Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
İBNİ TEYMİYE (1263-1328) Portre Resmi


Ahmed, 1263 yılında Harran’da doğdu. Bölgenin önemli ailelerinden olan Teymiyye’nin bir mensubu olarak dünyaya geldi. Amcası ve dedesi bölgede Hanbeli mezhebinin âlimleri olarak görev yapmış ve bu mezhebin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştu.

Babası Abdülhâlim de aynı mezhebin âlimi olarak geleneği devam ettirmiştir.

İbni Teymiyye’nin babası, Bağdat’ın Moğollar tarafından işgal ve istilasından sonra ailesini alarak Dımaşk’a (Şam) göç etmiş ve burada müderrislik yapmaya başlamıştır. Giderek gelişmeye başlayan Şam, zamanla Hanbeli mezhebinin önemli merkezleri arasına girmiştir. Bu dönemde Şam’ın gelişmesinin önemli sebeplerinden bir tanesi, Bağdat’ın işgali sonrasında bölgeden çevreye cereyan eden göçlerdir.

Ahmed, ilk eğitimini müderris olan babasından aldı. Böylece eğitimine Şam’da başlamış oldu. Babasının da müderrisleri arasında bulunduğu Sükkeriye Darülhadis medresesinin hocalarından ders aldı. Çok sayıda âlimden direk ders aldığı gibi, bazılarından hadis dinlerken, bazılarının da ilmi sohbetlerinde hazır bulundu. Küçük yaşta başladığı eğitimini tamamlayarak icazet aldı.

1284 yılında babası vefat eden Ahmed, bu tarihten itibaren babasından boşalan kürsüde hocalığa başladı. Şam’da bulunan Emeviye Camisi’nde tefsir derslerini okuttu. Hac görevini ifa etmek üzere 1292 yılında Hicaz’a gitti. Peygamber Efendimize küfreden Assaf isimli Hıristiyan’ın cezalandırılması için Emir İzzeddin Aybeg’e müracaatta bulundu. Ancak, mahkeme cereyan ettiği sırada, taşkınlık yaptıkları gerekçesiyle kendisi ile birlikte şikâyette bulunan hocası Zeynüddin el-Fariki kırbaç yeme cezasına çarptırıldı. Assaf ise Müslüman olunca affedildi.

İbni Teymiyye, hocasının yerine, 1296 yılında Hanbeliyye Medresesi’nde ders vermeye başladı. Zamanla halk ve yöneticiler üzerinde önemli etkiye sahip bir şahsiyet haline geldi. Bu faaliyetine paralel olarak, dinî ve siyasî tartışmaların içine girmeye başladığı görüldü. Eş’ari kelâmcılarına karşı ağır eleştirilerde bulundu. Bu eleştirileri karşısında rahatsız olan Hanefî fıkıh âlimleri kendisini ilmî müzakereye dâvet ettiyse de buna icabet etmedi. Zamanın idarecisi kendisinden yana tavır takındığı, bazı kişileri tutuklattığı için, aleyhindeki faaliyetin herhangi bir etkisi görülmedi.

Moğol saldırılarının devam etmesinden dolayı, birçok kimse Dımaşk’ı da terk edip giderken, İbni Teymiyye burada kalmaya devam etti. Bazı âlimlerle birlikte Moğol hükümdarına giderek müracaatta bulundu. Bu müracaatıyla meydana gelebilecek daha büyük bir can kaybının önüne geçmiş oldu. Daha sonraki dönemde Memlük sultanına giderek Moğollara karşı savaşmasını istedi. Kendisi de Moğollara karşı hazırlanan orduya katıldı. Taraflar arasında yapılan savaşta, Moğollar ağır bir yenilgiye uğratıldı (1303).

İbni Teymiyye’nin yaptığı dikkat çekici eylemlerinden bir tanesi bir kayayı ortadan kaldırmasıdır. Nehir kıyısında bulunan bir kaya bazı insanlar tarafından ziyaret edilmekte ve buraya adaklar yapılmaktaydı. Durumu öğrenince bazı talebeleriyle birlikte söz konu kayanın bulunduğu yere giderek söz konusu kayayı ortadan kaldırdı. Hurafe ve bid’alara karşı aşırı sert davranışı pek çok kesimin tepkisine sebep oldu. Hakkında değişik dedikodular yayılmaya başladı. Yazmış bulunduğu eseri ayıkırı ifadeler ihtiva ettiği iddiasıyla eleştirildi. Ancak, Şam naibinin başkanlığında toplanan heyetin incelemesi sonrasında herhangi bir aykırılık görülmediği ifade edildi. Daha sonra, eser sebebiyle Şafii âlimleriyle de arası açıldı. Bu olaylardan sonra Kahire’ye gönderildi. Kahire’de bir süre tutuklu kalan İbni Teymiyye, hapisten kurtulduktan sonra, Şam’a dönmesine izin verilmedi. Kahire’de kalmaya devam ederek, fikirlerini savunmaya devam etti. 1309 yılında bir kez daha tutuklanarak gözetim altına alındı. Göz hapsine alındığı süre zarfında eser yazmasına ve ziyaretçi kabul etmesine izin verildi. İktidarın el değiştirmesiyle serbest kaldı. Serbest kaldıktan sonra Kahire’de ders verdiği gibi, fetva verme faaliyetinde de bulundu. 1313 yılında Şam’a gitmek üzere tekrar yola çıktı. Yolculuk sırasında Kudüs’e uğrayıp burada bir süre kaldı. Şam’da beş yıl boyunca ders verip eser yazmaya devam etti. Mücadeleci kişiliğinin de etkisiyle, çevresindeki halka giderek büyüdü. Şafii ve Eş’ari âlimlerin karşı çıkmalarına rağmen, halk ve idareciler üzerindeki etkisine engel olunamadı.

İbni Teymiyye, yazdığı eser ve görüşlerinden dolayı 1320 yılında tekrar hapsedildi. Beş aydan fazla bir süre hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak, Peygamber mezarları ve mukaddes beldelerin ziyareti hakkında verdiği fetva ve yazdığı risâlelerden dolayı tekrar tutuklandı. Bundan sonra fetva vermesine yasak kondu. İki yıl daha hapis yatarken, eser yazmayı sürdürdü. Mezarların ziyareti hususundaki sert eleştirilerinden sonra, yazı yazmasına da izin verilmedi. Bundan sonra kendisini ibadete verdi. 1328 yılında hapishanede vefat etti.

Tartışmacı, yanlış bildiğini sert bir şekilde eleştirmekten ve fiili hareket dahil tepki göstermekten çekinmeyen kişiliğiyle, İslâm düşünce geleneğinde önemli bir etki bıraktı. Selefiyye görüşünün yılmaz savucusu olup, mevcut uygulama ve anlayışlara çok sert eleştiriler getirdi. Görüşlerini çekinmeden açıklayan ve her türlü sıkıntıyı göze alan kişiliğiyle bir çok âlimin takdirini kazandığı gibi, özellikle ağır eleştirilerinden dolayı çok sayıda tenkitçisi de olmuştur. Osmanlı idaresi ile birlikte Hanefi fıkhı gerileme devresine girmesine rağmen, İbni Teymiyye’nin etkisi devam etmiştir.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077104

iletişim : editor@kimokur.com