Gezinti Bağlantılarını Atla
::Haftanın Gündemi
Tüm dünya mazlumlarının acı ve keder gözyaşlarinin dinerek yerini sevinç ve huzur damlalarına bıraktığı ve tüm alemin İslam güneşiyle aydinlandiğı bayramlara ulaşmak duasıyla... Mübarek Ramazan Bayramimiz size ailenize ve tüm İslam alemine hayırlar getirsin inşallah.

::Ziyaretci Defteri
İnaadına Kur’anda birlik
25.12.2016 18:03:05

Bir portreye rahmetli Mutahhari’yi koymanız ümmetin mezhep taassubu üzerine bir birini kırdığı bir zamanda ne de güzel olmuş.Allah razı olsun.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




 PORTRELER
BİRUNİ (973-1051) Portre Resmi
Biruni hastalıkları tedavi konusunda değerli bir uzmandı. Yunan ve Hint tıbbını incelemiş, Sultan Mes’ud’un gözünü tedavi etmişti. Otların hangisinin hangi derde deva

ve şifa olduğunu çok iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir. Bîrûnî, Cebir, Geometri ve Coğrafya konularında bile o konuyla ilgili bir âyet zikretmiş, âyette bahsi geçen konunun yorumlarını yapmış, ilimle dini birleştirmiş, fennî ilimlerle ilahî bilgilere daha iyi nüfuz edileceğini söylemiş, ilim öğrenmekten kastın hakkı ve hakikatı bulmak olduğunu dile getirmiş ve "Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allah’a tevbe ederim. Razı olacağı şeylere sarılmak hususunda Allah’tan yardım dilerim. Bâtıl Şeylerden korunmak için de Allah’tan hidayet isterim. İyilik O’nun elindedir!" demiştir.

Hayatı

Yaşadığı çağa damgasını vurup

" Biruni Asrı" denmesine sebep

olan zekâ harikası bilginimiz.

973 yılında Harizm’in merkezi Kâs’ta

doğdu. Esas adı Ebû Reyhan b. Mu-

hammed’dir. Küçük yaşta babasını kay-

betti. Annesi onu zor şartlarda, odun

satarak büyüttü. Daha çocuk yaşta

araştırmacı bir ruha sahipti. Birçok ko-

nuyu öğrenmek için çılgınca hırs göste-

riyordu. Tahsil çağına girdiğinde Hâ-

rizmşahların himayesine alındı ve sa-

ray terbiyesiyle yetişmesine özen göste-

rildi. Bu aileden bilhassa Mansur, Bîrû-

nî’nin en iyi bir eğitim alması için her

imkânı sağladı. (1)

Bu arada İbn-i Irak ve Abdüssamed

b. Hakîm’den de dersler alan bilginimi-

zin öğrenimi uzun sürmedi, daha çok

özel çabalarıyla kendisini yetiştirdi.

Araştırmacı ruhu, öğrenme hırsı ve sön-

meyen azmiyle birleşince 17 yaşında

eser vermeye başladı.

Fakat Me’mûnîlerin Kâs’ı alıp Hâ-

rizmşahları tarihten silmeleriyle Bîrû-

nî’nin huzuru kaçtı, sıkıntılar başladı ve

Kâs’ı terketmek zorunda kaldı. (2) An-

cak iki yıl sonra tekrar döndüğünde ün-

lü bilgin Ebü’l-Vefâ ile buluşup rasat ça-

lışmaları yaptı.

Daha sonra hükümdar Ebü’l-Abbas,

sarayında Bîrûnî’ye bir daire tahsis

edip, müşavir ve vezir olarak görevlen-

dirdi. Bu durum, hükümdarların ilme

duydukları derin saygının göstergesi,

bilginimizin de devlet başkanları yanın-

daki yüksek itibarının belgesiydi. (3)

Gazneli Mahmud Hindistan’ı alınca

hocalarıyla Bîrûnî’yi de oraya götürdü.

Zira onun yanında da itibarı çok yük-

sekti. " Bîrûnî, sarayımızın en değerli

hazinesidir’ derdi. (4) Bu yüzden ted-

birli hünkâr, liyakatını bildiği Bîrûnî’yi

Hazine Genel Müdürlüğü’ne tayin etti.

O da orada Hint dil ve kültürünü bütü-

nüyle inceledi. Üstün dehasıyla kısa sü-

rede Hintli bilginler üzerinde şaşkınlık

ve hayranlık uyandırdı. Kendisine sağ-

lanan siyasî ve ilmî araştırmalarına de-

vam etti. Bir devre adını veren, çağını

aşan ilmî hayatının zirvesine erişti. Sul-

tan Mes’ud, kendisine ithaf ettiği Ka-

nun-u Mes’ûdî adlı eseri için Bîrûnî’ye

bir fil yükü gümüş para vermişse de o,

bu hediyeyi almadı. (5) Son eseri olan

Kitabü’s-Saydele fi’t Tıb’bı yazdığında

80 yaşını geçmişti. Üstad diye saygıyla

yâd edilen yalnız İslâm âleminin değil,

tüm dünyada çağının en büyük bilgini

olan Bîrûnî, 1051 yılında Gazne’de

hayata gözlerini yumdu. Ruhu şâd, ma-

kamı cennet olsun. Âmin.

ŞAHSİYETİ:

Bîrûnî, " Elinden kalem

düşmeyen, gözü kitaptan ayrılmayan,

iman dolu kalbi tefekkürden dûr olma-

yan, benzeri her asırda görülmeyen bil-

ginler bilgini bir dâhiydi. Arapça, Fars-

ça, Ibrânîce, Rumca, Süryânice, Yunan-

ca ve Çinçe gibi daha birçok lisan bili-

yordu. Matematik, Astronomi Geomet-

ri, Fizik, Kimya, Tıp, Eczacılık, Tarih

Coğrafya, Filoloji, Etnoloji, Jeoloji, Din-

ler ve Mezhepler Tarihi gibi 30 kadar

ilim dalında çalışmalar yaptı, eserler

verdi. (4)

Onun tabiat ilimleriyle yakından ilgi-

lenmesi, Allah’ın kevnî âyetlerini anla-

mak, kâinatın yapı ve düzeninden Al-

lah’a ulaşmak, O’nu yüceltmek gâyesi-

ne yönelikti. Eserlerinde çok defa

Kur ân âyetlerine başvurur, onların çe-

şitli ilimler açısından yorumlanmasını

amaçlardı. Kurân’ın belâğat ve i’cazı-

na olan hayranlığını her vesileyle dile

getirdi.

İlmî kaynaklara dayanma, deney ve

tecrübeyle ispat etme şartını ilk defa o

ileri sürdü. İbn-i Sinâ’yla yaptığı karşı- ;

lıklı yazışmalarındaki ilmî metod ve yo-

rumları, günümüzde yazılmış gibi taze-

liğini halen korumaktadır.

Tahkîk ve Kanûn-ı Mes’ûdî adlı eserle-

riyle trigonometri konusunda bugünkü

ilmî seviyeye tâ o günden,ulaştıgı açık-

ça görülür. Bu eser astronomi alanında

zengin ve ciddî bir araştırma âbidesi

olarak tarihe mal olmuştur. İlmiyle dine

hizmetten mutluluk duymaktadır. Gaz-

ne’de kıbleyi tam olarak tespit etmesi

ve kıblenin tayini için geliştirdiği mate-

matik yöntemi dolayısıyla kıyamet günü

Rabb’inden sevap ummaktadır.

Ayın, güneşin ve dünyanın hareketle-

ri, güneş tutulması anında ulaşan hadi-

seler üzerine verdiği bilgi ve yaptığı ra-

satlarda, çağdaş tespitlere uygun neti-

celer elde etti. Bu çalışmalarıyla yer öl-

çüsü ilminin temellerini sekiz asır önce

attı. Israrlı çabaları sonunda yerin çapı-

nı ölçmeyi başardı. Dünyanın çapının

ölçülmesiyle ilgili görüşü, günümüz ma-

tematik ölçülerine tıpatıp uymaktadır.

Avrupa’da buna BÎRÛNI KURALI den-

mektedir.

Newton ve Fransız Piscard yaptıkları

hesaplama sonucu ekvatoru 25.000

mil olarak bulmuşlardır. Halbuki bu öl-

çüyü Bîrûnî, onlardan tam 700 yıl önce

Pakistan’da bulmuştu. O çağda Batılı-

lardan ne kadar da ilerideymişiz.(6)

Biruni, hastalıkları tedavi konusunda

değerli bir uzmandı. Yunan ve Hint tıb-

bını incelemiş, Sultan Mes’ud’un gözü-

nü tedavi etmişti. Otların hangisinin

hangi derde deva ve şifa olduğunu çok

iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınır-

larını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden

bahsetmiştir.

Daha o çağda Ümit Burnu’nun varlı-

ğından söz etmiş, Kuzey Asya ve Ku-

zey Avrupa’dan geniş bilgiler vermişti.

Christof Coloumb’dan beş asır önce

Amerika kıtasından, Japonya’nın varlı-

ğından ilk defa sözeden O’dur. Dünya-

nın yuvarlak ve dönmekte olduğunu,

yerçekimin varlığını Newton’dan asır-

larca önce ortaya koydu.

Henüz çağımızda sözü edilebilen ka-

raların kuzeye doğru kayma fikrini 9.5

asır önce dile getirdi. Botanikle ilgilen-

di, geometriyi botaniğe uyguladı. Bitki

ve hayvanlarda üreme konularına eğil-

di. Kuşlarla ilgili çok orjinal tespitler

yaptı. Tarihle ilgilendi. Gazneli Mah-

mud, Sebüktekin ve Harzem’in tarihleri-

ni yazdı.

Bîrûnî, ayrıca dinler tarihi konusuna

eğildi, ona birçok yenilik getirdi. Ça-

gından dokuz asır sonra ancak ayrı bir

ilim haline;gelebilen Mukayeseli Dinler

Tarihi, kurucusu sayılan Bîrûnî’ye çok

şey borçludur.

Bîrûnî, felsefeyle de ilgilendi. Ama fel-

sefenin dumanlı havasında boğulup

kalmadı. Meseleleri doğrudan Allah’a

dayandırdı. Tabiat olaylarından söze-

derken, onlardaki hikmetin sahibini

gösterdi. Eşyaya ve cisimlere takılıp

kalmadı.

Bîrûnî, Cebir, Geometri ve Cografya

konularında bile o konuyla ilgili bir

âyet zikretmiş, âyette bahsi geçen ko-

nunun yorumlarını yapmış, ilimle dini

birleştirmiş, fennî ilimlerle ilahî bilgilere

daha iyi nüfuz edileceğini söylemiş,

ilim öğrenmekten kastın hakkı ve haki-

katı bulmak olduğunu dile getirmiş ve

"Anlattıklarım arasında gerçek

dışı olanlar varsa Allah’a tevbe

ederim. Razı olacağı şeylere sa-

rılmak hususunda Allah’tan yar-

dım dilerim. Bâtıl şeylerden ko-

runmak için,de Allah’tan hida-

yet isterim. İyilik O’nun elinde-

dir!" demiştir.

Eserleri halen Batı bilim dünyasında

kaynak eser olarak kullanılmaktadır.

Türk Tarih Kurumu 68. sayısını Bîrû-

nî’ye Armağan adıyla bilginimize tah-

sis etti.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde Bîrûnî’yi

anmak için sempozyumlar, kongreler

düzenlendi, pullar bastırıldı. UNES-

CO’nun 25 dilde çıkardığı Conrier Der-

gisi 1974 Haziran sayısını Bîrûnî’ye

ayırdı. Kapak fotoğrafının altına,

"1000 yıl önce Orta Asya’da yaşayan

evrensel dehâ Bîrûnî; Asrtonom, Tarih-

çi, Botanikçi, Eczacılık uzmanı Jeolog,

Şair, Mütefekkir, Matematikçi, Coğraf-

yacı ve Hümanist" diye yazılarak tanı-

tıldı.

Eserleri;

Biruni, toplam 180 kadar Eser

kaleme aldı. En meşhurları şunlardır:

1. EI-Asâr’il-Bâkiye an’il-Kurûni’I-Hâli-

ye: (Boş geçen asırlardan kalan eser-

ler.)

2. EI-Kanûn’ül-Mes’ûdî; En büyük ese-

ridir. Astronomiden coğrafyaya kadar

birçok konuda yenilik, keşif ve buluşları

içine alır.

3. Kitab’üt-Tahkîk Mâ li’I-Hind: Hind

Tarihi, dini, ilmi ve coğrafyası hakkın=

da geniş bilgi verir.

4. Tahdîd’ü Nihâyeti’l-Emâkin li Tas-

hîh-i Mesâfet’il-Mesâkin: Meskenler ara-

sındaki mesafeyi düzeltmek için mekân-

ların sonunu sınırlama. Bu eseriyle Bîrû-

nî, yepyeni bir ilim dalı olan Jeodezi’nin

temelini atmış, ilk harcını koymuştu.

5. Kitabü’I-Cemâhir fî Ma’rifet-i Cevâ-

hir: Cevherlerin bilinmesine dair kitap.

b. Kitabü’t-Tefhim fî Evâili Sıbaâti’t-

Tencim: Yıldızlar İlmine Giriş.

7: Kitâbü’s-Saydele fî Tıp: Eczacılık

Kitabı. İlaçların, şifalı otların adlarını

altı dildeki karşılıklarıyla yazmış.

::Bir Portre
[HyperLink1]
ANNEMARİE SCHİMMEL 1922-2003
devamı >
::Bir Ayet


::Hikmetli Bir Söz
Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin. Hadis (Müslim)

::Ne Okuyalım
Mustafa Kutlu tarafından yazılan "Ya Tahammül Ya Sefer" isimli eser...



Ziyaret Edilme Sayısı : 003077096

iletişim : editor@kimokur.com