Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
NURETTİN TOPÇU (1909-1975) Portre Resmi
Erzurum’lu bir Aile’nin Çocuğu olarak İstanbul’da doğdu. Bezmialem Valide Sultan Mektebi ve Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’nden sonra Tahsil’ini Vefa İdadisi’nde sürdürdü. İstanbul Lisesi’nden Mezun oldu (1928). Aynı Yıl Avrupa’da Tahsil için açılan İmtihanlar’a girdi ve kazanarak Fransa’ya gitti.

Fransa’daki Tahsil’ine Bordo Lisesi’nde başladı ve buradan Psikoloji Sertifikası aldı. Görüşler’inden Hayli etkileneceği Mistik Maurice Blondel’le bu sırada tanıştı. Sosyoloji Cemiyeti’ne Üye oldu ve İlk Yazı Denemelerini oraya gönderdi. 1930’da Strazburg’a geçti. Üniversite Tahsil’ine başladı; Ruhiyat ve Bediyyat, Genel Felsefe ve Mantıq, Muasır Sanat Tarihi, İçtimaiyat ve Ahlaq, ilk zaman Sanat ve Arkeoloji Dersleri aldı. O Yıllar’da Paris’te olan Remzi Oğuz Arık ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ile Dostluklar kurdu. Tasavvuf Tarihi Araştırmaları’yla tanınan Luis Massignon’la[1] tanıştı ve Adnan Adıvar’ın Türkiye’ye Dönüş’ünden sonra Massignon’a Türkçe Dersleri verdi. Hallac Sevgisi’ni O’ndan almış olmalı. "Veliler Ordusu sona ermeyecek. Bizim Varlığımızı kurtaracak olan bu Cephe’nin Kahramanlarıdır" der. Conformisme et revolte Başlıklı Doktora Tezi’ni hazırladı ve Sorbonne Üniversitesi’nde savundu (1934).

Aynı Yıl Türkiye’ye döndü. Galatasaray Lisesi’nde Felsefe Öğretmeni olarak Görev’e başladı. Lise Müdürü Behçet Bey’in Bazı Öğrenciler’inin geçirilmesi için yaptığı Teklifler’i yerine getirmediği için İzmir’e Tayin edildi.

İzmir’de kendisi ve Düşünceler’iyle aynileşecek olan Hareket Dergisi’ni çıkarmaya başladı (1939). Dergi’nin İsmi Blondel’in "Hareket Felsefesi"nden etkilenmiş olabilir.

"Ziya-Gökalp- Atatürk Çizgisinin savunduğu Irkçı Turancı Milliyetçilik ve Batılılaşma İdeali’ne Karşı, Yahya Kemal, Mükremin Halil Yinanç,[2] Hilmi Ziya Ülken,’in oluşturduğu Anadolu Milliyetçiliği’ni savundu. İslam Ruhçuluğu’nu işledi. Oğuz Qavmini İslam Ahla1ı ile bütünleştirerek Türk Qavmini Türk Milleti Haline getiren Anadolu Toprakları’nı veya Türkiye’nin Fiziki Değerini ve Türk Milliyetçiliği’ni İslami Akımlar’dan Üstün görmüş ve hatta Ümmetçiliği Milli Hedefler için Zararlı bir Cerayan olarak Telakki etmiştir."[3]

İlk Sayısında N.Topçu tarafından yazılan Başyazı "Rönesans Hareketleri"dir.[4] Yine İlk Sayı’da "Oğuzlar" Yazısı yer alan Mehmet Kaplan’ın da Dergi’de çok Sayı’da Yazısı çıktı.[5]

Bin Yıl önce Toprak, Tarih, Dil, Din, Soy gibi Unsurlar’ın oluşturduğu Vatan’a Vurgu yapan Arık’ın "Anadoluculuk" Görüşünün Takipçisi oldu. Nisan 1968 de Ezel Everdi’nin Remzi Oğuz Arık’tan[6] aktardığı Görüşler’deki Milliyetcilik buna uymaz.

Tekparti Yönetimi’ni Tenkit eden "Çalgıcılar" Yazısı yüzünden Denizli’ye Sürgün edildi. Burada Said Nursi ile tanıştı ve Mahkemeleri’ni Takip etti. Daha sonra Tayin’i İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ne çıktı, bir Süre sonra Vefa Lisesine geçti, Uzun Yıllar İstanbul Lisesi’nde çalıştı ve buradan Emekli oldu ( 1974). Bu Görevler’ine Ek olarak 27 Mayıs İhtilali’ne kadar Robert Kolej’de Tarih ve İstanbul İmam Hatip Okulu’nda Dinler Tarihi Dersleri verdi. "Bergson" Adlı Çalışma’sıyla Doçent oldu ve İstanbul Edebiyat Fakultesi’nde "Eylemsiz Doçent" olarak bulundu, fakat kendisine Kadro verilmedi ve Üniversite’ye alınmadı. Milliyetçiler Derneği’nin kurulmasında ve Faaliyetle’rinde Etkin Görevler üstlendi.

Dergi 1953 de A.E. Yalman’a yapılan Suikast Girişimi’ni takiben Yayın’ını durdurdu. Hareket Ailesi 1966 ya kadar Etkinliğini Milliyetçiler Derneği’nde sürdürür. Ancak Topçu’nun 60lı Yıllar’da Gündem’e sokmaya başladığı Anadolu Sosyalizmi, İslam Soyalizmi Tezleri nedeniyle Milliyetçiler Derneğindeki İnsiyatifini kaybetti.

1966 Ocak’da Dergi "Fikir ve Sanatta" İlavesiyle Yeni Katılımlar’la Yayınına başladı. Kapitalist Sömürü’ye, Liberalizm’e Karşı çıkılır. " Olgunlaşan Gövde’den, Çürük Dallar’la Zehirli Yemişler’in Ayıklanma Zamanı’nın geldiği" vurgulanır. Felsefemiz Başlıklı Yazı’da 4 Unsur üzerinde durulur:

1.Tekamulculuk

2.Anadolu Toplumculuğu[7]

3.İslam Ruhçuluğu

4.İdealizm[8]

Bu İlk Sayı’da Ercüment Konukman Anadoluculuğu açıklar.[9]

1966 Mayıs’ında Hüseyin Hatemi , R. Garaudy’nin İslam’ı Hedef alan Eleştiriler’ini cevaplar.

1966 Ağustos’unda "Hallaclar’ın, Gazaliler’in, Yunuslar’ın, Mevlanalar’ın Yaran Sohbetleri’ne, Eflatunlar’la, Kantlar’ı, Pascallar’ı ve Bergsonlar’ı da alarak Evvelkiler’in doymak bilmeyen Aşkını, bu Sonuncular’ın İlim, Anlayış ve Metodları ile birleştirip Qur’an’ı Tahlil ettikten sonra, bu Tahlil’in Unsurları ile bir Kainat Metafiziği ve İnsan Felsefesi yapacağız" diye yazan Topçu vardır.

1967 de Ezel Elverdi, Mehmet Doğan, Davud Özer Milliyetçi Toplumcu Anadolucular Derneği’ni kurarlar. Sahalar’ında İhtisas yaparlar.

Topçu Temmuz 1968 de Anadolu Kültürü ve Sosyalizm Başlıklı Yazısını yayımlar.[10]

1969 da Topçu Hareket’in 30 Yıl’ını değerlendirir. İslam’ın Felsefesi’nin hala yapılmamış olduğunu, Edebiyat’ının bulunmadığını ve Ahlaq’ının sistemleştirilmediğini söyler. İslam ile Mistisizm özdeştir.[11]

Bu nedenle 1968 Kasım’ında Skolastiği eleştirir: "İslami kemiren Skolastik, 900-1000 lerde el-Farabi ve İbnu Sina ile başladı. Bunlar Aristoteles’in Felsefesi, Qıyas Mantığı’nı tek Hakikat Kaynağı diye benimseyen Skolastik Düşünce’nin İslam’da Mümessili oldular. Aristoteles’in Görüşler’ine Aykırı olan Her Fikr’in Yanlışlığını önceden Kabul eden bu Filozoflar, Qur’an’ı Aristoteles’in Fikirler’ine Uygun olarak Tefsir ettiler... Pflatonculuk’ta olduğu gibi, ondan sonra da İslam’a Uygun Esaslar getiren İslam’ı açıklamaya Yayarlı Görüşler ortaya koyan pek çok Felsefe Sistemleri ortaya çıktı...Bugün İslam’da Uyanış arayanlar 6-7 Asır’dan bugüne kadar uzanan Boşluğu doldurmak Zorunda’dır."

Sakal öpülmesi, Hırka Takdisi, Duahanlar’ın Çığırtkanlıklarını ayıplar.

Çocukluk Arkadaşı Sırrı Bey’in Vasıtasıyla Paris Dönüşü Nakşi Şeyhleri Hasib Efendi ve Abdülaziz Bekkine Efendi ile tanıştı, daha sonra O’na Beyat etti. Doktora Tezi’nde bile açıkça görülen Tasavvufi Temayülleri Abdulaziz Efendi ile daha bir Netlik ve Derinlik kazandı. İslami İlimler, Kelam ve İslam Felsefesi Konular’ında ise Celal Ökten’den faydalandı.

Hareket’te Mayıs 72 de Emin Işık "Qur’an Üzerine Düşünceler" Naşlıklı Yazısını yayınlar.

1972 Ocak’ında Gökhan Evliyaoğlu’nun Türk İktisat Tarihi Başlıklı Yazısı yayınlanır.[12]

1972 Şubat’ında Y.N.Öztürk’ün Tasavvuf üzerine Yazıları görülmeye başlar.

1973 Haziran’ında Ahmet Debbağoğlu Tasavvufun İçtimai, İktisadi ve Siyasi Yönlerini yazar. Ağustos’da Osmanlı İmp.luğunun Kuruluşundaki Rol’unu araştırır.

Diğer bazı İsimler de şöyle:

Mehmet Doğan Türkiye’de Toprak Meselesi’nin Tarihçesi

Turan Utku Köy Kalkınması

O.Zeki Berberoğlu Türkiye’nin Mesken Meselesi

M.Necati Büyükkurt Türkiye’de Şehirleşme Hareketleri

Cemal Kuanç Ziraat Kesim’inde Şartlar, Topraklar’ın Durumu ve Kooperatifleşme

Mustafa Kara Tekke Teşkilatı

Hasan Tanruöver Türk Hukukunun Kaynakları ,İslam Hukuku

Hikayeci, Şair, Denemeciler yetişir. "Sadettin Kaplan, Hasan Hüsrev Hatemi, Mustafa Kutlu, Sami Boz, Şevket Bulut, Gökhan Evliyaoğlu, M.Atilla Maraş, Durali Yılmaz, Abdurrahim Karakoç, Bahaddin Karakoç, Mustafa Civelek, Niyazi Adalı, Ali Bulaç."

Topçu 10 Temmuz’da öldü. Kozlu Mezarlığı’na defnedildi.

Eserleri:

-Conformisme et revolte, [13]

-Garb’ın İlim Zihniyeti ve Ahlaq Görüşü,[14]

-Mehmet Akif, [15]

-Şehit,[16]

-Türkiye’nin Maarif Davası, [17]

-Komunizm’e Karşı Yeni Nizam, [18]

-Ahlaq Nizamı, [19]

-Yarınki Türkiye, [20]

-Büyük Fetih, [21]

-Var olmak, [22]

-Varoluş Felsefesi, [23]

-Bergson, [24]

-İradenin Davası, [25]

-İslam ve İnsan, [26]

-Devlet ve Demokrasi, [27]

-Kültür ve Medeniyet, [28]

-Mevlana ve Tasavvuf, [29]

-Milliyetçiliğin Esasları, [30]

Hikaye:

-Taşralı, [31]

Ders Kitapları:

-Felsefe ,[32]

-Psikoloji , [33],

-Mantıq ,[34]

-Sosyoloji, [35],

-Ahlaq, [36]

Hareket Dergisi dışında Türk Yurdu, Büyük Doğu, Sebilürreşad, Düşünen Adam, Türk Düşüncesi Türk Ruhu, Komunizme Karşı Mücadele, İslam, Bizim Türkiye, Serdengeçti, Asrın Dini Müslümanlık, Şule dergileri ile Yeni istiklal, Havadis, Son Havadis, Akşam, Erzurum Hürsöz Gazeler’inde Yazıları çıktı.

"Ölüm’ünden sonra 3 Yylık Periyot’la 1 Yıl daha çıktı. Sonra Hareket Dergisi 1979-1982 Mart’ına kadar Yayın’ını sürdürdü. 1980 e gelindiğinde artık Milliyetçiliğin yanısıra İslami Vurgu’sunu da eklemiştir, ama onun İslamiliği Türkiye’nin Bütünlüğüne ve Türk Milleti’nin Geleceğine Hizmet eden bir İslamilik’tir. Hareket Dergisi Bin Yıllık Tarih Kutsamacılığının ilk Önemli Savunucusu ve Türk İslamı’nın İlk Mimarı’dır.[37]

1976 da 112.Sayı’da Ercüment Konukman’ın yazdığına göre yetiştirilmek istenen Yaratıcı Fertler’in 60 İhtilali sonrasında AP’nin Kuruluş Çalışmaları’nda Rol almaya Teşvik edilmesi ve daha sonra birçoklarının Milletvekili olmaları Sonucunda Hareket Dergisi Ailesine Mensup veya Bağlı olarak Meclis’e giren 60 Kişi Hareket Aileleri ile İlişlileri zayıflar veya kopar. Başta Ferruh Bozbeyli olmak üzere.

İlhan Eraydın 1979 da İran İslam Devrimi’ni yorumlar. Süleyman Uludağ İslam Düşünce Tarihi üzerine yazar.

1979 Temmuz-Ağustos Sayısında İsmail Kara İslamcılık Cereyanı üzerine yazar. Kasım-Aralık’ta İslam Dünyası’nda Fikri Hareketler üzerine yazar. Yine bu Sayı’da İsmet Özel’in Üç Mesele Kitabı üzerinde yazar.

Son Sayısında " İnanıyoruz ki, bundan sonra olduğu gibi Hareket yine bir Gün belki başka bir Ad’la Neşriyat’ına başlayacak, Türk Kültür Hayatındaki Yarım Asırlık Macerasına devam edecektir" diyen Dergi’nin Çizgisini 1990 den sonra yayınlanan Dergah sürdürüyor.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Harran Ovası’nda Uzun Seneler Hallacı araştırmak Amac’ıyla bulundu. Osmanlı Yönetimi Fransa Adına Casusluk yaptığını Tespit eder.

[2] Milli Tarih’imizin Mevzuu Başlıklı Makalesi Bayraktar Bayraklı tarafından sadeleştirilerek Dergi’de yayınlanır. Nisan 1968.

[3] Hamza Türkmen/ Haksöz Dergisi

[4] " 10.Asır’da Harran’da doğan İslam Rönesansı Ahlaqi Feyzini, İslam’ın Mevsuk Şekli, Muhammed’in Samimi Tarikatı olan Tasavvuf’a verdi ve bu Hareket ilk Hamlesinde İslam Dini’ne giren Türkmen’den o asırlarda Anadolu’da bir Millet yarattı."

[5] Mehmet Kaplan/ 1949-1923: Nesiller’in Ruhu: " Bu Çatışma’yı Siyaset ve Kültür Sahası’nda sivrilmiş Şahsiyetler’imizin en Küçük Hareketler’inde dahi görebilirsiniz. Atatürk Alaturka Musiki’yi sever, fakat Alafranga Musiki’yi yerleştirmek için kendini, Radyo’yu ve Mektepler’i Zor’dur. Atatürk Osmanlı Tarihi’ni çok iyi bilir, Eski Kahramanlar’ımızdan birçoğuna Hayran’dır, fakat Saray’a karşı Nefret’i dolayısıyla ve Yakın Tarih’in Millet’i geriye çekeceğinden korkarak, Sümerler Devri’ne ait çok Eski bir Mazi Hayali yaratır. Eski Harfler’le 9 Asırlık bir Türk Edebiyatı vardır, fakat bunların hepsi Mazi’ye ait Kıymetleri İfade ettiği için, Harf Inkılabı ile araya Kalın bir Çizgi çekilir. Boşalan Milli Kütüphane Tercüme Eserler’le doldurulur. Daha ileriye gidilir: Asırlar’ın Mahsulu olan Türkçe beğenilmez, yepyeni bir Dil Vucud’a getirilmek istenilir. Mazi’ye karşı bu kadar Şiddetli ve bu kadar Cesaretli bir Teşebbüs’e başka Yerler’de rastlanılmaz."

[6] " Milliyetçiliğimiz iki Merhale’den geçerek ( Osmanlılık ve Turancılık) bugünkü Merhalesine ulaşmıştır. Türk Milliyetçiliği’nin üçüncü ve Son Merhalesini Anadolu Kurtuluş Savaşı’yla başlatmak Doğru olur. Bir kere Vatan Türk Vatanı, Devlet Türk Devleti, Millet Türk Milleti’dir. Bu Basit Gerçekleri içimizde duymak, Dil’imizde söylemek için 900 Yıl beklediğimizi düşününüz."

[7] 1962ler’de Yön Dergisi Çevresi İslam Sosyalizmi Konusuna Merak saldı. 1963 de Hilmi Özgen ‘Türk Sosyalizmi Üzerine Denemeler’de ‘Tanrı’nın Sosyalist olup oladığı’nı soruyordu. Dergi’nin 1962deki 39. Sayı’sında Turhan Tokgöz ‘Gerçekçi Sosyalizm’ Başlıklı Yazısında ‘Türkiye’deki Sosyalizm’i İşçi Sınıfı ya da Halk’ın değil, Dinci-Milliyetçi Kanad’ın Sosyalist bir Teori’yle kurabileceği’ni öne sürdü. Dergi’nin 24 Eylul 1965 Tarihli Sayı’sında Cahit Tanyol, ‘Tehlike Çanı ve İslam’ın Cenneti Sosyalizm’ Başlıklı Yazısında ‘Üretim ve Milliyet’in Tanrı’ya ait olduğunu, Qur’an’ın zaten Sosyalist Düşünce’nin bulunduğunu ve dolayısıyla İslam’ın Cennet’inin de Sosyalizm olabileceğini’’ İleri sürdü. Bu arada ’‘Sosyalizm’in Büyük Dönemeci’’ Kitab’ıyla Marksizm’den ayrılan R.Garaudy’nin 1965 de ’Sosyalizm ve İslamiyet’ Adlı Eseri Türkçe’ye çevrildi. Eser’in Önsöz’ünde Doğan Avcıoğlu şöyle yazdı: ‘ Sosyalizm, Kaynağını sadece Batı Kültürü’nden almayıp, Doğu Ülkeleri’nin Katkılarıyla zenginleşerek Gerçek Hümanizm Haline gelecektir.’

1966 dan itibaren Anadolu Toplumculu Adı ile Konunun Savuculuğu Hareket Dergisine geçerken Yöncüler Görüş değiştirdiler. Doğan Avcıoğlu 1966 da Yön’de İslam Sosyalizmi’nin Sosyal bir Şizofresni olduğunu yazdı. Niyazi Berkes Kahire’de (3 Aralık 1965) de 140. Sayı’da Yer alan ‘Sosyalizm ve İslamiyet Üzerine’ Başlıklı Yazısında eleştirdi.

[8] " Felsefemizin Tekamulcu, Ruhçu, Toplumcu ve İdealist Temeller’e dayandığını İzah’a çalıştık. Bu Temeller’in üzerine yapılacak Bina, Her Düşünür’ün Şahsi Görüş ve İnanış’ına göre başka Manzara taşıyabilir. Ancak bu Temelleri değiştirmek bizi bizden uzaklaşrıracağı düşüncesindeyiz.. Yunus’tan Akif’lere kadar çok Cepheli Hayat Çilesi bizde bir Feryat olmak istiyor. Türk Milleti, kendi Felsefe’sinin İfadesini Dil’inin Ucu’nda saklıyor. Sade bir Şeye Muhtac’ız: Duygulu, İradeli, Milletini olduğu gibi anlayan ve seven Münevverler’e."

[9] " Anadoluculuk kendini bu Toprak’tan sayan ve bilen, Hizmet İradesi bu Topraklar’ın dışına sıçramayan, Qalb’ini ve Mazisini bu Toprağın Ecdad’ına bağlayan Müslüman Türk’ün Gerçek Davasıdır."

Mehmet Kaplan’a göre Topçu 1966 daki bu Seri’sinde "Mistik Sosyalizm Adı verilebilecek olan Anadolu Kültür ve Medeniyet’ine Dayalı bir Görüş’ü savunmaya başlamıştı" 1976-112.

[10] " Ulu Allah’a götürecek Türk Milliyetçiliği Anadolu’nun, ancak Hak ile Qudret’in Timsali olan bir Yumruk Halinde birleşmesiyle Mümkün olacaktır. Onun dışında kalan Yollar’ın hepsi Anadolu’yu Yokluğa Götürücü Yollar’dır."

[11] " Yunus’la Mevlana’nın yanı sıra Pascal’dan ve Blondel’den İlham ve İşaretler aldık. Qur’an’ı sadece Kavram ve Mantıq Dili ile değil de, Qalb’in Dili ve Alem’in bütün halinde Tercüme’sini yapabilen İman Hareketi ile Anlayış’ın Sırrına Gönülleri ve Göğüsleri yaklaştırmak istedik." Ocak 1969.

[12] " Milliyetçiliğimizin Politika dışında kalan, Tarihsel ve Ruhçu Değerler’e Bağlı bir Cephe’sinde Uzun bir Geçmişi bulunan Anadoluculuğun yeni bir Biçimi olan Ruhçu Toplumculuk, Milliyetçi Düşünürler’imizden Nurettin Topçu’nun Sağlam, Ahlaqi Kişiliği’nde Manevi Değerler’le Yüklü Toplumculuğun Tarihsel Doğrultusunda Modern bir Açı’dan gelişmektedir."

[13] Paris 1934. Tıpkı Basımı Ankara 1990, Kültür Bakanlığı

[14] 1955,

[15] 1957. A.Nihat Tarlan’la birlikte. Aynı Ad’la genişletilmiş olarak ve yalnız Topçu’ya ait olmak üzere, 1970

[16] 1959,

[17] 1960, 1970 ist" Veliler’le Peygamberler Büyük Mistikler’dir. Mistikler Vicdan Alemi’nin Inqılapçılar’ıdır. Onlar, Ahlaq Hayatı’nın İnsanüstü Varlıklarıdır. İnce bir Tahlil’den geçirildiği taktirde, Qur’an’ın bir çok Ayetleri, Derin bir Mistik Vahy’in Sırlar’ını bize vermektedir. Hz.Muhammed’in kendisi de Samimi ve Sürekli bir Çile Doldurucu Hayatı geçiren Allahın Tutkun bir Aşıkı idi. Hallacı Mansur’un bize tanıttığı Mistik Çalışmalar’la Ruh bir kere Beden Zevklerinden sıyrıldı mı, İnsan Allah’lığa yaklaşır. Artık Allah’ın Emri ile yapılandan başka bir Şey istemez. O andan itibaren onun her Hareketi, Allah’ın Hareketidir ve onun her Emri Allah’ın Emridir." s.120.

[18] 1960,

[19] 1961,

[20] 1961,

[21] 1962,

[22] 1965,

[23] P. Foulquie’den Tercüme 1967,

[24] 1968,

[25] 1968,

[26] 1969,

[27] 1969,

[28] 1970,

[29] 1974,

[30] 1978,

[31] 1959,

[32] 1952,

[33] 1949,

[34] 1952,

[35] 1952,

[36] 1975, Eser, 2005’de Dergah Yayınları Ezel Erverdi ve İsmail Kara’nın Editörlüğünde, Tekrar yayımlandı., 1974 yılında, MEB’in talebiyle, Lise Öğrencileri için Ders Kitabı olarak hazırlanmış. Sunuş yazısında, 1975’te Topçu’nn Vefatının ardından, Eser’in Farklı İmzalar’la basılmasının Hikayesi de anlatılıyor. Ahlaq’ın, Din, Vicdan, Sanat ve Felsefe ile İlişkileri, Yazar’ın Özgün Uslub’uyla sunuluyor.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077094

iletişim : editor@kimokur.com