Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
ŞEYH ŞAMİL Portre Resmi

Kuzey Kafkasya’nın efsanevi lideri ve devletleşme çabalarının en kayda değer ismi İmam Şamil, 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri Köyü’nde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avarlara mensup Dengavu Muhammed’dir. Şamil Kumuk kökenli bir Türk’tür. 15 yaşında iken ata binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde 2 metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu. Öğrenimine bilgin Said Harekani’nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendî Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’nin öğrencisi oldu.

Yaygın olarak bilinenin aksine Şamil asla bir "Şeyh" değildi. Siyasi otoriteyi temsil eden imamet makamında bulunuyordu. Kendinden önce imamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Bey’in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkâr bir hayatı vardı. İmam Şamil muhtelif zamanlarda 5 defa evlenmiş ve bu evliliklerin bazıları dini bazıları siyasi sebeplerle olmuştur. Ahmet Cemalettin, Muhammed Gazi, Muhammed Said, Muhammed Şefi, Cemaleddin ve Muhammed Kamil isimli 6 oğlu ile Fatimat, Nafisat, Necabat, Bahu-Mesedu ve Safiyat isimli 5 kızı oldu.

Şamil, İmam yani devlet başkanı seçildikten sonra ilk iş olarak iç işlerini ele aldı. Ruslara karşı daha etkili savaşmak için idari ve askeri teşkilatları yeni esaslara göre tanzim etti. Bir taraftan askeri tedbirler alıp düşmana karşı savunma savaşları verirken, diğer taraftan da muntazam adli ve idari sivil bir devlet mekanizması geliştirmiş, medreselerde eğitime önem verdirmiş, fikir ve sanat alanında da büyük adımlar atılmasını sağlamıştır. Döneminde tophaneler, baruthaneler, silahhaneler yapılmış, muntazam birlikler halinde askeri teşkilat kurulmuştur.

Güçlü hitabeti kararlı tutumu ve askeri dehasıyla büyük başarılar kazanmış, ünü kısa zamanda yayılarak otoritesi Dağıstan civarında yaşayan geniş topluluklar tarafından kabul edilmiştir. İmam Şamil idari sistemini yeniden düzenlerken ülkeyi naiplik ve vilayetlere ayırarak bunların başına hem askeri hem de sivil yetkilerle donatılmış naipleri getirdi. Üç veya dört naiplik bir vilayetti. Vilayetlerin başındaki naibin rütbesi daha yüksekti. Ayrıca, her biri birer savaş kahramanı olan bu yüksek rütbeli naiplerden Ahverdil Muhammed, Kabet Muhammed, Şuayip Molla, Taşof Hacı, Danyal Sultan, Nur Muhammed, Hitinav Musa, Sadullah, Duba Hacı, Hacı Murat ve Şamil’in büyük oğlu Muhammed Gazi Gazavat’ın adı anılması gereken başlıca kahramanları oldular.

Şamil İmam seçildiği 1834 yılından 1859 yılına kadar Rusya’nın büyüklüğü ve kudretine rağmen yılmadan mücadeleyi sürdürdü. Kendinden önceki iki imamın döneminde de fiilen 10 yıl savaşlara iştirak ettiğinden durup dinlenmeden cihat ettiği süre tam 35 yılı bulmuştur. Bu süre zarfında Rus kuvvetlerine büyük zayiatlar vermiş ancak kısıtlı sayıdaki asker sayısı da günden güne erimiştir.

1839’da Ahulgo Tepesi’nde üç bin mürid ile General Grabbe komutasındaki on bini aşkın üstün donanımlı Rus Ordusunun kuşatmasına 80 gün süre ile direnişi harp tarihine geçmiştir. Şamil bu savaşta eşi, kız kardeşi, oğlu Said’i kaybetmiş, 8 yaşındaki oğlu Cemaleddin’i Ruslara rehin vermek zorunda kalmıştır. Bu dehşet verici savaşlarda sadece insan kaybı olmadı. Ruslar, ancak aylar süren savaşlar sonunda işgal edebildikleri bölgelerde, ağaçları, ormanları yakıp bir tek canlı yaratık bırakmadan ilerlediler.

Savaşlara iştirak eden Rus komutanlarından Milyutin, 80 gün devam eden Ahulgo Savaşı hakkında hatıratında şu satırlara yer verir: ‘Artık muharebenin sevk ve idaresi kumandanların elinden büsbütün çıkmıştı. Hiddetlerinden köpürmüş, adeta çıldırmış bir hale gelen Dağlılar, uluorta askerlerimizin üzerine saldırıyor, süngü ucunda can verenciye kadar dövüşüyorlardı. Kadınlar bile kendilerini kudurmuş gibi müdafaa ettiler ve silahsız oldukları halde sıra sıra süngülerimizin üzerine atıldılar. Lakin muvaffakiyet için her türlü fedakârlığı göze almış plan Rus Kumandanlığı inatla taarruzlara devam etti. Teslim olmayı katiyen reddeden Dağlılar, hiçbir ümitleri kalmadığı halde kahramanca dövüştüler. Kadınlar, çocuklar ellerindeki kamalarla Ruslara hücum ediyor, süngülerin önünde göz kırpmadan can veriyorlardı. Yaralılar bile inanılmaz şekilde dövüşüyordu.’

Dost ülkelerden hiçbir yardım göremeyen İmam Şamil’in, elindeki bütün kuvvet kaynakları tükenir ve 1859’un 6 Eylül’ünde Gunip de Prens Baryatinsky komutasındaki 70 bin kişilik Rus Ordusuna, yanında birkaç yüz kişi kalıncaya kadar direndikten sonra teslim olur. İmam Şamil, aile efradı ve 40 kadar adamı Petesburg’a Çar’ın sarayına götürülür. Rus Çarı 2. Alexandr tarafından sarayın kapısında hayrete düşülecek derecede nazik karşılanır.

Çar, babası 1. Nikolay’a ve ihtişamlı ordularına tam 35 yıl Kafkasya’yı zindan eden, zamanın bu en büyük kahramanını karşısında görür görmez, yüzünden ve sakalından hayranlıkla öpmekten alıkoyamaz. İmam Şamil 1 ay kadar sarayda misafir edildikten sonra, saygın tutsak olarak esaret yıllarını geçireceği Kaluga’ya gönderilir. Ancak, Şamil ve ailesine esaret çok ağır gelir. 2 yıl içinde Şamil’in simsiyah saçları beyazlar. Büyük kızı ile gelini üzüntüden vereme yakalanarak ölürler. Aradan ancak 10 yıl geçtikten sonra Çar İmam Şamil’in Hac’ca gitmesine izin verir. Ancak bir tedbir olarak oğlu Muhammed Şefi’yi alıkoyar ve Haccı ifa ettikten sonra derhal Rusya’ya dönmesini şart koşar.

1870 yılında maiyetindeki adamları ile birlikte Rusya’dan ayrılarak önce İstanbul’a uğrar. Sultan Abdülaziz tarafından karşılanarak sarayda ağırlanır. Şamil’in İstanbul’a uğradığı haberi duyulduğunda şehirde yer yerinden oynamış, halk bu büyük kahramanı görebilmek için saray kapılarına akın etmiştir. Şamil aşkına düştüğü son menzile bir an evvel varmak için Sultan’ın kendisine tahsis ettiği gemi ile yola koyulur. Cidde limanında Mekke Emir’i, şehrin ileri gelenleri ve mahşeri bir kalabalık tarafından törenlerle karşılanarak Mekke de Şürefa Dairesi’nde misafir edilir.

Hac sırasında orada bulunduğunu duyan dünyanın dört bir yanından gelmiş yaklaşık 100 bin Müslümanın onu görmek için yaptığı izdiham sonucu, hükümet makamları İmam Şamil’i Kabe’nin üstüne çıkarmak suretiyle bu hayran kalabalığın arzusunu tatmin edebildi. Şamil, Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine’ye geçer. Medine günlerinde son derece takatten düşer, çektiği büyük ızdırab artık tahammül edilemez bir hal alır ve hastalanarak yatağa düşer.

Bütün hayatını ülkesinin bağımsızlığına adayan, askeri dehasını bütün dünyaya ve bizzat ebedi düşmanı Rus yüksek makamlarına dahi kabul ettiren, adını dünya tarihine "Gelmiş geçmiş en büyük Gerilla Lideri" olarak yazdıran İmam Şamil 4 Şubat 1871’de 74 yaşındayken hayata gözlerini yumar.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077086

iletişim : editor@kimokur.com