Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




HALKININ İSLAM OLDUĞU İDDİA EDİLEN ÜLKEDEN NOTLAR
Bünyamin ZERAN

  Reel siyaset ile değer temelli siyasetin kıyasıya savaşında reel siyaset, yarışı kazanmış görünüyor. Her şeyin rakamlar üzerine kurulduğu bir düzlemde hakikat buharlaşıveriyor. İslami değerlerin hiç bir değerinin olmadığı bir düzlemde hayat akıp gitmektedir. İnsanların gündelik telaşı ABD ile olan gerginliğin bir yandan ekonomik düzlemde oluşturduğu sıkıntılar diğer yandan bu sıkıntıların giderilebilmesi için Rusya ve Çin ile yakınlaşmanın doğurduğu olumlu etkiler üzerinedir. Varsa yoksa ekonomi nasıl düzelecek ve düzelmesi için lazım gelen tedbirlerin millilik duygusuyla bir an önce sonuçlanabilmesi. Bunun için bir yandan ABD mallarını boykot ve Amerika düşmanlığı diğer yandan ise Rusya ve Çin sevgisinin yükselişi. Oysa çok değil iki sene öncesine kadar Rus uçağı düşürüldüğünde aynı milli duygularla Rusya’ya karşı diklenmemiş miydik? Neyse ki Devlet-i Aliyye’nin en üst mertebesince Rusya’dan özür dilenmiş ve ilişkiler tatlıya bağlanmıştı. Biraz daha geriye gidecek olursak Uygur müslümanlarına Çin Devleti’nin yapmış olduğu zulümler TV ekranlarında gırla giderdi. Ramazan ayında oruç tutulmasına müsaade edilmeyen, namaz ve türban yasağı getirilen uygurlu müslümanları göz yaşları içinde okur ve seyreder aynı zamanda Çin Devleti’ne lanetler okurduk. Oysa şimdi Çin Devleti’nin ABD’ye karşı ekonomik savaşta yanımızda yer alışından mıdır nedir bilinmez hiç bir Uygur müslümanı bizi ilgilendirmez oldu ve TV ekranlarımızda da onları göremez olduk. Galiba son ekonomik gerginlikten sonra laf aramızda Çin Devleti’ni de sever olduk. 



Devlet-i Aliyye ABD’ye sitemli sitemli veryansın ederken kullandığı cümlelere dikkat ettiğimizde “Biz sizinle Somali’de, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de müttefik değil miydik” diye söyleniyordu. Bizim kıymetli “İslamcılarımız” ise sus pus yerinde oturuyorlar ya da pardon bel ki de halkı muhtemelen ellerindeki dözvizleri bozdurmaya davet ediyorlardır günahlarını almayalım. Devlet-i Aliyye’nin söylediği sözlerin tefsirini biraz düşünürsek ne kadar acınası bir halde olduğumuzu görürüz aslında. ABD hangi ülkeye girmişse oraya kan ve göz yaşından başka bir şey götürmemiştir. Adına demokrasi dediği, adına özgürlük dediği şey o halkların üzerine yağdırılan tonlarca bombalardan ibarettir. Girdiği tüm ülkelerde istisnasız olarak kadınlarına tecavüz etmiş, erkeklerini ve çocuklarını katletmiş, kızlarını fuhuş aracı kılmış, yer altı ve yer üstü kaynaklarına el koymuş hırsızlık ve haydutluk etmiştir. Böylesi bir güçle müttefik olduğunu söylemek tüm bu zulümlere bil-fiil ortak olduğunu kabul etmek demektir. İncirlikten kalkan ABD uçakları, yahut Rusya, yahut başka ülkelerin uçakları nereyi bombaladı hatırlayalım. Tabiiki de Suriye’yi ve Irak’ı! Orada kardeşlerimiz yaşıyordu ve biz kardeşlerimizin üzerine bomba yağdırılmasını, kadın, çoluk çocuk demeden katledilmelerini ve ülkelerinden sürülüp çıkarılmalarını destekleyen konumda olduk. Bu günah Devlet-i Aliyye’ye ve onu destekleyenlere yeter de artar sanırım.


Ekonomik krizler her ülkede zamanla olabilir. Bu krizler zamana bağlı biçimde çözülebilir. Müslüman toplumlar İslam’ın onlara verdiği değerlerle bu krizleri dayanışma içinde çözebilirler. Ama ancak müslüman kalarak yapabilirler bunu. Müslüman kavramı hayatın içinde aktif ve sürekli devingen bir kavramdır. Bir mühür gibi, etiket gibi birinin üzerine yapıştı mı, isimlendirildi mi onunla ila nihayet gidecek bir kavram değildir. Müslüman kavramı belirli bir amelin sonucunda eylemi gerçekleştirene verilen bir tanımlamadır. Dolayısıyla Kur’an’ın belirlediği yaşam biçimini ölene dek savunan ve yaşayan kimselere müslüman denir. Fuhşu, demokrasiyi, laikliği, kumarı, ribayı, içkiyi, eşcinselliği, yandaş kayırmacılığı, ihaleye fesat karıştırmayı, emanete ihanet etmeyi, milliyetçiliği, yetim hakkı yemeyi vs. savunan kimseler veya savunanları destekleyenler hangi esas üzerinden kendilerini islama maletmekleteler acaba? Allah, açıkça Allah ve resulüne düşmanlık edenleri müminlerin dost/veli edinemeyeceğini ve onları asla sevemeyeceğini belirtmekte değil midir? Allah ve resulüne düşmanlık da tıpkı müslüman kavramı gibi dinamik ve canlıdır. Sözle düşmanlıktan ziyade amelle ortaya konan düşmanlık geçerlidir. Allah’ın helallerini haram, haramlarını helal kılanlar Allah ve resulünün dostları oldukları iddiasını ne kadar taşısalar da yalancıdırlar. Münafikun suresinin ilk ayeti hep dikkatimi çekmiştir: “Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın resulüsün derler. Allah’ta bilir ki sen elbette O’nun resulüsün. Allah münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.” Münafıklar Muhammed (sav)’in Allah’ın resulü olduğuna şahitlik etmelerine rağmen Allah onlara yalancı demektedir. Çünkü kalblerinde olanı değil konjonktüre uygun olanı söylemektedirler. Ortada bir söz vardır ama amel başkadır. Bir kimse ne kadar güzel sesle Kur’an okursa okusun, vaaz ediyorsa etsin, dini ne kadar sözleriyle yüceltiyorsa yüceltsin eğer ameli sahada ayetlere muhalif bir yasa çıkarıyor yahut yasa çıkaranı destekliyorsa o kişi yahut kişiler müslüman kavramının dışında yer alırlar. Allah, kitabında amellerin karşılığı olan insan tiplerini tasnif etmiştir. Kafir, zalim, müşrik, münafık, fasık, mücrim, mü’min, müslim gibi. Bunun sebebi ise birbirine muhatap olan bu çoklu insan gruplarının birbirleriyle hangi hukuk üzerinden ilişki kurmaları gerektiğini belirtmek içindir. Oysa bugün her bir kişilik birbirinin içine karışmış durumdadır. Kafir de mü’min, zalim de mü’min, münafık da mü’min sınıfı içinde görülmektedir. Biz bunları cesaretle ayırdetmediğimiz ve dillendirmediğimiz sürece İslam’ın hangi güzel yanını ezilen, bunalan ve Rabbim katından bizi kurtaracak kimseler gönder diyenlere anlatabileceğiz ve onları ikna edebileceğiz. İnsanın böylesi bir durumda islami değerlerin alaşağı edilmesine sessiz kalması onun şerefini yok edecektir. İslam’ın safında zulme karşı dik duruşu ise ona Allah katında şeref kazandıracaktır.


Evet rakamların konuştuğu bir dünyada kişi başına düşen gayri safi milli hasıla kadar değeri olmayan İslam’dan bahsediyoruz. Hem de halkının yüzde doksan dokuzunun müslüman olduğu iddia edilen bir ülkeden konuşuyoruz. Geçmişte, ABD gibi haydut bir devlet ile olan dostluğuyla övünen (muhtemeldir ki ilerde şartların değişmesiyle birlikte yine dostluğu ile iftihar edecektir) şimdilerde ise Suriye’de katliamlar yapan Rusya ve Uygur müslümanlarına hayatı zindan eden Çin Devleti ile olan yakınlaşmayla sevinen bir ülkeden konuşuyoruz. İslam’ın Dolar ve Euro kuru kadar önem arzetmediği “İslamcılar” ülkesinden bahsediyoruz. Büyük bir kesimin zulme sessiz kaldığı sessiz kalmakla yetinmeyip zalimlere destek olduğu bir zamandan konuşuyoruz. Hayat bütün hızıyla akıp gidiyor ve ölüm hızla bizlere yaklaşıyor. Ellerimizle takdim ettiklerimizden sorgulanacağımız o büyük hesap gününe tertemiz gitmek istiyorsak müslüman kimliğimizin gereğine sahip çıkarak tıpkı İsa’nın Havarileri gibi Allah’ın yardımcıları kimler olacak dendiğinde en gür seda ile Allah’ın yardımcıları muhakkak bizleriz diye haykırmamız gerekiyor. Bu Allah ile olan ahidleşmenin bir gereği olarak karşımızda durmaktadır. 

YORUMLAR
bırakın millet nasıl yaşarsa yaşasın kardeşim size ne milletin amelinden.

ragıp k.
anonim 11.9.2018 19:56:48
"Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir’le (Kur’an’la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?" diye Allah zuhruf suresi 5. ayette bildirmemiş olsaydı kısaca Allah’da sizin gibi düşünseydi sorun olmayacaktı. Ama Allah sizin gibilerden farklı düşünüyor. İyi ki Allah var. Bünyamin ZERAN
anonim 12.9.2018 17:46:34

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet
Ey imanda sebat edenler! Siz Allah’ın (davasına) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar. Muhammed Suresi / 7

::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 002797455

iletişim : editor@kimokur.com