmış olan mesafeden faydalanan tüccarlar olduğu anlaşılacaktır. Bunlar, Allah’ın gönderdiği dini insanların kafalarında bozmuş, toplumları Allah’tan uzaklaştırıp kendilerine yaklaştırmışlar ve gönderilen gerçek dini örtüp gizlemiş yani kâfirlik yapmışlardır. Kendi çıkarlarına uyan dinin ise propagandasını devamlı islamın adını kullanarak yapmaktadırlar.



İnsanlar bunlar yüzünden, Allah’ı bırakıp bilmeden bunlara kulluk etmeye başlamışlardır. Devamlı suretle Allah’tan ve peygamberden söz etmek iyi niyet ve doğru bir amel olarak görülmemelidir. Köşe başlarını tutanlar devamlı Allah ve peygamber diyerek kendilerine olan inancı sağlamlaştırır ve bu sayede yapacağı ne kadar hainlik, hinlik varsa hepsini rahat rahat yaparlar ki zaten yapmaktadırlar.



Her kim ki insanları, anlayacağı dilden kur-an okumak yerine, başka bir kitaba, hocaya veya kendine çağırıyorsa o başka bir dine davet ediyor demektir. İnsanlar şunu bilmeli ki, ne sakal, ne tesbih, ne arap giysileri, ne misvak, ne de bu cemaatlerin yaptıkları zikirler islamdan değildir, hatta islamın bir parçası dahi değildir. Birileri bunları yaparak kendilerini müslüman gösteriyorlarsa zaten bunlar daha Allah’ın gönderdiği kitabı ne okumuş ne de anlamışlardır. Bunları yapmak insanları müslüman yapmadığı gibi tam aksine islamı anlamadığını gösterir. Eğer bunları yapan ve bunlara inanananlar normal halktan ise, bunların islamı anlamadığı hükmüne varırız ki, doğruyu anlamakta en çok bunlar zorlanmaktadır. Yok eğer çevrenizde, tesbihle, arap elbiseleri ile ve elinde misvak ile gezen sözde hocalar varsa işte bunları normal halk gibi bilmiyorlar katogorisine değil de, dini satanlar, din adına insanları dolandıran önde gelenler olduğu kanaati hakim olmalıdır.



Kim ki, Allah ile aralarına bir takım hocalar, şeyhler ve yatırlar koyar, kim ki dini, Allah’ın gönderdiği kitap yerine başka kitaplardan öğrenmeye çalışır; işte o insanlar bilsinlerki, inandıkları ve yaşadıkları din Allah’ın gönderdiği islam dini değil, insanlar tarafından uydurulmuş bir dindir.



Bizi Allah hesaba çekecekse ki mutlaka öyle, o halde O’nun kitabını okuyup, o kitaba göre yaşamalıyız, yoksa hesabını veremeyeceğimiz bir din ile Allah’ın huzuruna çıkarız ve orada araya da aracılar koyduğumuz bize gösterilir. Şayet böyle olursa Allah korusun ebediyyen cehenneme gireriz.



Allah ile aramızda hiç bir mesafe yoktur ve olmamalıdır. Eğer mesafe varsa bilinmeli ki çoktan dinden çıkılmış ve yoldan sapılmıştır. Yoksa bize Allah demiyormu ki "Ben size şah damarınızdan daha yakınım " eğer öyleyse bu şeyhleri, hocaları ve yatırları terk etmemiz gerekmiyormu artık.



Şunu hatırlamakta fayda var sanırım, Allah ile kul arasındaki ilişki tek taraflı değil çift taraflıdır. Bir  tarafı Allah ile kul ilişkisi, diğer tarafı ise kul ile Allah ilişkisidir. Allah ile kul ilişkisi tarafından olaya bakacak olursak, insan ne yaparsa yapsın, Allah her daim kula çok ama çok hatta şah damarından dahi daha yakındır. İnsan kendisine Allah’ı ne kadar uzak görürse görsün, Allah’ı ne kadar uzak  konumlarıdırırsa konumlandırsın bu Allah’ın yakın olduğunu gerçeğini değiştirmeyecektir. İnsan, Allah’tan ne kadar uzaklaşırsa bir o kadar böyle şarlatanlara yaklaşır ve islam dini ile irtibatı kesilir.



Peygamberimizi tanımadığımız için, nerede bir sakallı, cübbeli ve sarıklı birini görsek onu peygamberin varisi sanar, peygambere göstereceğimiz saygıyı ona da gösteririz. Lakin bizim bu iyi niyetimiz ne yazık ki dolandırılmamızı engellemiyor. Demek ki bizler hemen, çok acil hem Kur-an’ı anladığımız dilden okumalı, hem de peygamberimizin hayatını daha dikkatli okuyup dinimizin elçişini tanımalıyız.



Tanımadan yaptığımız her şey tekrar zarar verecek şekilde bizim hanemize yazılmaktadır.



Selametle.


YORUMLAR

 Kayıtlı Yorum Bulunamadı


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002549003

iletişim : editor@kimokur.com