Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




MAKALELER
GERİYE KALANLAR
GERİYE KALANLAR Su içene yılan bile dokunmaz demiş atalar Dokunmayan kalmadı bize Bir yudum su içmeye, hayat bulmaya gelmiştik oysa dünyaya Bir rahat bırakmadılar Dişlenmemiş, zehir zerk edilmemiş bir yer kalmadı tenimizde Kanattılar her yanımızı İstediklerini aldılar bizden Esir bedenlerimiz köle oldu onlara Etimizi, emeğimizi, ülkümüzü, ülkemizi ne varsa aldılar Ne istedilerse aldılar yine de yetmedi onlara
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 11.10.2019 23:09:06 devamı >
YETİM
Yaşlı misafirimin gözleri doldu. Kaçamak bakışlarla anlatmaya başladı; -"Ben nimetin kıymetini kadrini bilirim evladım, zira ben yetim büyüdüm. Babam Molla Kamil öldüğünde on yaşında idim. Soğuk bir kış günü idi. Babamın yatağının başında köyümüzün büyükleri toplanmıştı. Birde imam Şefik efendi vardı ve aralıksız Kuran okuyordu. Bir ara babam seslendi; " Şefik efendi, okuduğun son iki sayfa ezberimde var, tekrar oku, takip edeyim" dedi. Şefik efendi okudu babam tekrar etti. Sonra babam herkesle helalleşti, anamı çağırdı, onunla da helalleşti, beni çağırıp alnımdan öptü. Sonra birden uykuya dalar gibi sessizce öldü. Ertesi gün cenaze namazı kılınıp toprağa verilecekti. Odadan herkesi çıkardılar. Ama ne yaptılarsa beni alıkoyamadılar da gizlice babamın odasına girip yatağının altına saklandım. Sabaha kadar babamın soğuk bedeninin yanında uyudum. Babam gömüldü ve ben yapayalnız ortada kaldım. Anam başka kocaya vardı. Babalıkta bize bakmadı ve kapı kenarına koydu.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 6.10.2019 01:06:37 devamı >
HASTA RUHLAR GÜNAH BİRİKTİRİRLER
HASTA RUHLAR GÜNAH BİRİKTİRİRLER Ne büyük bir söz, ne büyük bir hayat öyküsü, ne büyük bir şahitlik... Çokluk kuruntusu, mal ve evlat biriktirme tutkusu, sizi öyle bir oyaladı ki; nihayet kabirlerinizle yüzyüze geldiniz. Tekasür suresi... Ne kadar doğru bir tesbit, ne kadar büyük bir tehdit, ne kadar büyük hayal kırıklığı... Ne olacak insanlığin hali, halimiz? Hasta ruhlu anne babalar elinde büyüyor, hasta ruhlu toplumlarda rol alıyor, hastalıklı hayaller kuruyor ve hasta hasta ölüyoruz. Ne sağlam kafamız oluyor ne de sağlam bedenimiz. Yanlış şeyler öğreniyor, yanlış denklemler ile sağlama yapıyor, yanlış sonuçları doğru gibi okuyoruz. Çarpık ve sapık şeylere inanıyor, çirkin ve aptal olarak yaşıyor, ezik ve etkisiz olarak ölüyoruz. Saçma tarihler yazıyor, gerçek olmayan medeniyetleri sahipleniyor, sürekli çarpıtma ile yol alıyoruz. Ürettiğimiz tek bir şey yok halis olan.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 22.9.2019 22:54:40 devamı >
BURADAN ÇIKIŞ YOK
Bir cenaze haberi geldi. Habere göre, yakın bir arkadaşımızın annesi vefat etmişti. “Allah rahmet eylesin” dedik ve cenaze namazına yetişebilmek için hazırlanıp yola çıktık. Gideceğimiz yerin neresi olduğunu bilmiyordum. Arkadaşlara cenaze evinin neresi olduğunu sordum. Şoförlük yapan arkadaşımız “şehir merkezine yakın bir köy, yarım saate varırız inşallah” dedi. Tamam deyip sükut ettik. Yol boyunca arabanın camından dışarıyı izledim. Yarım saatlik yol denmesine rağmen daha uzun sürdü. Bütün iklim ve arazi değişmişti. Hava soğumuş, dağlar yükselmiş, gökyüzünün rengi bile griye dönmüştü. Sanki ölüm haberi bütün bölgeyi matem ile kaplamış, solgun ve zayıf düşürmüştü. Sonunda köye geldik. Ama köyün orta yerinde olan cenaze evine gitmek hiç kolay olmadı. Köy içindeki yolların tamamında çalışma vardı. Kimi yerde levhalarla, kimi yerde taşlarda yol kapatılarak trafiğe yönlendirme yapılmıştı. Asıl ilgiç olan; köyün yollarına fayans benzeri bir taş döşeniyordu. Yolun bazı kısımları döşenmişti, bazı kısımlarının da altyapısı hazırlanıyordu. Yani yapıştırıcı ve seviye kazandırıcı vazifesi gören, harç dökülüyordu yollara. Lakin katı ve kıvamlı olması gereken harç, sulu yapılıyor, sonra da kurumaya bırakılıyordu. Biz, güç bela eve ulaştık. Her yer çok sessizdi. Bu bir yas sessizliğine benzemiyordu. Ne olduğuna da bir türlü anlam veremiyorduk. Arkadaşımızı bulup başsağlığı diledik, cenaze namazını bir avuç insanla kılıp, mezarlığa gittik. Defin işleminden sonra arkadaşımızı, acılarıyla baş başa bırakarak, alelacele oradan ayrılabilmek için müsaade istedik. Ortamın tuhaflığı tüm arkadaşlarımı germişti. Çok sağlıklı düşünemiyorduk.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 21.9.2019 10:38:11 devamı >
ALLAH İSMİ NE ANLAMA GELİR?
Allah ismi ne anlama gelir? -Üstadım, Allah ismi ne anlama gelir? -Allah kelimesi a-li-ha kökünden türemiştir ve hayret ettiren anlamına gelir. -Gerçekten mi? Bu çok ilginç! Bizim inandığımız, teslim olduğumuz ve adına Allah dediğimiz, herşeyin sahibinin adının anlamı, hayret ettiren anlamına mı geliyor yani? -Evet. -Ama nasıl? Anlatır mısın? Tebessüm etti; -İsmi bile seni hayrete düşürdü, dedi. Allah, olmayacak şeyleri oldurandır, küçücük tohumu kocaman ağaca çevirendir. İstediğinde gökten yağmur ile deniz gibi sular akıtandır. Bir yeri buz, bir yeri çöl diyarı yapandır ve buralara nice cins mahlukat ile hayat verendir. İstediğinde bir yetimi mülk sahibi kılan, muktedir bir kralıda biçare fakir edendir. Hayr bildigimizi şer bilen, şer bildigimizi hayr bilen sadece O’dur. Dilediğinde gökteki aya dünyaya perde kılar, dilediğinde kocaman güneşi ayın ardına saklar. Herşeyi ince ince hesaplar, hiçbir hesabı eksik çıkmaz. Ne kadar maharetli de olsa diller onu kandıramaz, ne kadar zengin olsa da kullar onu kıskandıramaz, ne kadar düşman olsa da onu korkutamaz.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 20.9.2019 22:52:16 devamı >
EVRENİN KİTABI İLMA... EPİK FANTASTİK BİR ROMAN
Evrenin Kitabı İlma... Epik Fantastik Bir Roman Roman ve öykü hayranı birisi olarak, ilk kez fantastik bir eser okudum. Önyargı ile başladım esere; zira fantastik roman okumayı sevmezdim. Hele hele bizim edebiyatımızda "iyi" denecek kadar bile övgüyü hakedecek eser olamadığını bilerek, böyle dört ciltlik bir eseri okumaya çalışmak pek mantıklı görünmüyordu. Dört ciltli serili eser, yaklaşık 2200 sahifeden oluşmuş. Haddini aşarak, güç ve tahakküm adına yeryüzündeki bazı kadim sınırları, lanetli duvarı yıkmaya çalışan insanoğlu, daha sonra başına gelecek felaketler ile kendi kıyametini hazırlıyor. Mantık olarak yaşadığımız dünyanın kaderiyle aynı kaderi yaşıyor insanoğlu. Ekini ve nesli yokedenler, yokolmaya mahkumdur. Nitekim insanlık günbegün yokolmaktadır. Kitap, kendileri ile birlikte tüm insanlığı kurtarmaya çalışan küçük bir arkadaş grubunun, inanç ve gayretle tüm kötülerle karşı sürdürdükleri amansız mücadeleyi anlatıyor. Bu mücadele de tüm zorluklara rağmen üstün gelen iman oluyor. Son tahlilde eseri çok başarılı buldum. En başarılı olduğunu düşündüğüm bir kaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 4.8.2019 14:37:57 devamı >
HASTA ZİYARETİ
Dün bir hasta ziyaretine gittim. Birkaç arkadaşla hasta evinde tesadüfen biraraya geldik. Arkadaşın annesine geçmiş olsun dedikten sonra, aramızda samimi bir sohbet başladı. Konu bir yerde, yeni neslin kıymet bilmezliğine geldi. Biz bunları konuşurken, Allah ne verdiyse konmuştu önümüze. Ev yapımı mis gibi keklerden kurabiyelere, yaş pastalardan böreklere kadar... Ev sahibi gözleri nemli; -Gardaş, Allah biliyor ya, biz ne günler gördük geçirdik? Afedersiniz, bugünün köpeklerini bağlasan durmaz kulübelerde, gurbetin kucağında ekmek parasına yıllarca çalıştık durduk. Vallahi bir zeytini üç ya da dört lokma ekmekle ancak yiyebiliyorduk. Sözü ivedilikle bir başkası aldı; -Abiler, ben ilkokul üçüncü sınıfa giderken bir sınıf arkadaşımın kabuğunu soyarak birşey yediğini görmüştüm. Adını sordum, "portakal" dedi, isteyemedim ama kokusuna mest oldum. Eve dönünce babama söyledim, "alamayız, o kadar paramız yok" dedi. Çok dua ettim. Ve ancak iki yıl sonra yiyebildim. Onu da babam almadı. Soğuk bir kış günü okuldan dönerken semt pazarının oradan geçiyordum. Bir baktım kocaman portakallar çöpe atılmış. Başında tereddütle bekledim. Zira helal mi haram mı belli değil, evdekiler sorarlar "nereden aldın bunları" diye. Pazarcı farketti benim kararsız halimi, "bunlar donmuş, satamam, belki yenir, al götür evlat" dedi. Eve getirdim, bir şekilde yedik işte, sadece babam yemedi, "canım istemiyor" dedi. Bir başka arkadaş sözü aldı. (İtiraf gününe dönmüştü ortam, herkes çekinmeden eski günleri, zor günlerini anlatıyordu)
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 28.7.2019 23:06:51 devamı >
MUTSUZ, HUZURSUZ BİR TOPLUM
Mutsuz, Huzursuz Bir Toplum Neden ülkemin insanları mutsuz? Sahip olduğumuz maddi manevi tüm imkanlara rağmen neden hala mutluluğu yakalayamadık? Neredeyse hic kimse açlıktan ölmüyor artık. Nice yıldır yabancı bir devletle savaşmadık. Ciddi bir salgın hastalık ya da büyük felaketler ile karşılaşmıyoruz. Elbette bireysel maddi sıkıntılar olabilir veya terör olayları yabancı olmadığımız bir konu. Yine de bunlar ülke gündemini kapatamayacak, insanları toplu endişeye sevkedemeyecek düzeyde. Hem zaten "mutsuz insanlar" tanımımızın muhatabı bu insanlar değil. Daha ziyade okumuş, maddi durumu yerinde, aile ocak sahibi olmakla beraber işinden, eşinden, yaşam koşullarından, sağlıklarından sürekli şikayet eden milyonlarca insandan söz ediyorum. Akşama kadar caddeleri dolduran milyonlarca insan sadece şikayetlerini dillendiriyorlar ve geceleri isyan bayrakları açıyorlar.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 26.7.2019 01:23:33 devamı >
KADİFE ÇİÇEĞİ/TANRISAL ÖNGÖRÜ 3
Ama sen deli değilsin Veli amca. Öyle deseler bile bu hiç önemli değil. Dün bana yardımcı oldugun için kompozisyon ödevim sınıfta birinci seçildi. Öğretmenim çok beğendi yazdıklarımı. -Çok sevindim genç adam. -Ben çocuk değil miyim? -Öylesin. -Neden genç adam diyorsun öyleyse? -Adamlık yaşla olmaz genç adam; adam olmak, Adem olmaktır, sıfattır yani. İnsani özellikler taşıyanlara denir. -Ama herkes insan değil mi zaten?
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 20.7.2019 00:31:35 devamı >
KADİFE ÇİÇEĞİ VE DELİLİĞE ÖVGÜ
KADİFE ÇİÇEĞİ VE DELİLİĞE ÖVGÜ Gün boyunca Veli amcanın son hali gözlerimin önünden gitmedi. Yemek yerken de ödevlerimi yaparken de onu düşündüm. Suskunluğumu fark eden annem, kaygılı bir halde, koluyla babamın koluna dokunup beni işaret etmiş; “İşte bak gördün mü? Oğlana bir haller olacak Allah mafaza. Ben sana çocuğu deliye, cinliye götürme dememiş miydim?” diye fısıldamıştı.
Yazar : Dilek Buz   Eklenme Zamanı : 16.7.2019 00:12:09 devamı >

Sitemizde Kayıtlı Olan Makaleler
KADİFE ÇİÇEĞİ / İNSAN NE İLE YAŞAR   Dilek Buz
BIRAK KANASIN DURMAZ BU YARA   Dilek Buz
MUTLULUĞUN EN BASİT FORMÜLÜ   Dilek Buz
EYYÜB’ÜN GÖZÜNDEN TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ   Dilek Buz
İNSANIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE   Bünyamin Zeran
MUHAMMED MURSİ’NİN ŞEHADETİ VE DEMOKRASİ ÜZERİNE   Dilek Buz
GERÇEK VE TAKLİT   Dilek Buz
KİM KURTARACAK DÜNYAYI   Dilek Buz
İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN ZİYANDADIR   Dilek Buz
KADİR GECESİ NASIL MÜBAREK OLUR?   Dilek Buz
ŞİMŞEKLER VE HATIRLATTIKLARI   Dilek Buz
DOKTOR VE RÜYA GÖREMEYEN ADAM (ÖYKÜ)   Dilek Buz
YABANCI   Dilek Buz
İSTANBUL SEÇİMLERİ   Dilek Buz
BERAAT KANDİLİ, MESAJLARI...   Dilek Buz
SADECE BİR RÜYA   Dilek Buz
GÜZEL İNSAN, AZ KALDINIZ!   Dilek BUZ
KARANLIKTAKİ GÖLGELERDEN AYDINLANMIŞ RUHLARA YA DA ZULÜMATTAN NURA   BARIŞCAN
SESSİZLİK NE KÖTÜ BİR HASTALIKTIR…   Bünyamin ZERAN
BEŞ DUYU ORGANIMIZ (ÖYKÜ)   Dilek BUZ
GÖRÜNMEZ BİR EL BİZİ KONTROL EDİYOR !   Bünyamin ZERAN
EMOJİ VE HAYAT   Oktay Ünal
İSLAMİ MÜCADELEDE “BEN” FAKTÖRÜ   Bünyamin ZERAN
KÜÇÜK HABERCİ (ÖYKÜ)   Dilek Buz
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE MODERNLEŞME SÜRECİNDE AYDINLAR VE SİSTEME KATKILARI-IV   Bünyamin ZERAN
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE MODERNLEŞME SÜRECİNDE AYDINLAR VE SİSTEME KATKILARI-III   Bünyamin ZERAN
BATI DERSLERİ   Dilek BUZ
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE MODERNLEŞME SÜRECİNDE AYDINLAR VE SİSTEME KATKILARI-II   Bünyamin ZERAN
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE MODERNLEŞME SÜRECİNDE AYDINLAR VE SİSTEME KATKILARI-I   Bünyamin ZERAN
OKU   Necati ÜN
1021 tane makaleden 1 - 30 arası gösteriliyor
Sayfalar : .1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7. Geri · İleri
::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003051192

iletişim : editor@kimokur.com