Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Sayın kimokur.com okurları; mevcut yazarlarımız bir süredir yazı gönderemiyorlar. Alıntı yazı/makale bulmakta/seçmekte zorlandığımız için önemli gördüğünüz, "okunmalı" dediğiniz yazı ve makaleleri bizimle paylaşmanızı rica ediyoruz. Vereceğiniz destekten ötürü şimdiden teşekkür ederiz. EDİTÖR

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




KIBLE
Necdet DALYAN

 BAKARA SURESİ 142. İNSANLAR arasındaki dar kafalı düşüncesizler, "Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları vazgeçiren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah’ındır; O, dilediğini dosdoğru yola iletir."





Bu ayetle ilgili tarihten gelen rivayetlerin içerisinde en akla yatkın olanı şudur, Hz. Muhammed’in peygamberliğinden önce yani Mekke döneminin başlangıç yıllarında Hz. Muhammed ve onunla birlikte olanlar namazlarını Kâbe’ye doğru yönelerek kılıyorlardı. İlk yıllarda bu iş vahiy tarafından bildirilmediği için bu şekilde yapılıyordu. Fakat İslam öncesi Arapların taptıkları çeşitli putları Kâbe’ye doldurmalarına rağmen, İnsanlar şunu iyi biliyorlardı ki Hz. İbrahim döneminde Kâbe ilk Allah’a adanmış mabetti. İşte başlangıçtaki Müslümanların kıble olarak Kâbe’yi görme sebepleri bu olsa gerek. Bu hususta Kur’an’ı kerim Ali İmran suresi 96. Ayette şöyle diyor:





96. Unutmayın, insanlık için inşa edilen ilk mâbed, Mekke’dekiydi: bereketli ve bütün âlemler için bir rehber[lik kaynağı], 


Bu bağlamda Mekke’deki Mâbed’den yani, Kâbe den  söz edilmesi, onun Kur’an’da tayin edilen namaz yönü (kıble) oluşu gerçeğinden kaynaklanır. Kâbe’nin prototipi Hz. İbrahim ve İsmail tarafından inşa edilmiştir. Bununla ilgili Bakara suresi 125. Ayet şöyle der:


125. O ZAMAN Biz Mâbed’i insanların tekrar tekrar yöneleceği bir hedef ve bir kutsal sığınak yapmıştık: Öyleyse İbrahim için vaktiyle belirlenen yeri ibadet mahalli edinin.  Nitekim Biz, İbrahim ve İsmail’e emrettik: "Mâbedimi, onu tavaf edecekler için, onun yakınında tefekküre dalacaklar için ve [namazda] rukû ve secde edecekler için temiz tutun." 


Bu bağlamda peygamberimiz namaz kılarken kuzeye doğru yöneldiğine dair rivayetler vardır. Böylece aslında Kâbe’yi de kendi yönüne alacak şekilde dönmüş oluyordu. Fakat bu yön bugün kastedilen Kudüs’ümü gösteriyor yoksa her iki yani Kâbe ve Kudüs’ümü gösteriyor dersek, her ikisini de göstermesi muhtemeldir. Bazı rivayetlerde Medine ye hicretten sonrada Kudüs’te bulunan mescidi aksaya dönerek namaz kılındığı yönündedir. Halk böyle olsa bile aslında başlangıçta Müslümanlar kıble olarak Kâbe’ye döndüklerinden dolayı kıble aslında değişmemiştir.





BAKARA SURESİ 143. Ve böylece sizin dengeli ve ölçülü bir toplum olmanızı istedik ki [hayatınızla] tüm insanlığın huzurunda hakikatin şahitleri olasınız ve Elçi de sizin huzurunuzda ona şahitlik yapsın.  Ve Elçi’ye uyanlar ile ökçeleri üzerinde gerisingeri dönenler arasında açık bir ayrım yapabilmek amacıyla senin, [ey Peygamber,] daha önce yöneldiğin hedefi [bu topluluk için] kıble olarak tayin ettik: Şüphesiz bu, Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerden başka herkes için zor bir sınavdı. Allah sizin inancınızı kesinlikle gözardı etmeyecektir; zira, unutmayın ki Allah insana karşı en şefkatli olandır, rahmet kaynağıdır. 


Allah bütün toplumların orta bir toplum" yani, aşırılıklar karşısında adil bir denge gözeten ve hem zevk ve sefahati, hem de mübalağalı bir yaşantıyı reddederek, insanın tabiatını ve imkanlarını değerlendirme de, gerçekçi ve makul davranan bir topluluk olmalarını ister. Bu topluluk Allah’ın birliği etrafında toplanmak zorundadır, bu bağlamda Kâbe Allah’ın birliği ve toplumun birliği konusunda sembolik bir anlam ifade eder.


Arap müşrikleri için bir kutsiyet sembolü olan Kâbe ye Müslüman olduktan sonra yönelmeleri onlar için zor olmayan bir iş olacağına Allah yukarıdaki ayette işaret etmektedir. Ayrıca Hz. İbrahim’den bihaber olmayan bu topluluk açısından Kâbe belirlenmiş bir mabet olduğu için yadırganacak bir kıble olmayacağı da aşikardır.


BAKARA SURESİ 144. Biz, [ey Peygamber,] senin sık sık yüzünü [bir kılavuz arayışı içinde] göğe çevirdiğini görüyoruz: ve şimdi seni tam tatmin edecek bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Harâm’a çevir; ve siz, hepiniz, nerede olursanız olun, yüzünüzü [namaz esnasında] o yöne döndürün. Doğrusu, daha önce kendilerine vahiy tevdî edilmiş olanlar, bu emrin Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu çok iyi bilirler; ve Allah onların yaptıklarından habersiz değildir. 


Bu ayetten anlaşılan odur ki Peygamberimiz yüzünü göğe doğru çevirerek dua ediyor, ya da birtakım hareketlerle Allah’a yakarıyordu. Allah bu durumunu düzene koyarak kıble olarak Kâbe yi tayin edip diğer hareketleri sonlandırarak, peygamberine ne yapması gerektiğini bildiriyor. Aslın da Kâbe yön olarak da manevi olarak da sembolik bir ifade içeriyor. Bu çok net anlaşılabilecek bir olgudur. Siz o tarafa döndüğünüzde Allah’ a yönelmiş oluyorsunuz diyor ayet. Anlaşılması gereken ifade ayette çok açıktır. Ortak bir hedef tüm toplum için yön birlikteliği pekiştirecek olan bir mana içeriyor kıble. Allah burada Müslümanlar için belirsizliği ortadan kaldırarak disiplini sağlıyor.


145. Ama daha önce kendilerine vahiy tevdî edilmiş olanların önüne bütün delilleri koymuş olsaydın bile senin kıblene yönelmezlerdi; ne sen onların kıblelerine yönelirsin, ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın muhakkak ki zalimlerden olurdun. 


Ayet diyor ki her kez kendi kıblesine yönelecek. Bu şu anlama geliyor Mescidil Aksa Müslümanların kıblesi değildir, onun dışında kim kıble olarak Mescidil Aksayı seçmişse oraya yönelebilir. Fakat oraya yönelenler unutmamalıdırlar ki Allah Müslümanların kıblesini bizatihi kendisi belirlemiştir. O kıblede Mescidil Haramdır, yani Kâbe dir. Bugün Müslümanlar Kudüs’te Mescidil Aksa için değil işgal için mücadele etmek zorunda olduklarını inşallah anlarlar. Neden? Bizim kıblemiz belli oda Kâbe, bunu değiştirmenin yollarını aramaya mı? Çalışıyor insanlar anlamakta zorlanıyorum. Müslümanlar; Mescidil Aksa işgal edilmiş bir yer, yani Kudüs işgale uğramış bir yer olarak odaklanılması gereken bir olgudur. Bununla uğraşmak yerine başka manalar vereceğim diye konuyu dini bir ritüelmiş gibi görmek hiç kimsenin işine yaramaz. Hatta Müslüman toplumlar üzerinde kutsiyet izafe edilerek kavramlara yanlış manalar yüklemek Kur’an’ın öngördüğü davadan insanları uzaklaştırmaktadır. Dini algıları yanlış sapmalara götürmektedir. Mesela bugün Müslümanlar Mescidil Aksa da sanki Allah’ın seçtiği mabetmiş anlayışıyla hareket ediyorlar bu ne kadar doğru olabilir. Oysaki Allah’ın kastettiği yer Mescidil Haramdır. 


BAKARA SURESİ 148. Çünkü her topluluk, merkezinde O’nun, [Allah’ın] bulunduğu kendisine ait bir istikamete yönelir.  Öyleyse, iyi ve güzel işlerde birbirinizle yarışın. Nerede olursanız olun Allah sizi kendi katında toplayacaktır: çünkü, Allah her şeye kâdirdir. 


Bu ayette istikametten kastedilen yer Kâbe dir. Bu istikamet Allah’ın belirlediği yön olan Kâbe dir. 


BAKARA SURESİ 149. Böylece, nereden gelirseniz gelin, [namazda] yüzünüzü Mescid-i Harâm’a doğru çevirin. Bilin ki bu [emir] Rabbinizden gelen bir hakikattir; ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. 


150. O halde, nereden gelirseniz gelin, [namazda] yüzünüzü Mescid-i Harâm’a çevirin ve nerede olursanız olun yüzünüzü ona çevirin ki, zulüm yapmaya şartlanmış olmadıkça  insanların size karşı hiçbir bahaneleri kalmasın. Onlardan korkmayın, Ben’den korkun. [Bana itaat edin] ki size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece siz de doğru yolu bulabilesiniz. 


Bu ayetlerde Müslümanlar Hz. İbrahim’in gerçek izleyicisi olmalıdırlar deniliyor. Çünkü onu yani Kâbe yi Allah peygamberi Hz. İbrahim’e inşa ettirmiştir. Onun yolu ve yönü doğrudur deniliyor. Bu tüm Müslümanları yani dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar hepsini kapsayan bir yön tayinidir. Şimdi Müslümanlar Mescidil aksa bir yön tayinimi dir? Yönümüz müdür? bu olaya kutsi olarak mı? bakmalıyız bundan sonrasını sizlerin takdirine bırakıyorum.


BAKARA SURESİ 115. Doğu da Batı da Allah’ındır: Nereye dönerseniz dönün Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah rahmet ve kudretinde sınırsızdır, her şeyi bilendir. 


Bu ayetlerden anlaşılan odur ki belirlenen yönler semboliktir, önemli olan onların içeriğidir.


Necdet DALYAN 


08.12.2017


YORUMLAR
gerçekten harika bir makale olmuş bir çok sitede yayınlansa da herkes faydalansa elinize gönlünüze sağlık.
anonim 12.12.2017 09:40:50
MAŞAALLAH ELİNİZE SAĞLIK
anonim 21.12.2017 22:42:39

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Dan Diner - Mühürlenmiş Zaman



Ziyaret Edilme Sayısı : 002662290

iletişim : editor@kimokur.com