Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
USAME BİN LADİN Portre Resmi


1957 yılında Suudi Arabistan’ın en zengin müteahhitlerinden birinin 52 çocuğunun 17.si olarak doğdu. 1979 yılında Cidde’deki Kral Abdülaziz Üniversitesi’nden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Sovyet ordularının 26 Aralık 1979’da Afganistan’a girmesi üzerine Suudi Arabistan’dan ayrılarak mücahitlere katıldı. 1980-86 yılları arasında Afganistan-Pakistan sınırında kurduğu organizasyonla mücahitlere lojistik yardımı düzenledi. 1986 yılında doğrudan cephede görev aldı. Sovyet ordularının Afganistan’ı tamamen terk etmesine yol açan Jelalabad savaşında adına duyurdu.

Sovyetlerin çekilmesinden sonra 1989 yılında ülkesine radikallerin gözünde bir kahraman olarak döndü. Kraliyet ailesinin işlerini alan babasının şirketini girdi ancak bir yandan da kraliyet ailesine karşı oluşan muhalefet hareketinde adını duyurmaya başladı. 1991 yılında Suudi Arabistan’ın Körfez Savaşı’nda Amerika ile kurduğu ittifaka karşı ağır eleştiriler yönelterek, önce Afganistan’a hemen ardından radikal dincilerin askeri darbe ile iktidara geçtiği Sudan’a gitti. Yeni yöneticilerinin islam dünyasında önderlik oynamak için müslüman olmak kaydı ile herkese Sudan’a giriş izni vermesi üzerine Sudan toprakları bir anda radikal dinci terör örgütlerinin eğitim kampları ile doldu.

Bu arada Amerika’nın iki kutsal kent Mekke ve Medine’de sürekli askeri varlığı olacağını açıklaması, Bin Ladin’in 1989 yılında kurduğu örgütü harekete geçirdi. Daha önce Afganistan’da yardım organize eden örgüt bundan böyle eyleme geçme kararı aldı. Buna göre, daha önce mesafeli tutum takındığı İran yönetimi ve radikal dinci şii örgütlerle temas kurmaya başladı. Bin Ladin’in kurduğu örgüt, öncelikli hedeflerini Suudi Arabistan ve Yemen’deki Amerikan hedefleri ve Somali’deki Amerikan birlikleri olarak belirledi.

Usame Bin Ladin, bu kararları hayata geçirmek için gerekli finansmanı bulabilmek için Sudan’da bir şirket kurdu. Sudan yönetiminden kolaylıkla yol ihalelerini alan Bin Ladin, topraklarında eğitim kampları olduğu iddia edilen iki de büyük çiftliği işletmeye başladı. Gelişmeler rahatsızlık duyan Suudi Arabistan, Bin Ladin’in para kaynağını kesebilmek için önce Pakistan’a Bin Ladin’in sınırda faaliyet gösteren organizasyonlarına son vermesi için baskı yaptı. Ancak, Pakistan’ın girişimleri bölgede çok sert tepki gördü. Çünkü Bin Ladin’in maaşa bağladığı 500’e yakın mücahit ayaklandı. Bu gelişmeler yaşanırken, 29 Aralık 1992’de Yemen’de Amerikan askerlerinin barındığı bir otelde patlama meydana geldi. Amerikalı askerlerin oteli terketmesinden sonra meydana gelen patlamada iki turist öldü. Olayda yaralanan iki Yemenlinin, bombayı yerleştirenler olduğunun anlaşılması ve bunların Afganistan’da eğitim görmüş olması dikkatleri Bin Ladin’in üzerine çekti.

Amerikan kaynakları bu olayı, Bin Ladin’in Amerikan çıkarlarını hedef alan ilk terörist saldırısı olarak nitelendirdi. Asıl tehlikeli gelişme ise Bin Ladin’in adamlarının Sudanlı kimyasal silah uzmanlarıyla çalışmaya başladıkları ve nükleer silah edinmek için girişimlerde bulundukları yolundaki istihbaratlardı. 26 Şubat 1993’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin garajına bırakılan bir araçtaki yarım ton ağırlığında bomba patladı. 6 kişinin öldüğü binden fazla kişinin yaralandığı saldırıyla Usame Bin Ladin’in adı bir süre birlikte anıldı ancak bu bağlantıyı gösteren hiçbir kanıt bulunamadı.

3 ve 4 Ekim 1993’de ise Somali’deki Amerikan birliklerine düzenlenen saldırıda 18 asker öldü. Yerel güçlerin düzenlediği saldırıyı gerçekleştirenlerin Bin Ladin tarafından eğitildikleri iddia edildi ancak yine hiçbir kanıt bulunamadı. 1994 Ocak ayında yayınlanan bir Amerikan istihbarat raporunda, Usame Bin Ladin’in Sudan’ın kuzeyinde radikal dinci teröristleri eğitildiği üç kampı olduğu ifade edildi. Ancak Suudileri harekete geçiren ve Bin Ladin’in malvarlığına el koymak, hatta vatandaşlıktan çıkarmak için işlem başlattıran gelişme, Yemen sınırında Suudi muhaliflerin eğitildiği bir kamp kurması oldu. 1995 yılında Dünya Ticaret Merkezi’nin bombalanması olayının planlayıcısı olduğu ileri sürülen (daha sonra bu suçtan ölüm boyu hapse mahkum edilen) Iraklı Ahmet Remzi Yusuf Pakistan’da yakalandı.

Bin Ladin’in adı ağzından alınamadı ancak Yusuf’un Bin Ladin’in Pakistan’daki çok sayıda evinden birinde kaldığı belirlendi. 1995 yılının Haziran ayında Mısır’da Hüsnü Müberek’e düzenelenen suikast girişiminin arkasında da Bin Ladin’in olduğu leri sürüldü ancak bu iddia da kanıtlanamadı. Ve tarihler 1995 Ağustos’unu gösterdiğinde, Bin Ladin Suudi kraliyet ailesine açık mektup göndererek, Amerikan birlikleri Suudi topraklarını terkedene kadar terör eylemleri düzenleyeceğini duyurdu. 13 Kasım 1995’de Riyad’da Ameriken askeri yönetimindeki Suudi Milli Muhafız eğitim merkezine bomba yüklü kamyonla saldırı düzenlendi. Olayda beş Amerikalı ve iki Hintli öldü.

Tehlikenin bu kadar yakınlaşması ve büyümesi üzerine Suudi baskıların sonuç verdi ve Sudan yönetimi Mayıs 1996’da Bin Ladin’ini sınır dışı etmek zorunda kaldı. Bin Ladin Afganistan’a döndü. 1996 yılının bahar aylarında ABD Başkanı Bill Clinton’ın Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA’i her ne pahasına olursa olsun Bin Ladin’in organizasyonunu yok etme görevi verdiği iddia edildi. 25 Haziran 1996’da ise bu kez Suudi Arabistan’ın Dahran kentinde Amerikan askerlerinin kaldığı bir binaya düzenlenen bombalı saldırıda 19 asker öldü. Önce Bin Ladin’i suçlayan Amerikan yönetimi, daha sonra olayla ilgili Şii bağlantısı ortaya çıkınca bu suçlamadan vazgeçtiler (ancak Amerikan istihbarat birimlerinin büyük bölümü bombalı saldırı ile Bin Ladin’in bir şekilde bağlantılı olduğu iddiasını hala taşıyor). 1996’da ABD’de gizli Büyük Jüri Usame Bin Laden hakkındaki suçlamaları görüşmek üzere olarak toplandı.

8 Haziran 1998’de tamamlanan yargılama sonunda, Usame Bin Ladin, ABD’nin savunma sistemlerine karşı komplo düzenlemek, terör örgütünün lideri olmak ve radikal dinci terörün bir numaralı finansörü olmaktan suçlu buldu. 1996’da Büyük Jüri’nin toplanmasından hemen sonra Bin Ladin yayınladığı Cihad Bildirisi’nde amaçlarını açıkladı: Amerikan güçlerini Arap Yarımadası’ndan çıkarmak, Suudi yönetimini devirmek, islamın kutsal mekanlarını kurtarmak ve dünya üzerindeki bütün islami radikal örgütleri desteklemek. Bu bildirinin yayınlanmasından yaklaşık bir yıl sonra bazı radikal dinci yayın organlarında, özel bir Amerikan birliğinin, Bin Ladin’i öldürmek üzere helikopterler eşliğinde Afganistan’ın Khost kentine girdiği iddia etti. Ancak ayrıntısı ve operasyonun devamında ne olduğuna dair bir bilgi içermeyen bu iddia hiçbir batılı yayın organında yer almadı. 1998 yılında ittifakını genişleten Bin Ladin, İslami Grup, El Cihad, Bangladeş’teki Cihad Hareketi ve Pakistan’daki Din Adamları Cemaati ile Dünya İslam Cephesi adıyla bir örgüt kurduğunu ve artık siviller de dahil tüm Amerikalıların düşman olduğunu ilan etti.

Aynı dönemde, Amerikan güvenlik güçleri Arnavutluk’ta Arnavut polisiyle bir hücre evine baskın düzenleyerek, Bin Ladin’in adamları olduğu öne sürülen iki kişiyi yakaladı. CIA baskında ele geçirilen bir kampon dolusu basılı ve elektronik belgeyi inceledi. İki hafta sonra aynı ülkede yeni bir baskın düzenlendi. Yakalanan iki Mısırlının Bin Ladin’in finansman ağı içinde çalıştıkları ileri sürüldü. Körfez Savaşı’ndan sonra Irak’a uygulanan ambargonun 8. yıl dönümü olan 7 Ağustos 1998’de Kenya ve Tanzanya’daki Amerikan Büyükelçiliklerinöde aynı anda patlama meydana geldi. Kenya’daki patlama 12’si Amerikalı 213 kişi öldü, 5000’e yakın kişi yaralandı.

Tanzanya’da ise bilanço 11 ölü, 85 yaralıydı. Bu patlamalardan daha önemlisi Bin Ladin’in artık kitle imha silahları edinmeye çalışmasıydı. 12 Ağustos 198’de Beyaz Saray’da güvenlik danışmanları Başkan Bill Clinton ile biraraya geldi. Toplantıda, Bin Ladin’in Amerikan hedeflerine karşı saldırmak için kitle imha ve kimyasal silahları edinmeye çalıştığı gündeme geldi. Aynı toplantıda, CIA’in Bin Ladin’in üst düzey bir adamanın telefon konuşma bantları da masaya yatırıldı. Telefon konuşmalarının deşifreleri, Bin Ladin’in büyükelçiliklerin bombalanmasıyla doğrudan ilgili olduğunu gösteriyordu. Bu toplantıdan bir hafta sonra 20 Ağustos 1998’de Amerika Bin Ladin’in Afganistan’daki eğitim kampı ile ve Sudan’daki kitle imha silahı tesisine füze saldırısı düzenledi.

Sudan yönetimi başkent Hartum yakınlarında bulunan ve saldırıya hedef olan tesisin sadece ilaç üreten bir fabrika olduğunu ileri sürerek, saldırıyı kınadı. 23 Eylül’de Amerikan yönetimi de Bin Ladin’in Hartum’daki fabrika ile doğrudan ilişkisi bulunduğuna dair bir kanıt olmadığın açıklamak durumunda kaldı. İstihbarat servisleri sadece, Sudan yönetiminin kontrolündeki bazı şirketlerle Bin Ladin’in arasında para transferi olduğunu ortaya koyabildi. 7 Ekim 1998’de ise Arap gazetesi El-Hayat, Bin Ladin’in Orta Asya’daki bir ülkeden "etkili dostları" sayesinde bir nükleer silah edindiğini iddia etti ancak herhangi bir kanıt gösteremedi. 4 Kasım 1998’de ABD, Bin Ladin’in büyükelçiliklerin bombalanmasından suçlu olduğunu ve Bin Ladin ile bir numaralı adamı Muhammed Atıf’ın resmen arandığını duyurdu ve başlarına 5 milyon dolar ödül koydu.

16 Ocak 199’da, Amerikan Başsavcılığı, Usame Bin Ladin ve 11 adamı hakkında başta Amerikan vatandaşlarına ve çıkarlarına karşı komplo düzenlemek olmak üzere bir dizi suçla ilgili en kapsamlı iddianamesini hazırladı. Büyük Jüri de, bu iddiaları sabit buldu.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003076973

iletişim : editor@kimokur.com