Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
PROF. DR. ŞABAN TEOMAN DURALI Portre Resmi

Prof. Dr. Şaban Teoman DURALI

Teoman Duralı 1947 yılında Zonguldak’ta doğdu.Ankara TED kolejinden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nde biyoloji ve felsefe alanlarında öğrenim gördü. 1975 yılında İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ nde öğretim üyesi oldu. Kazakistan’da hizmet veren Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde de bir süre görev yaptı. 2002’den beri yayımlanan Kutadgu bilig dergisinin genel yayın yönetmenidir. Türk felsefe tarihini batıdaki örneklerle mukayeseli incelemiştir. Bilim felsefesi, Biyoloji felsefesi, Dil felsefesi ile ilgili çalışmaları ile tanınır. Türkçe felsefe sözlüğü çalışması vardır.

KİTAPLARI

 

Biyoloji Felsefesi

Canlılar Sorununa Giriş

Sorun Nedir

Çağdaş Küresel Medeniyet

A New System of Philosophy-Science from the Biological Standpoint

HAKKINDA YAZILANLAR

Küreselleşmeyi sorgulayan adam: Teoman Duralı
Mahmut Çetin


“Küresel Medeniyet’in asıl gayesi, insanı düşünemez hâle sokmak; düşünmeyi uyuşturmaktır. Zaten uyuşturucu madde bu medeniyette çok sivrilmiş bir unsurdur.” Teoman Duralı

Ne yazık ki, hala kuru ve akademik bir disiplin olarak kabul ediyoruz felsefeyi. Halbuki felsefe olmadan siyaset olmaz. Hele Türkiye’de siyasi arenadaki kahramanların hangisinin sahte, hangisinin gerçek olduğunu ayırt edebilmek, medyanın estirdiği sarhoşluktan sıyrılabilmek için felsefi bir ‘ayıklık’ gerekli. İşte Türk siyaset sahnesinde ‘gösterilenleri’ değil de ‘olanları’ olduğu gibi yorumlayan bir felsefeci Teoman Duralı. Yaşadığımız çağı, küresellikten demokrasiye, Türkiye’nin hangi badirelerden geçtiğini ve geçeceğini yorumlayan gerçekten ‘yerli’ bir bakış. Yeni şeyler duymak istiyorsanız, ‘görünenler’ değil de ‘olanlar’ üzerine fikir yürütmek istiyorsanız, tam size göre bir aydın.

Teoman Duralı, gerek akademisyen ve gerek yazar kimliği ile sorumluluk sahibi bir aydın sıfatıyla öne çıkıyor. O, üç aylık fikir dergisi Kutadgu Bilig’le de düşünenleri, bir atölye çalışmasına da davet ediyor. Duralı’nın temel kitabı Çağdaş Küresel Medeniyet, akıl sahiplerine iyi bir kılavuz niteliği taşıyor.

Çağdaş Küresel Medeniyet

Prof Dr. Teoman Duralı’nın birinci baskısı İz Yayıncılık tarafından yapılan Çağdaş Küresel Medeniyet- Çağdaş Küreselleştirilen İngiliz-Yahudi Medeniyeti- adlı eserinin genişletilmiş ikinci baskısı Dergah Yayınları’ndan çıktı. Eser, birbuçuk asırdır Batı medeniyetinin ağır baskısı altında bunalmış olan toplumumuza, Batı medeniyetinin, hususen emperyalist düşüncenin içyüzünü anlatıyor. 

Tarihte topyekun insanlığa hükmetmiş bir ’Büyük Birader’le hiç karşılaşmadık. Peki, bu ’Büyük Birader’ insanlığı, uçuruma mı sürüklemektedir? Batılı düşünürlerin eserlerinde son derece iç karartıcı ve insana ümitsizlik aşılayan bu bakış açısı nereden kaynaklanmaktadır?
Yazar, Batılı düşünürlerin eserlerinden hareketle meseleye yaklaşıyor. 

Batı günümüzdeki dev sorunların müsebbibi olduğuna göre, bunun tasvirini sunup onu teşrih masasına yatıracak olan da İngiliz - ve/ya Yahudî - düşünürleri olmalıdır. Eserde George Orwell, Aldous Huxley ve Karl Marx’ın eserlerinden hareketle sorunlara yaklaşılıyor.

“İnsanın biyolojik tarafı beşerîliğidir ve bu taraf beslenmek ister. Fakat bütün insanlar müreffeh olabilir mi? Olamaz. Yine de asgari bir yaşama seviyesinin tutturulması gerekir. Bunu İngiliz Yahudi Medeniyeti ve onun temel ideolojisi sermayecilik sağlayamaz. Çünkü sömürüye dayanmak mecburiyetindedir. Basitçe söyleyecek olursak, sömürenin olduğu yerde sömürülen de vardır... Zaten bizim ‘eski tüfeklerimizin’ tek doğrusu vardı; derlerdi ki ‘Emperyalizme geçilmeksizin kapitalist olamazsınız.’ Bizimkiler ne yaptılar? Başkalarını sömüremedikleri için kendi insanlarını soyup soğana çevirdiler. Senin benim cebimden alınanları, bugünlerde çokça söylenegeldiği gibi hortumladılar. Görüldüğü gibi emperyalizm, illâ da Çin’i, Maçin’i ele geçirmek değil. Türkiye’nin de bir kısmı öbür kısmını sömürgeleştirmiştir. Dün başlayan bu hadise, bugün de katmerleşerek devam ediyor.”

Teoman Duralı bu eserde, komplo mantığının yollarını tıkayarak aydınları, alternatif bir arayışa çağırmaktadır. Bu soruların en başında Çağdaş İngiliz-Yahudi medeniyetine seçenek oluşturabilecek yeni bir medeniyet biçimini ortaya çıkarmanın zihnî ve maddî zemini var mıdır? sorusu gelmektedir.

Canlılar Sorununa Giriş 

Teoman Duralı, Remzi Kitabevi’nden çıkan ‘Canlılar Sorununa Giriş’ kitabında canlılığı, özellikle de canlılar bilimini, yani biyolojiyi temel alan ve buradan sistemci bir kavrayışa, bütünlükçü bir anlayışa ulaşmayı amaçlayan felsefi çabalar ve bunların karşılaştığı belli başlı güçlükler, giderek çözülemez gözüken sorunları deşip irdelemektedir.

Felsefe-Bilim’e Giriş, felsefe ve bilimde sentez arayışlarını anlatıyor 

Teoman Duralı Çantay Kitabevi tarafından neşredilen Felsefe-Bilim’e Giriş eserini şöyle takdim ediyor: “Düşünce tarihinin geçmişinde felsefede, bugünündeyse bilimlerde adamakıllı ağırlık kazanmış kavramlar yahut terimler arasında ekletism, senkretism, sentez, disiplinlerarası araştırma ile sistem kavramlarını saymak gerekir. Bunlardan özellikle eklektism ile senkretism, felsefe tarihi boyunca bolca kullanılmışlardır. Günümüz bilimlerinin teorik kesimlerinde de, öncelikle çeşitli bilim alanları arasında ilişki kurmak çabaları pek gözdedir. Sentez ise, öncelikle çeşitli bilim alanları arasında ilişki kurmak çabaları pek gözdedir.”

Aristo’ya göre bilim ve canlılar

Teoman Duralı’nın Aristoteles’te Bilim ve Canlılar Sorunu kitabını Çantay Kitabevi yayınlamış. 

Aristo, "bütün insanlar, doğaları gereği bilmek isterler" diyor. Her meslek öbeği belli bir konuyla uğraşır, belli bir işle meşguldür. O konu hakkında bilgiler derler; işe bilgiyle yönelmek zorundadır. Ancak, bilginin kendisini ’dert edinmiş’ ’pek az sayıda insan’ ortaya çıkmıştır. M. Ö. dördüncü yüzyıl Ege Medeniyetinden beri bu ’pek az sayıdaki insan’, filozof olarak anılmıştır. Teoman Duralı, Aristo’nun Bilim ve Canlılar Sorunu’na bakışını anlatıyor.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077072

iletişim : editor@kimokur.com