Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MAKALELER
ÇOCUKLARIN BAYRAM GÜNLÜĞÜ
Bugün bayram… elleri kınalı çocuklar ellerinde şeker torbalarıyla mahallenin efsunlu taşlarını bir bir arşınlayarak o tahtadan avlu kapılarını gıcırdatıyorlar. Her gıcırdama sesi meskun ev için bir şenlik acaba Mıstık mı gelen yoksa Nurşen mi? Herkeste bir neşe ve yüzler güleç… Arif amca yeni taradığı sakallarını sıvazlarken gelen çocuklara dolabında sakladığı kuru üzüm ve leblebi ikram ediyor. Ayşe nine ise çocuklar için alıp sakladığı cam şekerlerinden, akide şekerlerinden ikram ediyor. Çocuklar neşe içinde kendilerine ikram edilen şeyleri hızlıca alıp makarnadan boşalmış poşetlere indiriveriyorlar. Gökyüzü açık ve sema neşe içinde çünkü çocuklar mutlu bu köyde.
Yazar : Bünyamin Zeran   Eklenme Zamanı : 24.5.2020 15:35:33 devamı >
BAYRAM TEBRİGİ
İnsan beden ve ruhtan meydana gelmiştir. Corona önlemleri sebebiyle bedenleri korumaya çalıştık. Hem de evlere kapalı kalarak, işyerlerini kapatarak, maskeli ve eldivenli gezerek hatta bayramımızı bile baba ocağından uzak geçirmeyi göze alarak... Peki ruhları korumaya bugüne kadar, devlet ve millet olarak ne kadar özen gösterdik/gösteriyoruz? Ruhumuz hasta oldu mu yada bundan sonra hastalanırsa ne yaparız diye endişelendik mi acaba? Ruhumuzu farkına bile varmadan öldürmüş isek bedenimizin nasıl bir anlamı kalır mı sizce? Aslında, Ramazan ayında tutulan oruçlar, ruhu tanıma ve onu korumaya dönük bir eylemdir/emirdir.
Yazar : EDİTÖR   Eklenme Zamanı : 24.5.2020 00:07:14 devamı >
GÜMÜŞ RENGİ AĞAÇ VE TAHTA KURTLARI
Bugünkü doğa yürüyüşümüzde setin tam kenarında duran kurumuş ceviz ağacı dikkatimi çekti. Açık griye çalan bir renkte idi. Doğanın yeşille boyandığı bu günlerde ben buradayım diyordu adeta. Heybetli duruşunu kurumuş kolları tamamlıyordu. Ama bir yandan da mazlum bir duruşu vardı. Sanki yaratıcıdan yardım ister gibiydi. Belki de şükrediyordu hala ayakta durabiliyorum diye… Sahi neden ayaktadır diye düşünmeden edemedim. Bir sahibi vardı mutlaka. Ya sahibinin yakacak ihtiyacı yoktu ya da vakti yoktu bu hayata veda etmiş ağacı kesmeye. Bir iki adım daha attıktan sonra üzerindeki oyukları fark ettim. Bunlar gümüş renginin içinde güneş ışıklarının doğadaki raksına bağlı olarak siyah ve irili ufaklı oyuklardı. Bu oyuklar kuzey batı istikametine doğru bakıyordu. Derine inen oyuklar nedir diye sormadan edemedim.
Yazar : NECATİ ÜN   Eklenme Zamanı : 19.5.2020 20:57:45 devamı >
İSLAMİ DÜŞÜNCENİN SERÜVENİ
Osmanlı’nın modernleşme süreciyle birlikte İslam savunmacı bir moda geçmiş ve düşünce dinamiklerini temelden değiştirme yoluna girmiştir. Modernleşme yalnızca devletin kurumlarında olmamış aynı zamanda dini düşüncenin teşkkülünde de olmuştur. Osmanlı bürokrasisi Kanuni döneminde yapmış olduğu faaliyetlerde dine yani onu temsil eden alimlerin yetiştiği medrese kültürüne yaslanarak, ondan güç devşirerek iş yapmaktaydı. Modernleşmeyle birlikte bürokrasi medresenin ilimde geri kalması ile birlikte yüzünü batıya çevirmiştir. Medrese ve bürokrasi arasındaki makas giderek açılmış ve Osmanlı bürokrasisi nerdeyse tamamen batıcı bir zihniyetle inşa olmuştur. Mustafa Reşit Paşa ile başlayan batılılaşma tercüme odaları vasıtasıyla hem bürokraside hem de aydınlar içinde hızlı biçimde kurumsallaşmıştır. Her ne kadar Ahmet Cevdet Paşa gibi medrese kültüründen alimler zamanla ön plana çıksa da vaziyeti kurtarmaya yetmemiştir.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 11.5.2020 10:39:04 devamı >
BİBER DOLMASI (ÖYKÜ)
Akşam yemeği için sofra kurulmuştu. Baş köşeye oturup çocukları sofraya çağırdım. Tek tek geldiler isteksizce. Hepsi kendi yerine oturdu. Büyük kızım, burun kıvırarak, cevabını bildiği bir soruyu sordu annesine; -Anne yemekte ne var? -Biber dolması kızım. -Başka bişey var mı? -Salata ve yoğurt var kızım. -Ama anne, dolmadan nefret ediyorum. Ne yiyeceğim şimdi ben? Eşim bıkkınlık ifade eden bir yüzle; -Size de birşey beğendiremiyorum kızım! Ne pişireceğimi şaşırdım vallahi, dedi. Sofrada herkesin yüzü asıldı. Bir sessizlik oluştu. Bense gözlerimi dolmalardan alamıyordum. Dolmalara bakar halde; -Size bir hikaye anlatayım mı? dedim. -Eveet, dedi küçükler. Eşim ve büyük kızımda şaşkın gözlerle beni izlemeye başladılar. "Çocuktum. Çocuklarım okula gidecek diye babam köyden şehre getirmişti bizi. Çiftçilikten başka şey bilmeyen babam, şehirde çok iş aramış ama bulamamıştı. Sonunda çaresiz kalmış ve yurtdışına işçi olarak gitmek için birileriyle anlaşmıştı. Bu kişiler, babamı işçi olarak Almanya’ya götürmek için onbin lira istemiştilerdi. Babam bir akrabadan kısa süreliğine onbin borç istemiş. Önce olmaz diyen akrabamız, üç ay içinde yirmibin olarak geri ödenmek kaydıyla verebileceğini söylemişti. Açıkça faizli borç vermek istemişti. Babamda çaresiz kaldığı için bunu kabul etmişti
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 10.3.2020 00:18:16 devamı >
TANRIDAN PAY KAPMAK
Tanrıdan Pay Kapmak İnsana biçilen ömür, mal ve evlat biriktirmek için midir? Altın ve saltanat... Para ve iktidar.... Hisse senedi ve şöhret.... Araba, villa, nakit ve asker... Tabi ki öyledir!; insanlık tarihi bunun isbatıdır. Süreç ilk insan olan Adem ile başlamış, bugüne kadar aralıksız devam etmiştir. Bundan sonrada devam edecektir. Bu düzen birey ve toplum olarak kusursuz işletilmiştir. Adı bazen ben/ego olmuş, bazen Firavun, bazen Karun, bazen krallık, bazen demokrasi, bazen cumhuriyet, bazen kapitalizm bazen de komünizm... Ve daha birçok isim kullanılmış. Ama özü hiç değişmemiş. Acı, zulüm, katliam, savaş, fitne, esaret, uyuşturucu, hırs, intikam, tahakküm gibi uygulamalar mal ve istikbal edinmenin en meşru yöntemleri olmuş.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 27.2.2020 00:14:35 devamı >
BİZİ CESUR KILAN KELİMELERİMİZ VAR
Dünyayı değiştirecek kelimeler aslında benim kendimi değiştirdiğim ölçüde değişen koşulları gösterdi bana. Tıpkı resulün Hira’dan çıkıp Mekke sokaklarına koşarak indiğinde dünyayı değiştirecek kelimeleri de yanında taşıması gibi..
Yazar : Bünyamin Zeran   Eklenme Zamanı : 17.2.2020 23:17:43 devamı >
HAYATI YAŞAYARAK GEÇ; KOŞARAK DEĞİL
Bir arkadaşımla beraber puslu ve soğuk bir günde eve ulaşmaya çalışıyorduk. Hava kararmaya yüz tutmuş, tanıdığımız yollar tanınmaz olmuş, takatimiz iyice azalmıştı. Sanki biz yürüdükçe yollar uzuyor, evimize yaklaşmak bir yana sanki daha da uzaklaşıyorduk. Sıcak yuvamız, karnımızı doyuracak çorba ve ekmeğimiz bir adım ötemizde olmalıydı ama gizemli birşey bizi hedefimize yaklaştırmıyordu. Labirentte dönüp duruyorduk sanki. Buma benzer hislere sahiptik ikimizde. Derken arkadaşıma dönüp; -Bu böyle olmaz, bu gidişle evimizi bulamayacağız. En iyisi farklı yollardan gidip arayalım. Kader bizi ayırmayı deniyor. Bir fırsat verelim kadere; yoksa ikimizde helak olacağız. -Tamam, ben bu sokaktan dönüyorum öyleyse. Sen de şu önümüzde yürüyen kişiyi takip et. Belki o yolu biliyordur. Kaybolma sakın. Havlayan köpeklere dikkat et. Onlarla karşılaşma sakın...
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 6.2.2020 10:51:24 devamı >
HERŞEYİ GÖRDÜM HEPSİNİ DUYDUM
HERŞEYİ GÖRDÜM HEPSİNİ DUYDUM "Ölmeden mezara girdiğimde, yeryüzünün tüm sırlarına vakıf oldum. Benim için hiçbir bilimle ispat edilemeyecek, en büyük filozofların bile bilemeyeceği, ruhbanların hissedemeyeceği, bugüne kadar yazılmış metinlerde okumadığım sırların tamamına, ölmeden mezara girdiğimde vakıf oldum. Ölmeden mezara nasıl girilir mi diyorsunuz? Bilmiyor musunuz? Duymadınız mı? Görmediniz mi? Öyleyse anlatayım size hikâyemi ama lütfen iyi dinleyiniz; zira hikayem sizi de ilgilendiriyor ama korkmayınız; acı çekmiyor sadece hissediyorsunuz. Tam yaşımı bilmiyorum, aslında nüfus kayıtlarına göre kırk yaşındayım. Ama altı yıl önce geçirdiğim trafik kazası sonrasında yatağa bağlı kalıp, altı yılımı bitkisel hayatta geçirdiğim için ne kadar yaşadığımı, kaç yaşında olduğumu söylemek biraz zor benim için. Yine de otuzdört yılımı insanlar gibi, altı yılımı da bitkiler gibi yaşadığımı söyleyebilirim. Bitkisel hayat ifadesi doğru bir tanımlama bence. Aynı bitkiler gibi tepkisiz yaşıyor, onlar gibi bakım görüyorsunuz. Zamanı geldiğinde birileri tarafından sulanıyorsunuz, temizlik bakımınız yapılıyor, hatta iyi bir hava da balkona çıkarılarak güneş almanız bile sağlanıyor. Bakıcınız tarafından iyi bakıldığınızda canlı duruyor ama teşekkür edemiyorsunuz. Minnetinizi ancak hayatta kalarak gösterebiliyorsunuz.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 2.2.2020 23:21:16 devamı >
ÇİÇEKÇİ
Esnafın huzurla işini yapması çok zor bu devirde. Üç kuruş ekmek parası kazanmak uğruna akıllısıyla, delisiyle, velisiyle herkese katlanmak zorunda kalıyor. Esnaf dediğin işine mi bakacak, insanlarla mı uğraşacak birbirine karıştı. Ben bir çicekçiyim. Küçük ama çeşidi bol bir dükkanım var. Mevsimine göre çiçek sipariş eder, raflara itina ile dizerim. Benim kadar hassas çiçekçi olamaz. Bir elimde bez, bir elimde içi su dolu sprey gün boyu, çiçeklerimi tek tek silerim, sularım, onlarla konuşurum. Onun için en canlı, en renkli, en kokulu çiçekler hep bende olur. Müdavim müşterilerim vardır. Sevdiğiyle buluşacak olan, küstüğüyle barışmak isteyen, misafirliğe gidecek olan, bir bebek doğduğunda, bazen biri öldüğünde çiçek alanlar vardır. Bazen mesaj vermek için kullanılır çiçeklerim; küskünlük çiçekleri vardır, aşkı işaret edenler vardır, ayrılık ve hüznü anlatan, acı ve kederi... Renklerine ve kültürüne göre anlam kazanır çiçeklerim. Karanfille gül aynı değildir mesela; papatya ile sarı lale, orkide ile menekşe, beyaz krizantem ile ağlayan gelin... Duruma ve ihtiyaca göre, taşıdığı mesajı ile sahibini arar çiçeklerim. Lakin gel gör ki; çoğu anlamaz çiçeklerin dilinden; kimisi parasına göre çiçek alır, kimisi renklerine göre. Makam sahibine gidecekse pahalı olandan, işyeri için yapay plastikten, öğrenciye ķısa ömürlü olandan... Çiçekler mesajlarına ve güzelliklerine göre değil, keseye ve kişiye göre alınıyor. Çiçeğini seçmeden fiyat soran müşteriyi hiç sevmem, çiçeklerime tek tek dokunulmasını sevmem, ukala, geveze ve çiçeklere kaba davrananları hiç sevmem. Ama akşama kadar da bu tiplerle uğraşırım. İşte şikayet ettiğim husus tam da budur. Beni, çiçekçi gibi değil; pazarcı gibi görmeleri, işime, çiçeklerime saygı göstermemeleri. Bununla beraber insanların kendi duygularına karşı da saygısız olmalarına dayanamıyorum. Ben çiçekçiyim, bana çiçek almaya gelin, caka satmaya, dert yanmaya, pazarlık etmeye degil!
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 8.1.2020 13:55:49 devamı >

Sitemizde Kayıtlı Olan Makaleler
HER KAPININ ARDINDA BİRİ VAR   Dilek Buz
İNSANA DAİR KONUŞMAK   Bünyamin Zeran
KENDİNİ BULMAK   Dilek Buz
SİS VE ANKARA   Dilek Buz
SİYASET NEDİR?   Dilek Buz
YAPRAKLAR VE İNSANLAR   Dilek Buz
BİRGÜN HİKAYE YARIM KALACAK   Dilek BUZ
GERİYE KALANLAR   Dilek Buz
YETİM   Dilek Buz
HASTA RUHLAR GÜNAH BİRİKTİRİRLER   Dilek Buz
BURADAN ÇIKIŞ YOK   Dilek Buz
ALLAH İSMİ NE ANLAMA GELİR?   Dilek Buz
EVRENİN KİTABI İLMA... EPİK FANTASTİK BİR ROMAN   Dilek Buz
HASTA ZİYARETİ   Dilek Buz
MUTSUZ, HUZURSUZ BİR TOPLUM   Dilek Buz
KADİFE ÇİÇEĞİ/TANRISAL ÖNGÖRÜ 3   Dilek Buz
KADİFE ÇİÇEĞİ VE DELİLİĞE ÖVGÜ   Dilek Buz
KADİFE ÇİÇEĞİ / İNSAN NE İLE YAŞAR   Dilek Buz
BIRAK KANASIN DURMAZ BU YARA   Dilek Buz
MUTLULUĞUN EN BASİT FORMÜLÜ   Dilek Buz
EYYÜB’ÜN GÖZÜNDEN TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ   Dilek Buz
İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE   Bünyamin Zeran
MUHAMMED MURSİ’NİN ŞEHADETİ VE DEMOKRASİ ÜZERİNE   Dilek Buz
GERÇEK VE TAKLİT   Dilek Buz
KİM KURTARACAK DÜNYAYI   Dilek Buz
İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN ZİYANDADIR   Dilek Buz
KADİR GECESİ NASIL MÜBAREK OLUR?   Dilek Buz
ŞİMŞEKLER VE HATIRLATTIKLARI   Dilek Buz
DOKTOR VE RÜYA GÖREMEYEN ADAM (ÖYKÜ)   Dilek Buz
YABANCI   Dilek Buz
1038 tane makaleden 1 - 30 arası gösteriliyor
Sayfalar : .1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7. Geri · İleri
::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003269364

iletişim : editor@kimokur.com