Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




HERŞEYİ GÖRDÜM HEPSİNİ DUYDUM
Dilek Buz

 "Ölmeden mezara girdiğimde, yeryüzünün tüm sırlarına vakıf oldum. Benim için hiçbir bilimle ispat edilemeyecek, en büyük filozofların bile bilemeyeceği, ruhbanların hissedemeyeceği, bugüne kadar yazılmış metinlerde okumadığım sırların tamamına, ölmeden mezara girdiğimde vakıf oldum.

Ölmeden mezara nasıl girilir mi diyorsunuz? Bilmiyor musunuz? Duymadınız mı? Görmediniz mi? Öyleyse anlatayım size hikâyemi ama lütfen iyi dinleyiniz; zira hikayem sizi de ilgilendiriyor ama korkmayınız; acı çekmiyor sadece hissediyorsunuz.

Tam yaşımı bilmiyorum, aslında nüfus kayıtlarına göre kırk yaşındayım. Ama altı yıl önce geçirdiğim trafik kazası sonrasında yatağa bağlı kalıp, altı yılımı bitkisel hayatta geçirdiğim için ne kadar yaşadığımı, kaç yaşında olduğumu söylemek biraz zor benim için. Yine de otuzdört yılımı insanlar gibi, altı yılımı da bitkiler gibi yaşadığımı söyleyebilirim.

Bitkisel hayat ifadesi doğru bir tanımlama bence. Aynı bitkiler gibi tepkisiz yaşıyor, onlar gibi bakım görüyorsunuz. Zamanı geldiğinde birileri tarafından sulanıyorsunuz, temizlik bakımınız yapılıyor, hatta iyi bir hava da balkona çıkarılarak güneş almanız bile sağlanıyor. Bakıcınız tarafından iyi bakıldığınızda canlı duruyor ama teşekkür edemiyorsunuz. Minnetinizi ancak hayatta kalarak gösterebiliyorsunuz.

Hikayemin gizemli olan kısmı, hayatımın son altı yılıdır. Yani bitkisel hayatta olduğum yıllar... Ondan önceki otuzdört yılı herkes gibi yaşadım, diğer insanlar gibi; sıradan ve yalanlarla dolu. Sıradan ve yalancı insanlar, normal insanlardır, dünya ve tarih bu tür insanlarla doludur. Menfaat için yalan söylerler, birbirini öldürürler, iftira atarlar. Bu insanların aralarında ki ilişkiler samimiyet üzere değil; eğitimleri üzeredir. Mesela müşterilerini gülücükle karşılarlar ama aynı kişiyi yolda ölmüş görseler üstünü örtmezler. Asansörde komşularına "günaydın" derler ama gerçekte onları tanımazlar bile. Otobüs ya da metroya sırayla binerler, adil ve saygılı görünürler ama bunlardan biri yalan söyleyen siyasetçi, biri hırsız müteahhit, biri parasız iş yapmayan doktor, biri fırsatını buldukça haydutlukta yapan polis, biri dini kullanan çıkarcı din adamı, biri istismarcı bir dilenci, biri yoldan çıkmış bir sapık olabilir. İlk bakışta hepsi saygılı ve düzene ayak uydurmuş görünür ama gerçekte olan hepsi birbirinden saklanıyordur.

Kimseye güvenilmez, güvenilemez, güvenilmemeli. Nereden mi biliyorum? Dedim ya; ben bitkisel hayattayım, yani salon çiçeklerinden bir farkım yok. Kimse benden çekinmiyor, birşey saklamıyor, ot gibi görüyorlar. Nasıl olsa anlamaz, konuşamaz, hatırlamaz diyorlar, birgün gelecek ot gibi kuruyup gidecek, diyorlar ama yanılıyorlar. Hiçbir organımı yönetemiyorum, tüm sinir hücrelerim sönmüş durumda. Ancak gözlerim görüyor, kulaklarım duyuyor ve hafızam kaydediyor. İşte böyle, insanların beni görmezden gelmesi, onların gerçek yüzünü görmeme sebep oluyor.

Yüzlerce misafir gelip geçti buradan. Niceleri niceleri... En kibar hanımefendinin yalnız kaldığında nasıl çirkinleştiğini gördüm. Birbirine gülücükler saçanların arkasını dönünce birbirine burun kıvırdığını gördüm. Bildiğine bilmiyorum, bilmediğine biliyorum diyen, vermediğine verdim, verdiğine vermedim diyeni, çoşkuyla iftira atıp sonra da yemin edeni, pireye kızıp yorgan yakanı, cana kıyıp ardından ağlayanı, mazlum görünüp içinde firavun yaşatan nicelerini gördüm.

Bunları biliyorum mu diyorsunuz? Gerçekten mi? Hikayemi gizemli, sırlı, özel bulmadınız mı? Tanıdık mı geldi yoksa? Tabi ki tanıdık gelecek. Burada sizi anlatıyorum hem de en tesettürlü şekliyle. Alınmak gücenmek yok. Siz, kendini normal ve akıllı sayanlar, siz böylesiniz işte. Akıllı ama ikiyüzlü, yetenekli ama kötülük için, fedakâr ama daha çok kar için...

Duyup yine unutacaksınız bunları. Ama unutmayın, bitki de olsa birgün dile gelecek ve tüm gördüklerini anlatacak, herşey ortaya çıkacak, o gün gelecek..."

...

Hasta bakıcı yaklaştı. Önümde eğilip şefkatle baktı bana;

-Ayyy canım, üstün başın kirlenmiş, ağzın yine akmış, resmen kokmuşsun. Hadi seni bir yıkayalım, mis gibi olasın, sırtındaki şu yaralara da krem sürelim. Hem yarın teftişe geleceklermiş. Hadi bakalim.

...


YORUMLAR
ümmet bilgisel gaflette müslümanlar bitkisel hayatta.
Öyküde teftiş eden bir göz var
ümmetin üzerinde zaaflarını gafletlerini kısacası felç halini anlatacak söz/göz sahibi de kalmadı
ne yazık ki var olanların kıymetini de biz bilemedik galiba...


esra
anonim 3.2.2020 22:33:45
Aslında mesele müslüman/islam olabilme meselesi. Yoksa bir müslüman ne gaflette olur ne de bitkisel hayatta. Burada ki serzeniş, asla müslümanlara değildir, onların içi dışı birbir, onlar dürüst ve erdemlidir, zira onlar gizlide ve açıkta iman ederler. Lakin yaşadığımız toplum ve dünya bu kıymetlerden çok uzaktadır. Zira onlar iman etmediler; öyle sanıyorlar...
Teşekkürler.
D.buz
anonim 3.2.2020 23:23:13

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003145703

iletişim : editor@kimokur.com