Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
İBNİ HAZM (993/1064) Portre Resmi

İbni Hazm 993 yılında İspanya‘nın Kurtuba şehrinde (bugünkü adıyla Cordoba) doğdu. Babasının Endülüs Emevi devletinde vezir olmasından dolayı çocukluğunu Kurtuba sarayında babasının hareminde geçirdi. Böylece ergenlik çağına kadar çok kibar ve düzgün bir eğitim gördü. Babası gibi İbni Hazm da vezirlik yapmıştır. Kısa süreliğine iki defa vezirlik yaptıktan sonra siyaseti bırakıp kendini ilme adamıştır.



Hukukçu, edebiyatçı, usul bilgini, hadisçi, soy ve şecere bilgini, dil bilimci, dinler tarihçisi, mantıkçı, felsefeci ve şair olan İbni Hazm’ın yetmiş bir yıllık hayatında 400 ciltlik eseri vardır. Bu da rivayetlere göre yaklaşık seksen bin sayfadır. İslam bilginleri arasında İbni Cerir et Teberriden başka bu kadar çok eseri olan başka bir şahsiyet tanımıyoruz.



İbni Hazm tahsilinin ilk zamanları maliki fıkhını incelemiş, daha sonraları şafi fıkhına yönelmiş ve bu mezhebin koyu bir taraftarı olmuştur. Bilahare kurucusu Davud İbn Ali ez-zahiri olan zahirilik mezhebine bağlanmıştır. Ve zahirilik mezhebinin kök salması için her yerde savunuculuğunu yapmış ve bu konu da kitaplar yazmıştır. Bununla beraber hadis ve fıkıh ilimlerinde yaptığı çalışmalar sonucunda artık bir otorite haline gelmiştir. Siyer ve tarihte göz ardı edilemeyecek kadar ilerdeydi. Mantık ilmiyle de uğraşmış ve et-takrib isimli bir eser yazmıştır. İbni hazm felsefeye karşı da ilgisiz kalmamıştır.



Felsefeye yönelttiği eleştiriler sebebiyle felsefe tarihinde adı sıkça zikredilir. Felsefeye karşı bu olumsuz tutumlarına rağmen İbni Hazm eserlerinde felsefeye de yer verdiğini görürüz. Ahlak anlayışında Platon ve Aristotales’ten izler taşıyan ilim adamı bir çok alimden dersler almıştır. Hocalarından birisi olan Nami Zehebi bir eserinde İbni Hazm hakkında şunları söylemiştir: "İbni Hazm büyük alimlerden biridir, içtihat şartlarının hepsi onda mevcuttur. Herkesin eleştirilebilir olduğu gibi İbni Hazm da eleştirilebilir, muhakkak ki Allah rasülünden başka herkesin sözü alınabilir de bırakılabilir de demiştir."



İbni Hazm’ın mücadeleci mizacı ve bilginlere karşı koyma arzusu sebebiyle o tarihlerde İbni Hazm adı söylenir söylenmez bu isim polemik yazılarıyla ün kazanmış uzlaşmaz zahiri bilgini akıllara getirmektedir. ‘Haccac’ın kılıcı, ibni hazmın kalemi atasözü O’nun dokunaklı, etkili ve acımasız kalemi yüzünden ortaya çıkmış bir atasözüdür.



İbni Hazm, İslam medeniyetinin bir varyasyonu olan Endülüs medeniyetinin zengin dil, kültür ve düşünce hayatını yansıtan Endülüs tarihi, siyasal durumu ve edebiyatı hakkında doyurucu bilgi sunan bir şair olması yönüyle de dikkat çeker. Klasik arap şiir geleneğine bağlı olduğunu söyleyen İbni Hazm ilmi kişiliğine denk edebi kişiliğiyle de ön plana çıkmaktadır. Şiirlerini bir divanda toplamıştır ve genellikle kaside şeklinde yazmıştır. Şair bilimsel açıdan da oldukça ilerdedir. Fuzuli’nin ilimsiz şiir, temeliz duvara benzer’ dediği gibi, dayanak noktalarını kuran ve hadis ilminden alan şiirleri zengin anlamlar yüklüdür.



Bu şahsiyet saraydaki rahat hayatından sonra birçok zorluk ve sıkıntı yaşamıştır siyasi tercihleri sebebiyle iki defa hapse girmiş ve sürgün edilmiştir. Birçok düşman edinmiş ve felaketlerle mücadele etmiştir. Ama karşılaştığı en büyük felaketin eserlerinin ve makalelerinin gözlerinin önünde parçalanıp yakıldığı  o anlar olarak nitelendirir İbni Hazm. Ve bu konuda şunları söylemiştir: "Kağıtları yaksanız bile içeriklerini yakamayacaksınız çünkü onlar kalbimdedir, ayaklarım nereye yönelse onlar da benimle gelir, benimle biner, benimle iner ve benimle kabre girer."



İbni Hazm geniş kapsamlı, ilmi ve muazzam edebi gücüne kanıt olan muhteşem eserler bırakmış, fakat bize kadar çok azı ulaşmıştır. Çünkü eserlerinin büyük bir kısmı yok olmuştur. İlim tarihinde, hazin bir durum diye nitelendirebileceğimiz bu tür vakalar sadece İbni Hazm için söz konusu değildir. Fakat İbni Hazm’da biraz daha değişik bir manzara ortaya çıkar. Onun zahiri oluşu ve ekseri ulema tarafından kendisine cephe alınmış olması sebebiyle talebelerinin bütün gayretlerine rağmen, eseri, sonraki nesillere tam olarak intikal edememiştir.



Tabii ki o devrin imkansızlıklarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Otuz küsur tanesi matbu olup on bin sahife kadar tutmaktadır. Bir kısmı çeşitli dillere çevrilmiş, bazısı da hala doğu ve batı’da, arap ve yabancı üniversitelerde okutulmaktadır. O eserlerini mücerred eser yazmış olmak için veya ilmiyle iftihar etmek, yahut kendisine yüzlerce kitap ve risale yazmış denilmesi için değil; Allah’ın rızasını dilemek ve marifet taliblerinin yazılarının arkasındaki büyük faydaları tahkik etmelerini sağlamak için yazmıştır. İbni Hazm 1064 yılında vefat etmiştir. Ölümünden sonra zahirilik mezhebi ortadan kalkmamıştır. İlim adamı bu mezhebi kitaplarıyla ebedileştirmiş, ve kendisinden ilim tahsil eden öğrencileri vasıtasıyla yaymaya muvaffak olmuştur.



İbni Hazm’ın bu yoğun çalışma ortamının, bu koşuşturmanın, bunca sıkıntı ve eziyetin içerisinde onun heyecanını ve şevkini kaybetmeme sebebi olarak gördüğü ayeti okuyarak sözlerimi noktalayacağım beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. ‘Allah kitap verilenlerden, -kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz- diye söz almıştı da, onlar, kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değişmişlerdi, alış verişleri ne kötüdür.’ (Ali İmran 187)



Allah doğruyu söyleyendir.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003076978

iletişim : editor@kimokur.com