Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Allah islam ümmetine iman, akıl, ahlak, imkan ve sonunda da nice gerçek bayramlar nasip eder inşallah. İyi bayramlar.

::Ziyaretci Defteri
Tebrik ederiz
10.11.2020 17:19:55

Tebrik ederiz

İmtek Mühendislik

Merhaba Web Siteniz hem içerik yönünden hemde tasarım yönünden çok güzel olmuş. Başarılar dileriz.


Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MECZUPLAR
Dilek Buz

Eğildi, rüzgarın yerde sürüklediği kağıt parçasını yakaladı. Yüzüne yaklaştırıp okumaya çalıştı. Her tarafı toz içindeydi, elini fırça gibi kullanarak tozu silmeyi denedi. Tozu temizlemeyi başarmıştı ama bu esnada kağıtta ortadan ikiye bölünmüştü. Kağıtla birlikte üzerinde yazmakta olan tek cümlecik yazı da ikiye bölünmüştü. Parçaları yanyana getirerek okumaya başladı. Şöyle yazıyordu;



“İnsan, hayalini yaşama çabasındadır ve ömrünü bu yolda harcayıp tüketir”



Başka bir şey yazmıyordu. Ne nokta vardı ne de virgül. Ne şiire benziyordu ne de bir romanın son cümlesine.Ne bir not, ne bir işaret, ne de bir imza… Sıradan bir defter yaprağına yazılıp sokağa atılmış gibi duruyordu. Ama ihtiva ettiği anlam çok büyüktü. Kutsal bir kitabın özeti gibiydi ya da büyük bir filozofun ömrünü adadığı felsefesinin tek cümlecik özeti… Belki de basit bir efkar cümlesiydi acemi bir şairin. Bu kadar ciddiye almak bile abesti belki de. Yoldan geçen birine gösterse, yabancı eline alıp, kağıdı birleştirip okusa, gülüp geçebilirdi. Belki de “meczup” diye bakardı riyakar gözlerle. Belki de hayran hayran bakardı. Her ihtimali düşündü ama hiçbirini kendine yakın bulmadı.



Elindeki kağıt parçalarını rüzgara savurdu. Sözlerini zihnine nakşetmişti nasıl olsa. Diliyle tekrar etti;



“İnsan, hayalini yaşama çabasındadır ve ömrünü bu yolda harcayıp tüketir”



Peki bu söz gerçekten doğru muydu acaba? Eğer doğruysa, kimse halinden şikayet edemezdi. Zira arzuladığı, gayret ettiği, hazırladığı hayatı yaşıyordu. Hem de günahlarıyla, sevaplarıyla… Halinden şikayet edenler, yüce bir inanca sahibiz, büyük ideallerimiz var diyenler, dava adamıyız ama biz de istemezdik böyle olmayı diyenler, bizi bu noktaya hayat getirdi diyenler, bu benim kaderim diyenler, başka çaresi yok diyenler, biz böyle değildik, suçlu zaman diyenler… Hepsi birer yalancı mı yani! Bütün siyasetçiler, sanatçılar, makam mevki sahipleri, edebiyatçılar, bilim adamları, din adamları, anne babalar… Hepsi yalancı mı? Hepsi bizim için çalıştıklarını, ömürlerini bizim için tükettiklerini söylüyorlar; gerçekte ise olan sadece hayallerini gerçekleştirme çabası mı? Öyleyse eğer bu ne çirkin bir hayal, ne çirkin bir yalan! Belki de onun için dünyanın her biri yanı dert içinde kaynıyor; herkes kendi hayaline kurban ediyor diğer herkesi. Ömürler böyle mi tükeniyor? Bütün bir insanlık tarihi yalan üzerine mi kurulu? “Biz ıslah edicileriz, derler. Muhakkak ki onlar ifsad edicilerdir.2/11” Bütün çabaları hayalleri için mi? Onun için mi ölmek istemezler “Onlar isterler ki, bin yıl yaşasınlar. 2/96”



İnsan, arzu ettiği yaşamın kölesi öylemi? Peki ya inançlarımız, davalarımız, ideolojilerimiz ne olacak? “Etrafımız dava adamları ile dolu” diye düşündü “hayatlarında davalarından eser yok” Başka bir sözü hatırladı. “İnandığınız (hayalleriniz) gibi yaşamasanız; yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız”



Bu iki söz ne kadar da birbirine benziyordu. O sözü tekrar etti;



“İnsan, hayalini yaşama çabasındadır ve ömrünü bu yolda harcayıp tüketir”



Bir ağaç dibine oturdu. Yoldan geçen simitçiyi gördü. Parasını uzatıp bir simit istedi. Kendine sırıtarak bakan simitçi çocuğa seslendi;



-Simitçi, sana bir şey soracağım.



-Sor ağabey,



-Senin hayalin var mı?



-Var.



-Nedir?



-Hayalim, büyük zengin olmaktır.



-Zengin olunca ne yapacaksın?



-Büyük bir un fabrikası alacağım, bir de fırın...



-Sonra?



-Dağ gibi simit yaptırıp satacağım.



-Kime?



-Meczuplara…



Simitçi çocuk gülerek ve koşarak oradan uzaklaştı. 




YORUMLAR
Ben bu cümleciği bir yerlerden hatırlıyor gibiyim.

” Önce hayaller ölür, sonra insanlar.” demiş W. Shakespeare.
Hayalsiz olmaz mı
Belki olur ama yola çıkanın, yolda olanın menzilidir hayal.
Hayal, uzanmaktır geleceğe ve hatta direnç, yol azığıdır.
Ama birde sukutu hayal vardır.
İşte o “anın” cılk olmasıdır.
Sizi ayakta tutan her ne ise bir süreliğine seni terk etmesidir.
Üzülme “Rabbin seni ne terk etti ve ne de (sana) darıldı.” DUHA/3
İnsan olmanın gereği olsa gerek Peygamberde aynı yoldan geçmiş.
Sonra nerede kalmıştık deme vakti gelir.
Tek bir sorun var.
Bu arada Rabbin emanet ettiği canı alırsa ne cevap verilir huzuru mahşerde?
Hayal” hedef” olmalı ki İnsan kalasın.
Hayaller ölmez
BURALARDAYIZ.

Eline sağlık kalemin her geçen gün daha da güzelleşiyor.
E.TOPRAK

anonim 21.11.2018 22:37:41
Erhan Abi,
Malumunuz, insan hayalini yaşama çabasındadır ve bu uğurda ömrünü harcayıp tüketir. Buradan yola çıkarak hayallerden ve hayal kurmaktan vazgeçmeyeceğiz elbette, ancak hayallerimizi güzelleştirebiliriz ve bu güzel hayallere sadık kalabiliriz. Birçoğumuzun güzel hayalleri vardı ama sabır ve gayret olmayınca bu güzel hayaller bizi terketmiş olabilir. Bu durumda sahip olduğumuz hayatı benimsemiş ve hayallerimizi değiştirmiş olabiliriz. Bu bir faciadır, yok oluştur, tükeniştir. Ev, iş ve banka hesaplarına sıkışan hayat tarzıyla karşılaştık hepimiz. Bu durum, kimsenin hayali olamaz; ama o kadar gerçek ve yaygın ki başka hayal (hayat) ihtimali bile unutuldu belki de. Neticede yaşadığınız gibi inanmaya başladık.
Ama bir hayalim var; bizde hayal, imanla başladı ve imanla yaşayacak inşallah.
Abi, teşekkür ediyorum takdiriniz, yorumunuz için. Bize umut oluyorsunuz.
D.Buz
anonim 22.11.2018 12:16:39
Öyküde bir şeyler gizli bu gizi yorumlarda da bulmak mümkün görünmüyor.
Hayaller hep güzeli ister ama yaşam gerçeklik acıdır.
Düşmez kalmaz bir ALLAH.
Hocamın dediği gibi "Hayal, uzanmaktır geleceğe ve hatta direnç, yol azığıdır".
Elinize gönlünüze sağlık
İyi ki varsınız.

esra
anonim 25.11.2018 19:14:39

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003528995

iletişim : editor@kimokur.com