Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




HASTA ZİYARETİ
Dilek Buz

Dün bir hasta ziyaretine gittim. Birkaç arkadaşla hasta evinde tesadüfen biraraya geldik. Arkadaşın annesine geçmiş olsun dedikten sonra, aramızda samimi bir sohbet başladı. Konu bir yerde, yeni neslin kıymet bilmezliğine geldi. Biz bunları konuşurken, Allah ne verdiyse konmuştu önümüze. Ev yapımı mis gibi keklerden kurabiyelere, yaş pastalardan böreklere kadar... Ev sahibi gözleri nemli;

-Gardaş, Allah biliyor ya, biz ne günler gördük geçirdik? Afedersiniz, bugünün köpeklerini bağlasan durmaz kulübelerde, gurbetin kucağında ekmek parasına yıllarca çalıştık durduk. Vallahi bir zeytini üç ya da dört lokma ekmekle ancak yiyebiliyorduk.

Sözü ivedilikle bir başkası aldı;

-Abiler, ben ilkokul üçüncü sınıfa giderken bir sınıf arkadaşımın kabuğunu soyarak birşey yediğini görmüştüm. Adını sordum, "portakal" dedi, isteyemedim ama kokusuna mest oldum. Eve dönünce babama söyledim, "alamayız, o kadar paramız yok" dedi. Çok dua ettim. Ve ancak iki yıl sonra yiyebildim. Onu da babam almadı. Soğuk bir kış günü okuldan dönerken semt pazarının oradan geçiyordum. Bir baktım kocaman portakallar çöpe atılmış. Başında tereddütle bekledim. Zira helal mi haram mı belli değil, evdekiler sorarlar "nereden aldın bunları" diye. Pazarcı farketti benim kararsız halimi, "bunlar donmuş, satamam, belki yenir, al götür evlat" dedi. Eve getirdim, bir şekilde yedik işte, sadece babam yemedi, "canım istemiyor" dedi.

Bir başka arkadaş sözü aldı. (İtiraf gününe dönmüştü ortam, herkes çekinmeden eski günleri, zor günlerini anlatıyordu)

-Vallahi askere gidene kadar, tam yumurta hiç yemedim ben. Anam bir yumurtayı haşlar, ikiye bölüp ekmek arasına koyar, gardaşımla bana yol için azık ederdi. Elimizde yiyerek sanayinin yolunu tutardık. Rahmetli babamın vefatından sonra iş başa düşmüş, sanayide çırak olmuştuk iki gardaş. Bu arada pastaları kekleri yememiz için ısrar ediyordu ev sahibi. Ardından meyva tabakları geldi. Kişi başı bir tabak hazırlanmıştı. İçinde kavun, siyah üzüm, kayısı, şeftali, kiraz ve muz vardı.

Bir arkadaşım daha söz aldı.

-Hayatımda yazdığım ilk şiiri, bir simite yazmıştım. Anama babama sevdiğime değil, bir simite... Okulumuzda sütlü, susamlı simit satılırdı. Hiç param olmazdı benim. Bazı şehirli çocukları neredeyse hergün simit yerlerdi ama ben köyden şehre yeni göç eden bir ailenin çocuğu olarak hiç aç kalmadım belkide, ama her gün aynı beslenmeyi yemek zorunda kaldım. Annem yufka ekmek arasına acı köy peyniri koyardı. Bütün yıl neredeyse aynı şeyi yemistim. Taki, şehirli bir çocuğun "beslenmeleri değişebilir miyiz" demesine kadar. Meğerse ben onun simitinin kokusuna hastaymışım o da benim acı peynirin kokusuna... O ilk simiti yiyene kadar simite tam üç şiir yazmıştım.

Biz bu hikayeyi dinlerken kahvelerde gelmişti. Kahveleri yudumlarken bana döndüler;

-Sen ağa oğlu muydun arkadaş, sen anlat bakalım, dediler. Ben de;

-Benim de anlatacaklarım var ama asıl ben, bizim çocuklar ne anlatacak onu merak ediyorum. Ne yokluk biliyorlar, ne kadir kıymet... Ne şükür biliyorlar ne özlem... Beğenemiyorlar, herşeyden o kadar çok seçenek koyuyoruz ki önlerine seçemiyorlar. Korkum o ki; gelecekte mutsuz olduklarında bizi suçlayacaklar "sevgi vermediler bize" diyecekler. Bilmeyecekler ki biz tüm sevgimizi zeytine, simite, yumurtaya bağlamışız.

...


YORUMLAR
Allah bir kulunu severse sevdiğine teslim eder. Demiş
İmam Rabbani

Çocuklarınızı, neyi sevdiğinizi göstere göstere büyütün.
Dürüstlük-Adalet-Merhamet.
Gerisi Allah Kerim...


esra
anonim 29.7.2019 08:15:44
"Çocuklarınızı, neyi sevdiğinizi göstere göstere büyütün"

Çocukları nasıl büyütelim, onlara nasıl bir eğitim verelim,... gibi onlarca soruya cevap olacak muhteşem bir söz. Bu sözü bir kenara kaydediyorum Esra hanım. Çok teşekkür ediyorum katkınız için.
D.buz
anonim 29.7.2019 09:16:27

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003006962

iletişim : editor@kimokur.com