Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Allah islam ümmetine iman, akıl, ahlak, imkan ve sonunda da nice gerçek bayramlar nasip eder inşallah. İyi bayramlar.

::Ziyaretci Defteri
Tebrik ederiz
10.11.2020 17:19:55

Tebrik ederiz

İmtek Mühendislik

Merhaba Web Siteniz hem içerik yönünden hemde tasarım yönünden çok güzel olmuş. Başarılar dileriz.


Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MEAL/YORUM DENEMELERİ-15 (100/ADİYAT SURESİ)
BARIŞCAN

 100/ADİYAT SURESİ


     Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile;


     1- (Hırs ile) nefes nefese (azgın atlar gibi) koşanlar! (1)


     2- Ateş çıkarmak için kıvılcım saçanlar! (2)


     3-  Sabah vakti baskın yapanlara! (3)


     4-  Tozu dumana katanlar! (4)


     5- Ve toplumu ortadan vuranlar! (a andolsun ki) (5)


     6- Doğrusu insan rabbine karşı çok nankördür.


     7- Ve insan da bu durum(un)a şahittir.


     8- (Çünkü) o, hayır işlere sevgi beslemez. (6)


     9- (O halde)Bilmez mi ki herkes mezarlarından çıktığında,


     10- Kalplerinde olan her şey ortaya döküldüğünde,


     11- O gün rableri onların her hallerinden haberlidir.





      DİP NOTLAR


     1- Ayetin başındaki “vav” harfi “vav-ı kasem : yemin ifade den vav” denilmektedir.Dikkat çekmek ve olaya odaklandırmak içindir.Yani “ooo,Allah şahittir ki..” anlamındadır.Kur’an’daki yemin ifadelerini şu şekilde de anlayabiliriz :


      a) Bilin ve iyi anlayın ki…Şu söyleyeceklerim sonrakilerin temel dayanağıdır.


      b) Sembollerle insan zihnini canlandırmak…


      c) Yapılacakların pekiştirilmesi, “mutlak olacaktır…” gibi.


      d) Taaccüb-Tahkik-Temkin : Hayret-Araştırma-Dikkat (M.İslamoğlu)


      “Adiyat” çoğul bir kelimedir ve “düşmanca saldırmak,koşup hücum eden topluluk,saldırgan,hızla koşmak,seğirtmek,daha çok at ve köpeklerdeki hızlı nefes sesi olan harıltı ve hohlama” anlamlarına gelir.İster benzetme ,ister gerçek anlamı ile olsun kontrolsüzce saldıran insanı simgeler.Bencil arzularının,hırslarının kölesi olmuş ve gücünü kontrolsüzce kullananları ifade eder.M.Esed bu tür insan ruhunu şöyle yorumlamaktadır . “Binek atları, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde, yoldan çıkmış insan ruhunu veya kişiliğini sembolize eder -bütün ruhî yönelişlerden yoksun, her türlü bâtıl ile şartlanmış ve yönlendirilmiş, bencil arzuların, çılgınca ihtirasların kölesi olmuş, akıl ve bilincin kontrolünden çıkmış, şaşkın toz bulutlarının ve sapık iştahların körleştirdiği, karmaşık/çözümsüz durumlara kendini sokan ve böylece manevî yok oluşunu hazırlayan insan ruhunu.”  Koşuşturanlar,yani dünyaya aşırı meyletmenin sonucu fitne ,fesat ve düşmanca tavırlar adına hiç durmayanlar.Belki de sahip olma arzusunun zirvelerine tırmanma telaşıdır bu.


     2- "Kadh", çakmak çakmak, yani hızla çarpmak çakmakla ateş çıkarmaktır. Bu da atların koşarlarken hızlarından tırnaklarıyla çarptıkları taşlardan çakmak gibi ateşler çakarak gitmelerinde görülür.Ayrıca kavram şu anlamlara da gelir : “Düşmanları arasında harbi kızıştırmak, harp ateşini tutuşturmak, Ağır, heyecanlı sözler söyleyerek düşmanlık ateşi çalıp tutuşturan diller, bu mânâda "kadhan" dil ile düşmanlık etmek.” Bir de şu anlamı var ki biz de bu anlam yorumunu tercih ettik; “Mekr (aldatma) ve hud’a (hile) ateşi çıkan fikirlerdir, denilmiş, bu mânâ da İbnü Abbas’dan rivayet edilmiştir. Zira "Ben sana bir çakmak çakayım, sonra bir ateş çıkarayım da gör!" denilir ki, bir hile yapayım, başına bir iş çıkarayım da gör, demektir.” (Elmalılı)Tüm bu anlamlar düşünüldüğünde ayetteki “kıvılcım saçanlar” ,fitne ateşinin ilk kıvılcımını başlatmak için varını yoğunu ortaya koyanlardır.Nasıl ki çakmak taşını birbirine vurduğunda kıvılcım çıkıyor ve ondan da büyük bir ateş yakılıyorsa,küçük ve basit gibi görünen olayları bozgunculuk adına birbirine vurarak,bir araya getirerek,sebepleri oluşturarak ilk kıvılcımı oluşturmak ta aynen öyledir.Ateşi tutuşturuncaya kadar ki süreç sıkıntılıdır.Uğraşmak gerekir.Ateş yandığında gerisi kolaydır.Yanar da yanar…Sen artık dışardan onu keyifle! seyredersin.Ama yanan yanmıştır.Fitnecinin umrunda mı?Ya azizim!kaos ortamları böyle oluşur işte,algı operasyonları falan…


     3- Suremiz fettan insanların özelliklerini sıralamaya devam ediyor.Gece (toplumun karanlık,bulanık,yani teyekkuz anında) fitne ateşini /kıvılcımını çakanlar,sabah baskını ile talana başlarlar.Bu emellerine ulaşmak için de toplumun en zayıf anını,rehavete kapıldıkları anı gözetirler. "ğavra" kelimesi en çok dilimizde “baskın ve talan” anlamlarında kullanılır.


      4- “NAK’AN lügatta toz ve birikmiş su ve haykırmak veya kayırtmak ve öldürmek mânâlarına gelir. Burada en çok gubar yani toz mânâsında tefsir edilmiştir ki, akın esnasında savrulan toz, duman demektir.Bununla beraber "nak’an" çeşitli mânâlarına göre hücum esnasındaki feryatlara, dökülen terlere ve kanlara da delalet ve işaretten uzak değildir.” (Elmalılı) Şimdi anlam şöyle olabilir.Fitne kıvılcımı/ateşi ve talan ile ortalığı karıştıranlar,kontrolsüz bir toplum var ederken kendileri geri planda olup (çünkü ortalık toz duman,at izi it izine karışmış…) her türlü menfaati/rantı/çıkarı elde ederler.Belki de kanla ,fitne ile beslenenleri anlatmaktadır.


      5- Bozguncular (ki bunlar mahalli/yerel/ulusal ve küresel bazda olabilir),tüm bu sinsi faaliyetlerin sonucunda bitirici darbeyi indirirler.Toplumun belini (ortadan) kırarlarki bir daha ayağa kalkamasın. Amaç onu yok etmek,mahvetmektir. “Derken onunla (yani o haykırış ile yahut o anda) bir topluluğu ortalamışlardır. Bir düşman toplumunu, ordusunu tam ortasından vurup içine dalarak, yahut çevirip ortaya alarak mağlup ve perişan etmişlerdir.” (Elmalılı)


      6- Bu ayete iki tür anlam verilmiştir.Biz ikinci yorumu tercih ettik ki sure bütünlüğünde şer ile uğraşanlar anlatılmaktadır ve bunlar da hayrı ne yaparlar ne de severler.Elmalılı bu durumu şöyle zikretmektedir : “Ve gerçekte o insan, dünya malını çok sevdiği için pek katıdır. "Hayır", Kur’ân’ın "Eğer bir hayır bırakacaksa." (Bakara, 2/180) gibi birçok âyetlerinde mal mânâsına ve özellikle çok mal, servet mânâsına geldiği gibi, burada da genellikle "mal" diye tefsir edilmiştir. Mala, "hayır" denilmesinin sebebi insan yaratılışının ona meyledici olmasından, dünya menfaati bulunmasından dolayı çoğu insanların onu mutlaka hayır gibi zannetmeleridir ki, burada o zannetme kötülenmiştir. "Şedid" de cimri veya güçlü mânâsına olmak üzere iki vecih ile açıklanmıştır. Yani mal ve serveti mutlaka "hayır" sanarak sevdiği için cimridir, sıkıdır. Allah için o malın hakkını vermek, hayıra sarfetmek, genel menfaatlara hizmet etmek istemez, kıskanır. Yahut malı ve dünya menfaatini sevmekte çok kuvvetlidir. Onu kazanmak, eline geçirip toplamak hususunda güçlüdür, hırslıdır. Fakat onun hakkını, şükrünü ödemeye, Allah için kulluk etmeye gelince zayıflığını ileri sürerek on para vermek istemez, kaçınır da kaçınır, nankörlük eder. Rivayetler bu iki mânâ üzerindedir. Bununla beraber "hayır", bilinen mânâsında, "şedid" de sıkıntılı olup sıkılmak mânâsına şiddetten olmak üzere "Keşşaf" üçüncü bir mânâ daha söylemiştir ki daha açık görünür. Şöyle ki: O insan hayrâta, hayır işlere sevgi beslemez, geniş olmaz, sıkıntılı olur, canı sıkılır, mal ve bedene ait bir teklif yapılınca hoşlanmaz, zoruna gider, sertleşir, sertleşir ama.”


      Kıssadan hisse :” Râzî der ki: Burada ögüt hissesi şudur: Ey insan, sen dünya menfaati hırsıyla hak ve hayra karşı gelmek için sinende türlü hisler besler, faydasız şeylere hazırlanır, kabirler bina eder, tabut satın alır, kefen dokur biçersin. Bunların ise hepsi kurtların hissesidir. Hani Rabbin, Rahmân’ın hissesi nerede? Bir kadın bile hamile olduğu zaman çocuğuna giyecek hazırlar, ona senin çocuğun yok bu hazırlık nedir? denilecek olsa yarın karnımdaki deşilip çıkacak değil mi? der, Rabbine de sana; bu yerin karnındakilerin hepsi deşilecek değil mi? Hani hazırlık?" diyor.” (Elmalılı)


YORUMLAR
HAY MAŞALLAH
O KADAR KİTAP OKUMAYA ÇALIŞTIM OKUDUMDA DERDİM KURANI KERİMİ ANLAMAYDI LAKİN OLMADI YANİ ÖĞRENELİM DİYE DEĞİL ÖĞRENME HAVESİMİZ GİTSİN DİYE YAZMIŞLAR ONCA TEFSİRİ.ELİNİZE GÖNLÜNÜZE SAĞLIK BARIŞ BEY KARDEŞİM YENİ YENİ BİR ŞEYLER OTURUYOR AMAN ARKAYI KESMEYİN

HÜSAMETTİN ALTINKAYA
anonim 27.2.2018 22:56:07
sizi gidi mealciler sizi... kafanıza göre takılıyorsunuz...hayat size güzell
anonim 4.3.2018 10:53:04
Muhterem Hüsamettin Bey,
Çok teşekkürler yorumlarınız için. Bir nebze faydalı oldu ise mutlu oluruz.

Muhterem isimsiz yorum yazan kardeşim,
Başlıktan görüldüğü üzere "Meal/Yorum Denemesi" başlığında, halisane bir niyetle Kur’an’ı, tarihi arka planına bakmaksızın güncel olarak anlamaya ve yorumlamaya gayret ediyoruz. Ve akıl,iz’an,insaf ve ihlas sahibi erdemli kardeşlerimizle de paylaşıyoruz. Değerli yorumlarınız eksiklerimize yol gösterecektir. En doğrusunu elbette Allah bilir. Ancak muhterem yorumcu kardeşim,müsadenizle kısa bir not ekleyeyim. "-ci,-cu..." gibi bir yere mensubiyet addeden ekler ile anılmak bizi üzer. İnanın Kur’an’ı anlamaya kafa yoruyoruz birkaç erdemli kardeşlerimizle. Hayat Kur’an’ı anlamaya çalışanlara çok güzel olacak inşallah. her iki hayatta da başarı Allah’ın kelamından geçer,vesselam. Baki selamlar kardeşim.Yeni yorumlarınızı bekliyoruz muhterem.
barışcan 5.3.2018 22:13:46

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003528373

iletişim : editor@kimokur.com