Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




BATI DERSLERİ
Dilek BUZ

 

Bir çay sohbetinde kızım bana, Fransa’dan Türkiye’ye göç eden bir Türk ailenin kızlarının sınıflarına geldiğini, bazı Fransızca kelimeler konuştuğunu söyledi. Fransa’yı ballandırarak anlatan arkadaşının söylediklerinden de etkilenerek “Fransızlar çok kibar insanlar sanırım baba” dedi. Bende kısaca Fransa’nın ve batının ortak tarihinden anlatıp, her hafta yaptığımız etkinlik olan, evde sinema keyfinde özel bir film izlemeyi teklif ettim. Kabul etti. Ve akşam iki kızımla beraber odamıza kapandık, bilgisayar karşısına oturduk, ışıkları kapattık, patlamış mısırlarımızı kucağımıza alıp “Hotel Ruanda” filmini izledik.

Film, Fransa ve Belçika başta olmak üzere batılı ülkelerin, ülke nüfusunun yüzde doksanı oluşturan Hutilere karşı, nüfusun yüzde onluk kısmına sahip Tutsileri önce kollayıp zenginleştirip, makam ve mevkilere taşıdıklarını, sonra da (çıkarları gereği) Hutileri Tutsilere karşı kışkırtıp iç savaş çıkarmalarını, sadece yüz günde bir milyon insanın satırlarla öldürülmesini anlatıyor. Filmin gerçekleri anlatmasında çok yetersiz kaldığı aşikar. Buna rağmen bizim kızlar çok etkilendi. Fransızların nasıl iç savaşı körüklediğini, Fransa Cumhurbaşkanının “o ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir olay değildir” sözlerini anlattım. Kızlarım; “Hiçbir Türk-Müslüman bu savaşa göz yummazdı. Çocukların öldürülmesine sessiz kalamazdı. Peki baba Türkler neden oraya gitmedi. Birleşmiş Milletler askerleri kaçıp neden masumları ölüme mahkum ettiler?” diye sordular. “Yıl 1994” diye başlayıp o günlerin Türkiye’sini anlattım.

Yine bir gün televizyonda gördüğü deniz kıyısında bembeyaz villaları göstererek “işte baba cennet gibi yerler, keşke orada bizde yaşasak” demişti. Hiçbir şey dememiş haftalık sinema saatimiz de “Kaplumbağalarda Uçar” filmini izletmiştim. Dehşet içinde izlediğimiz film bittiğinde odamızda tam bir sessizlik hakimdi. Önce kimse kıpırdayamadı. Sonra dokuz yaşındaki kızım odadan çıkmak için yerinden kalktı. Yüzünü gizliyordu. Ancak kapıdan çıkamadan hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Dönüp boynuma sarıldı. Açıkçası bende dayanamayıp ağladım. Susturmaya hiç çalışmadım kızımı. Epeyce ağladı. Sonra sordum ona;

-“Kızım neden ağladın?”
-“Dayanamadım baba.”
-“Neye dayanamadın kızım?”
-“İnsanların ve çocukların, hele hele bebeklerin öldürülmesine baba…” 
-“Peki onları kim öldürüyordu kızım?”
-“Bilmiyorum baba, kim?”
-“Geçen televizyonda gördüğümüz, o beyaz villa vardı ya, işte orada yaşayanlar kızım”
Önce sessizlik oldu. Sonra kızım;
-“Baba, ben artık beyaz villaları sevmiyorum.”
-“Neden kızım?”
-“Çünkü onlar gerçek beyaz değilmiş, kan rengiymiş.”


YORUMLAR
iyi ile kötünün ayırdını yapmadan farkına varmadan ömür bitiren insanlar zulümlerden ne çok sorumlular bir bilseler.
Kızınızın farkındalığı hoş.
elinize sağlık

esra
anonim 4.1.2019 19:35:58

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 002891412

iletişim : editor@kimokur.com