Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
M. REŞİT RIZA Portre Resmi
M. REŞİT RIZANIN HAYATI:



Oradan Milli ve islami olan, tamamen Arapça eğitim yapan, Fransızca ve Türkçe lisanlarıda bulunan medreseye geçti. Burada şer’i ve Arabi ilimlerde ilerledi. Mantık, felsefe ve matematikte okudu. Siyasi sebepler yüzünden Türk idaresi bu medreseyi hemen kapatmıştı.

ESERLERİ:

Reşit Rıza’nın en belirgin ve önemli uğruna koştuğu ve herkesi teşvik ettiği ıslahatının yayın organı olan Menar Dergisi idi

Menar Dergisi:

1898 Yılı Şaban ayının altısında Reşit Rıza üstazı Muhammed Abduh’la buluştu. Bu buluşmada yapacakları ıslahatların gerçekleşmesinde "Urvetül-vüska"dergisinin yerini tutacak İslami renkte bir dergi üzerin de tartışıldı. Bu tartışma uzun sürdü. Fikirlerini yayacak bir organa ihtiyaç olduğu savunuldu. Nihayet Reşit Rıza üstazı M. Abduh’u, özellikle islahat görüş ve kanaatlerini okumuş zümreye yaymaya bir yayın organının zaruretine inandırıp ikna etti. Bu konudaki ittifaktan sonra R. Rıza bir adım daha ileri giderek üstazıyla bir sözleşmeye girdi.

Reşit Rıza da bu isimden hoşlanmış ve derginin ilk sayısı sekiz sayfa olarak 1310 Hicri Şevvalinin ikinci günü (yani, 17 Mart 1898) çıkmıştı. Derginin ön sözünde, bu haftaki mevkutenin neler üzerinde duracağı sayılıp dökülüyordu.

1-) İslam dininin, bir din nizam olarak şartlar ve icablara muhalefet etmeyip, her devir ve her bölgeye uygulamaya el verir elastikiyete sahip olduğuna delil ve ispatlar sunmak.

2-) İçtimai, dini ve iktisadi islahat undelerini tamim etmek.

Bu derginin son sayısı (olan 3. cildin 2. cüzü )29 Rabiülahir 1354 (1935)’te çıkmıştı. R. Rıza’nın ölümü ile dergi kapanmış oldu.

Menar Tefsiri:

Reşit Rıza’nın, ulema arasında sürekli anılmasına vesile olacak eseri budur. Yani Kur’an’ı Kerim tefsiridir. Başlı başına bir eserdir ve bizim tezimizin esas konusuda budur.

Öteki Eserleri:

İlk telifi, onun saffet devrine aittir:

1-) Kadiri ve Rufai düşüncesinin hikmet-i teşriyesi,

2-) İbn-i Düreyd’in maksuresine dair,

3-) İmam Gazali’ye dair risale,

4-) Nida’ül-Cins-il-Latif, (İslamda Kadın Hakları - Bu eser bazı dillere çevrilmiştir.)

5-) Tarih’ülÜstazil-İmam: (Bu eser de üç bölümdür ve Cemaleddin İrani ile Muhammed Abduh’un hayat eserleri ile bir yönüyle Mısır tarihi ve Mısır’da hayatı ele almaktadır. Dördüncü bölümü tamamlamadan vefat etmiştir.)

6-) El-Vahy’ül-Muhammedi: (Bu da menar tefsirindeki dağınık olarak işlenenlerin toplanmasından ibarettir. Daha sonra ilaveler yapılmış ve bütünlemiştir. Bazı dillerede tercüme edilmiş ve bir kaç baskı yapılmıştır.)

7-) El-Menar v’el-Ezher: (Bu da Menar dergisinde çıkan yazılar, Nur’ül İslam dergisinin tenkitlerine cevablar ve kendi hayat hikayelerinden oluşmaktadır.)

8-) Tercümetü’l-Kur’an ve ma fiha Min’el-Mefasid,

9-) Zikr’ül-Mevlid’in-Nebi,

10-) El-Vahdet’ül-İslamiye,

11-) Yüsr’ül-İslami ve Usül’ül-Teşri’il-Ammi,

12-) El-iHlafet’ül-uzma,

13-) El-Vehabiye v’el-Hicaz,

14-) Es-Sünnete v’eş-Şia,

15-) Menasik’ül-Haccı ve Ahkamü’hü. (Bu kitapta bir müçtehid gibi görülmektedir. Çünkü;H accı anlatırken hiçbir mezhebi ihtiyar etmiyor, fakat bütün söyledikleri yinede dört mezhebin içtihadlarıdır. Sonuç olarak mezhebleri telfik etmiştir adeta. Fakat kendi içtihadı gibi göstermiştir.

16-) El-Müslümun v’el-Kıpti,

17-) Fatiha ve altı surenin tefsiri,

18-) Hakikat’ür-Riba, (Bunu, Abduh, önsözü ile bütünleştirmiş ve el-Baytar’da övmüştür.)

19-) Müsavat’ül-Mer’eti b’ir-Recül. (Mahmud Azmide tartışmadır.)

20-) Risalet’üt-Tevhid, sualli, cevaplı.

Reşit Rıza’nın Görüşleri:

Reşit Rıza’nın bariz vasfı veya tavrı ıslahatçılık ve İslamcı tanıtmanın metodunu aramaktır. Bu hususta da, nefes hakimiyeti işi zamanına terk etme gibi yetenekleri yardımcıdır. Mısır’a varınca da M. Abduh’la tanışmış, yapmayı tasarladığı, dini, siyasi ve içtimai ıslahatın programını neşe için Medar dergisine çıkarma fikrini ona açarken peşin olarak ona açıklamıştı M. Abduh ise ona her teklifinde muvafakat ettiği halde siyasete hayır demişti. Ama R. Rıza kırk dereden su getirerek Menar’ın çıkmasından gayenin, milletin imam üstünde ve imamında milletteki hakkını açıklamak olduğunu savunmuştu Abduh ise buna asla yanaşmamış ve ona bu tutum Osmanlı politikasına götürüp sokar ki, sonuçta fayda yok, zarar çok diyerek kesin tavrını açıklamıştı. "siyasete bulaştın mı, senin yapacağın (din) ıslahatını da ifsat eder. Çünkü siyasetin karışıp da bozmadığı bir şey yoktur."

Gözden kaçırmamamız gereken bir gerçekte, Reşit Rıza’nın Mısır’a hicretten maksadının ıslahat olduğu. Çünkü Osmanlı Devletinde bozulmanın sebeplerini iyi biliyor, kötü idaresinin temsilcileri de ona eza ve baskı yapıyorlardı.

Reşit Rıza ve İçtihat:

Bu ilkeyi her maksatta ileri sürmüştür. "El-vahdet’ül-islamiyye vel-uhuvetül-diniye" adlı kitabında en yüksek perdeden terennüm eder ki ıslahat sadece davetle, davet ise sadece hudcet ile olur. Hudcet ise taklit olduğu müddetçe yok demektir. Taklidin bu büyük kapısı ise ancak ilim ve anlayışla kapanabilir der. R. Rıza içtihadı selef yoluna dönüş olarak görüyor ve bu yolla bir çok meseleyi hallettiğine inanıyordu.

Reşit Rıza Ve Hz. İsa (As.)

Bu bölümde İsa (as)’nin öldürülmeden diri olarak göğe kaldırılması ve konuyla ilgili hadisler tartışılmıştır. İsa (as)’mın göğe diri olarak kaldırılması yahut öldürülmesi mevzu hakkında son devir alimleri arasında epeyce itilaf olmuştur. R. Rıza bunlardan büyük bir kısmını tefsirine almıştır.

Gerçekte bunların hepsinin ihtilaf merkezini keveni mucizelerin vuku bulup bulamayacağı münakaşası teşkil eder. keveni mucizeleri inkar eden kimse kolayca hadisleri de inkar eder kabul etmez. Ravi’leri ne kadar çok olursa olsun sağlamlıkları hakkında şüphe eder... R. Rıza hadisin rivayet ve dirayet dalında geniş bilgisi olmasına ve İsa (as) semaya kaldırıldığını ifade eden yetmiş kadarda hadis bulunmasına rağmen bunları bir kalemde reddeder... Kıyamete yakın bir zamanda onun, tekrar yer yüzüne indirileceğini aklın kabul etmeyeceğini iddia eder. Bu bölümün devamında Hz. İsa ile ilgili hadisler verilerek, Reşit Rızanın bu hadisleri muhalif olan görüşleri tartışılarak çürütülmektedir.

Sure Birliği(Sureler Arasında Tenasüp)

Bu bölümde Menar tefsirinde yer alan Fatiha ve Bakara sureleri diğer surelerden farklı bir özellikte ele alınır. Her biri için o surenin taşıdığı mana ve hükümlerden neler kastedildiğini açıklayan bir mukaddime verilir. Bu suretle yazar, surenin bütün ayetlerinin her bakımdan birbirine uygun olduklarını, benzediklerini, sure bütünlüğünü; üslup benzerliği ve fikirlerinin tertibi ile Kur’anın belağatını göstermiştir. Bu noktada büyük bir gayret sarfeder. Ardından o surenin yepyeni bir şekilde ayet ayet değil de bir bütün halinde tefsirine girişir. Bu geniş bir kültürle birlikte akıl, zevk, incelik ve vicdan büyüklüğüne delalet eder.

R. Rıza Nazarında Faiz:

Faiz, İslam gelmeden önce Arap Yarımadasında yaygın bir hastalık halinde idi, Arap toplumu, geçim sıkıntısı ve iktisadi çöküntü içinde idi. İslamiyetle birlikte faiz yasaklandı bu konu ile ilgili pek çok ayeti kerime yer almaktadır. Bazı kişiler arasında R. Rıza’nın faize hilal dediği söylentileri bulunmaktadır. Bu bölümde ise R. Rıza’ nın faiz konusunda Kur’an’ı Kerim ayetleri ile muvafık görüş bildirdiği anlatılmaktadır.

Reşit Rıza Ve "Taaddüd-ü Zevcatı" Yasaklaması:

Araştırmacılar arasında taaddüdü zevcatı (birden fazla kadınla evlenme) yasaklama veya sınırlandırma fikrinin M. Abduh’a ait olduğu bu fikri, onun ileri sürdüğü, bu hususta fetva verdiği ve öğrencilerinin de aynı fikirleri benimsediği görüşü yaygındır. İslam şeriatı bir erkeğin kendinde kudret hissettiği taktirde dört kadınla evlenmesini Mubah görmüştür. Taaddüdü zevcatın men edilmesi hakkında R. Rıza’nın fikirlerine gelince onları çelişkili görüyoruz. Bazen yasaklar, bazen serbest bırakır, bazen de sınırlandırır bir tutum içinde olduğunu görmekteyiz.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077022

iletişim : editor@kimokur.com